11. Hukuk Dairesi 2011/9813 E. , 2012/16789 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/04/2011 tarih ve 2007/517-2011/188 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve t…
**11. Hukuk Dairesi 2011/9813 E. , 2012/16789 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/04/2011 tarih ve 2007/517-2011/188 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı ile yapılan taşıma sözleşmeleri uyarınca 58 konteynır emtiayı yurtdışından alarak Mersin limanına getirdiğini, satışın exwork olmasından dolayı navlun bedeli,liman masrafları ve demoraj bedelinden davalının sorumlu olduğunu, davalının dava tarihine kadar borcunu ödemediğini belirterek 50.000,00 TL alacaklarının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin dava dışı Almanya firması NFM Euro Team Ltd. ile ticaret yaptığını, bir ürünün ithali ile anlaştığını, dava dışı satıcının davacı ile anlaşarak emtiayı taşıdığını, davalı ile davacı arasında herhangi bir nakliye sözleşmesinin bulunmadığını, sadece şifai olarak 2 konteynır getirilmesi istendiğini, bunlardaki malların da sipariş verilen mallar olmayıp ithali yasak mallar olduğunun görülmesi üzerine dava dışı firma ile olan satış anlaşmasının iptal edildiğini, daha sonra da 28.02.2007 tarihli ihtarla yazılı talimat alınmadan dava dışı firmadan hiç bir yükleme yapılmamasının davacıya bildirildiğini, davacı ile dava dışı şirketin ithali yasak emtianın Türkiye'ye getirilmesi hususunda kötüniyetli olarak anlaştıklarını, davacının müvekkili ile yaptığı 28.02.2007 tarihinden sonra yükleme yapmama hususundaki anlaşmaya riayet etmeyip müvekkilinin talimatı olmadan yükleyerek getirdiği emtia için bir talepte bulunamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından taraflar arasında taşıma sözleşmesinin bulunduğu, davacı tarafından sunulan konşimentoların hangi konteynırlara yüklendiğinin ve bu kapsamda konteynırların kira bedeli de gözetilerek demoraj ve navlun bedeli alacağının hesaplanabildiği, liman masrafları ile ilgili davacı bir delil getiremediğinden bunların hesaplanamadığı, 28.02.2007 tarihine kadar 51 adet konteynırın davacı tarafından yüklendiği, bu konteynırlar açısından davacının navlun ve demoraj bedeli ile liman masraflarına hak kazandığı, bilirkişilerce davacının 294.862,46 TL alacağı olduğunun hesaplandığı, sadece konteynır kirası olarak hesaplanan tutarın 50.000,00 TL'nin üzerinde olduğu, sunulan deliller çerçevesinde tüm alacağı belirlemenin mümkün olmamasına rağmen davacının talebinden fazla alacağı olduğunu ispatlaması nedeniyle 50.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, deniz taşımasından kaynaklandığı iddia olunan alacağın tahsiline ilişkin olarak açılmış ve davacı fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle açtığı iş bu kısmi davada navlun, demuraj ve liman masrafı olarak şimdilik 50.000,00 TL'nın tahsilini talep etmiştir. Davacı her bir alacak kaleminin ne miktara ilişkin olduğunu açıklamamış bulunduğundan mahkemece öncelikle karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nın 75. ve halen yürürlükte bulunan HMK'nın 31. maddeleri uyarınca davacıdan her bir alacak kaleminin miktarının açıklanması ve demuraj alacağı adı altında istenen tutarın neye ilişkin olduğu, konteynırlara ilişkin ise hangi konteynırlarla ilgisi bulunduğu, konteynırların kime ait olduğu ve kimin tarafından kiralandığı, liman masrafı adı altında istenen alacağın ne olduğu açıklattırılmak ve bu açıklama doğrultusunda her bir kalem alacak için inceleme yapılarak hüküm vermek gerekirken liman masraflarına ilişkin davanın ispatlanamaması nedeniyle reddine karar verildiği belirtildiği halde davanın tamamen kabulü doğru olmamıştır. Ayrıca, karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK 275 vd. maddeleri ile halen yürürlükte bulunan HMK'nın 266. maddeleri uyarınca özel ve teknik bilgiyi gerektiren hususlarda bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve hükmü izlemeye imkan verir şekilde olması gerekir. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporu bu anlamda yetersiz olduğu gibi kurulacak hükmü izleme imkanı da vermediğinden davacının gerekli açıklamaları yapmasından sonra yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınıp neticesine göre karar vermek üzere kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.