11. Hukuk Dairesi 2022/4714 E. , 2023/4344 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/258 E, 2022/31 K. HÜKÜM : Davanın kabulü Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılam
**11. Hukuk Dairesi 2022/4714 E. , 2023/4344 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/258 E, 2022/31 K. HÜKÜM : Davanın kabulü Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında düzenlenen 15.05.2015 tarihli depo işletmesi ve nakliye dağıtım sözleşmesine istinaden davalı tarafa depolama, dağıtım ve nakliye hizmeti verildiğini, sözleşme gereğince davalıya malların depolanması hizmeti karşılığı aylık fatura, malların dağıtım ve nakliyesi karşılığı olarak da haftalık fatura düzenlendiğini, depolama hizmeti faturasının malların depoda durduğu sürece her ay sözleşme ve eklerine göre fatura edildiğini, dağıtım ve nakliye hizmet faturaları ise davalıdan gelen sipariş talimatlarına istinaden malların ilgili yerlere dağıtımı ve nakliyesi karşılığında düzenlendiğini, ayrıca sözleşme gereğince vadesi geçmiş alacaklar için müvekkili şirketin aylık %8 faizli vade farkı faturası düzenleme hakkı olduğunu, cari hesap alacağının ödenmemesi üzerine davalı aleyhine başlatılan icra takibinin yetkiye ve borca itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek davalının icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde;davacının müvekkili şirkete Haziran 2016’dan beri hizmet vermediğini, buna rağmen hizmet verilmeden fatura düzenlenmesinin doğru olmadığını, ayrıca hizmet alamayan müvekkili şirketin davacının depolarında bulunan ürünlerine davacı tarafından herhangi bir hakka dayanmaksızın kötü niyetle el konulduğunu, organik ve kısa ömürlü olan ürünlerin bozulmasına ve müvekkilinin bu ürünlerden elde etmeyi planladığı kazançları elde edememesine sebebiyet verildiğini, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, davacı talebinin hizmet alınmayan döneme ilişkin olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.11.2017 tarih, 2016/1127 E. ve 2017/1023 K. sayılı kararıyla; taraflar arasında depo işletmesi ve nakliye dağıtım sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 10-f maddesinde İstanbul Mahkemeleri ile İcra Dairelerinin yetkili kılındığı bu nedenle davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazın yerinde olmadığı, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 66.256,44 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 11.04.2019 tarih, 2018/1125 E. ve 2019/543 K. sayılı kararıyla; davacının ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalıdan 66.256,44 TL alacaklı olduğu, davalının incelemeye ticari defterlerini sunmadığı, davacı tarafça dava konusu icra takibinde 31.08.2016 tarihi itibariyle cari hesap bakiye alacağının tahsilinin talep edildiği, davalının bir kısım mallarının davacının deposunda bulunduğunun tarafların kabulünde olduğu ve fatura karşılığı depolama hizmetinin verildiği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 12.02.2020 tarihli, 2019/3368 E ve 2020/1310 K. sayılı kararıyla '''...Mahkemece, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 572. maddesi delaletiyle 534. maddesi çerçevesinde davacının özen yükümlülüğü dairesinde niteliği itibariyle bozulabilir nitelikteki mallar için davalı saklatanı usulü dairesinde bilgilendirip bilgilendirmediği, depolanan malların yine bu çerçevede saklayan tarafından satılması ve saklama ücretinin bu satış bedelinden tahsilinin mümkün olup olmadığı, davacının bu husustaki özen yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğinin araştırılması ve sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davalı savunması yönünden eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru olmadığı ..'' gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 15.05.2015 tarihli sözleşmede davacı şirketin depolama ve taşıma yükümlülüğünün öngörüldüğü, komisyonculuk şeklinde bir yükümlülük yüklenmediği, davacı tarafa keşide edilen Ankara 63. Noterliğinin 21.09.2016 tarihli ihtarnamede dava konusu depolanan ürünlerin organik meyve suyu olduğu ve ömürlerinin kısa olduğu, kendilerine teslim edilmesi gerektiğinin ihtar edildiği, dava dosyasına mübrez dava dışı RDF ... A.Ş kaşe ve yetkilisinin imzasını taşıyan 14.03.2019 tarihli belgede atık açıklaması kısmında organik atıklar (meyve suyu) yazdığı, depolanan ürünlerin kısa raf ömrü olan organik meyve suyu olduğu, Beyoğlu 20. Noterliğinin 05.10.2016 tarihli, 26.10.2016 tarihli ve 30.12.2016 tarihli ihtarnamelerde davacı şirketin davalı şirkete depolarında olan ürünlerin süreli olduğunu ve depodan ürünleri teslim almasını ihtar ettiği, davacı şirketin ihtarları sonrasında dosyada yer alan davacı beyan dilekçesinde davalı şirketin 16.11.2016, 08.12.2016 ve 04.01.2017 tarihlerinde kısmen mal teslim aldığı, davanın ikame tarihi olan 21.11.2016 tarihinde henüz bozulan veya raf ömrü dolan bir ürün olmadığı, ürünlerin dava açıldıktan sonra İstanbul 20. Noterliğinin 25.01.2019 tarihli ihtarnamesinde davalı şirketin "ihtarın tebliğinden itibaren 15 gün içinde teslim almadığın takdirde imha edileceği" ihtar edildiğinden, davacı şirketin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun m 572 ve 534 kapsamında özen yükümlülüğünü yerine getirdiği, henüz dava tarihi itibarıyla bozulacak ve satışı söz konusu bir ürün olmadığının dosyada mübrez deliller ile tespiti mümkün olduğu, dolayısıyla davacının bozulacak ürünleri satıp bedelinden tahsilat yapması gerekmediği gerekçesiyle davalının İstanbul 5. İcra Dairesinin 2016/28396 E. sayılı icra takibine yapmış olduğu itirazın iptali ile davacının davasının kabulüne, İstanbul 5. İcra Dairesi'nin 2016/28396 E sayılı icra takibinin kaldığı yerden devamına, 66.256,44TL'nin %20'si icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tarafın, müvekkil şirket ve kendi arasındaki depolama, dağıtım ve nakliyesi hizmetinden kaynaklanan cari hesaba dayalı borçların müvekkilce ödenmediğini iddia etse de bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını, müvekkil şirket ve davacı taraf arasında, davacının yüklenici sıfatıyla yer aldığı bir depolama, dağıtım ve nakliye hizmeti ilişkisinin mevcut olduğunu, davacı, davalı müvekkil ile aralarındaki sözleşmeden kaynaklanan, müvekkilin mallarının depolanması hizmeti karşılığı aylık fatura, malların dağıtım ve nakliyesi karşılığı olarak da haftalık fatura düzenlendiğini, depolama hizmeti faturasının malların depoda durduğu sürece her ay sözleşme ve eklerine göre fatura edildiğini, dağıtım ve nakliye hizmet faturaları ise davalıdan gelen sipariş talimatlarına istinaden malların ilgili yerlere dağıtımı ve nakliyesi karşılığında düzenlendiğini, ayrıca sözleşme gereğince vadesi geçmiş alacaklar için müvekkili şirketin aylık %8 faizli vade farkı faturası düzenleme hakkı olduğunu iddia etmişse de davacının, Haziran 2016'dan itibaren söz konusu hizmetleri müvekkil şirkete sağlamadığını, hizmet sağlamadığı gibi "organik ve kısa ömürlü" ürünlere, hakkı olmaksızın el koyup müvekkil şirketin söz konusu ürünlerle ilgili sağlayacağı kazanca engel olduğunu, gönderilen ihtarname ile özen yükümlülüğünün yerine getirilmediğini,bilirkişi raporuna karşı ileri sürdükleri itirazların göz ardı edildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının depolama hizmeti nedeniyle cari hesap alacağı iddiasına dayanarak başlattığı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 572 nci maddesi ile 534 üncü maddesi 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.