T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/259 KARAR NO : 2026/363 DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) DAVA TARİHİ : 30/07/2025 KARAR TARİHİ : 15/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı, ------ 2001 yılında kurulduğunu, davacı 03/…
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/259 KARAR NO : 2026/363 DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) DAVA TARİHİ : 30/07/2025 KARAR TARİHİ : 15/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı, ------ 2001 yılında kurulduğunu, davacı 03/03/2003 tarih ve 1 nolu ortaklar kurulu kararı ile şirkete hissedar olduğunu, 10/11/2003 tarih -----nolu ortaklar kurul kararı ile şirketin hakim ortağı olduğunu ve müdür olarak yetkilendirildiğini, 29/04/2008 tarih ----- nolu karar ile davacı şirketteki 23.750.000.YTL lik hissesinin 12.5000 YTL ye karşılık gelen kısmını ---- TC kimlik numaralı ----- devrettiğini, aynı toplantıda ---- 5 yıl süre ile şirket müdürlüğüne atamasının yapıldığını, 2008 yılında yapılan toplantıdan sonra şirketin ----- tarafından idare edilmeye başlandığını ve davacı şirketle ilgili iş ve işlemlerden ayrık tutulduğunu, davacının uzun süre yurt dışında kaldığını ve şirket ile ilgilenemediğini, davacının ortağı olduğu şirketteki hisselerinin 21/05/2009 tarihli 3 karar numaralı toplantı ile ----- kendi hisselerini şirkette şoför olarak çalışan ...'a devrediğini, şirket ortaklığından ve müdürlüğünden ayrıldığının tespit edildiğini, şirket ortaklarının toplanarak alındığı iddia edilen 3 nolu karara ilişkin toplantı tutanağındaki imzanın davacıya ait olmadığını, davacının yapılan toplantıdan ve alınan karardan haberdar olmadığını, 4 nolu karara ilişkin toplantı tutanağındaki imzanın davacıya ait olmadığını, bu sebeplerle dava süresince işlem yapılarak davanın sonuçlanmasının engellenmemesi açısından tedbir kararı verilerek şirketin hisselerinin devir ve tescilinin dava süresince tedbiren durdurulmasını ve 21/05/2009 tarihli 3 nolu ortaklar kurulu kararı ile 02/06/2009 tarih 4 nolu ortaklar kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespiti ile 21/05/2009 tarihli 3 karar numaralı toplantı ile -- TC kimlik numaralı ---- hisselerinin şirkette şoför olarak çalışan ...'a devrinin iptali ve hisselerin ----- adına tescil ve ilanını dava ve talep etmiştir. Mahkememizin ----- Esas sayılı dosyasının 11/03/2026 tarihli ön inceleme duruşmasında; Davacının talep sonucundan biri olan davalı ...' a ait hissenin ------ adına tescili talebi yönünden dosyanın tefrikine, ayrı bir esasa kaydedilerek talebin husumet yönünden değerlendirilmesine karar verilerek, tefrik edilen dosya işbu esasa kaydedilmiştir. Böylece eldeki dava konusu davalı ...' a ait hissenin dava dışı ----- adına tescili taleplidir.Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usulü işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla, medeni hakları kullanma ehliyetine (fiil ehliyetine) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler.Taraf sıfatına gelince: Bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, (o davada davacı sıfatının kime ait olacağı) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için, taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır. Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir -----Mahkemenin taraflar arasında dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatlarına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa, davanın esası hakkında bir karar verilemez; dava, sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ----- Esas, ---- Karar sayılı ilamı)Somut olayda, tefrik ile eldeki davanın konusu haline gelen davalı ...' a ait hissenin ------ adına tescili talebi yönünden davacının dava açma hakkına sahip olduğuna ilişkin kanundan kaynaklı hakkı da mevcut olmadığından adına tescil kararı verilmesi talep edilen kişinin yargılamada taraf olarak yer almadığı, davanın açılmasında davacıların hukuki yararları mevcut olmasına rağmen hisselerin ------ adına tescil edilmesi noktasında davacının dava etme haklarının bulunmadığı, davacı olarak yer alan kişinin uyuşmazlığa konu hakkın dava edilebilmesi için taraf sıfatına haiz olmadığı sonucuna varıldığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması yoluna gidilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, 2-Alınması gerekli 732,00-TL başvurma harcı ile 732,00-TL peşin harcın toplamı olan 1.464,00-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.