4. Ceza Dairesi 2011/8227 E. , 2011/9195 K. Hakaret, suç uydurma ve iftira suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 05/10/2010 tarihli ve 2010/37100 soruşturma, 2010/14898 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itirazın reddine dair, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 01/12/2010 tarihli ve 2010/1367 müteferrik sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 15.02.2011 gün ve 9154 sayılı yazı ile …
**4. Ceza Dairesi 2011/8227 E. , 2011/9195 K.** **"İçtihat Metni"** Hakaret, suç uydurma ve iftira suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 05/10/2010 tarihli ve 2010/37100 soruşturma, 2010/14898 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itirazın reddine dair, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 01/12/2010 tarihli ve 2010/1367 müteferrik sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 15.02.2011 gün ve 9154 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.04.2011 gün ve 104794 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi: Tebliğnamede “Dosya kapsamına göre, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 12/08/2010 tarihli ve 2010/2611 B.M. sayılı fezlekesi üzerine yapılan inceleme sonucunda, İstanbul Barosunda kayıtlı avukat olan şüphelinin, davacı İsmail Erdoğan Şenay vekili sıfatıyla, Küçükçekmece Asliye 2. Hukuk Mahkemesine açtığı tapu iptali ve tescil davasına ilişkin tarihsiz dava dilekçesinde, davalı müşteki Adnan Kaplan'a yönelik olarak, "Davalı Adnan Kaplan tefecilik ve faiz işleri ile uğraşmakta olup ... ayrıca davalı hakkında tarafımızdan dolandırıcılık ve tefecilik suçları sebebi ile Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulacak olup, dosya numarası sayın mahkemenize bildirilecektir." şeklinde iddia ve savunma sınırlarını aşan ifadelere yer vermesinden dolayı, şüphelinin eylemi görevinden doğan veya görev sırasında işlenmiş bir suç niteliğinde görülerek, hakkında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 58/1. maddesi uyarınca 01/10/2010 tarihli Olur'la soruşturma izni verildiği, aynı Kanun'un 59. maddesine göre Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturmaya ait dosyanın, kovuşturma yapılmasına gerek görülüp görülmeyeceğine karar verilmek üzere, Adalet Bakanlığı Ceza işleri Genel Müdürlüğüne gönderilmesi gerekirken, aynı Başsavcılığın aynı olay hakkında 2010/37100 sayılı dosya üzerinden ayrıca yürüttüğü soruşturma sonucunda, soyut iddia dışında, şüphelinin yüklenen suçu işlediğini gösterir, dava açmaya yeter kanıt ve emare bulunmadığından bahisle genel hükümler uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir. Gereği görüşüldü; 1136 sayılı Avukatlık Yasasının 58. maddesinin 1. fıkrasında, "Avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılır..." anılan Yasanın 59. Maddesinde ise "58 inci maddeye göre yapılan soruşturmaya ait dosya Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne tevdi olunur. İnceleme sonunda kovuşturma yapılması gerekli görüldüğü takdirde dosya, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesine en yakın bulunan ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet Savcılığına gönderilir. Cumhuriyet Savcısı beş gün içinde, iddianamesini düzenleyerek dosyayı son soruşturmanın açılmasına veya açılmasına yer olmadığına karar verilmek üzere ağır ceza mahkemesine verir. İddianamenin bir örneği, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun hükümleri uyarınca, hakkında kovuşturma yapılan avukata tebliğ olunur. Bu tebliğ üzerine avukat, kanunda yazılı süre içinde bazı delillerin toplanmasını ister veya kabule değer bir istemde bulunursa nazara alınır, gerekirse soruşturma başkan tarafından derinleştirilir. Haklarında son soruşturmanın açılmasına karar verilen avukatların duruşmaları, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesinde yapılır. Durum avukatın kayıtlı olduğu baroya bildirilir." hükümleri yer almaktadır. İncelenen dosyada, yakınan Adnan Kaplan vekilinin avukat olan şüpheli ...'nun müvekkili aleyhine tapu iptal ve tescil davası açmak amacıyla hazırladığı tarihsiz dilekçede müvekkilinin tefecilik ve faiz işleriyle uğraştığı ve hakkında dolandırıcılık ve tefecilik suçlarından Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulacağını belirterek iftira, hakaret ve suç uydurma suçlarını işlediğini ileri sürerek şikayetçi olduğu, Şişli Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 26.7.2010 tarihli yetkisizlik kararı üzerine dosyanın gönderildiği Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 12.8.2010 tarihli fezlekeyle Adalet Bakanlığından soruşturma izni isteyerek şüpheli avukatlar hakkındaki yasal prosedürü başlattığı, Adalet Bakanlığının 1.10.2010 tarihinde yalnızca şüpheli avukat ... hakkında soruşturma izni verdiği, aynı yer Cumhuriyet savcılığı tarafından düzenlenen 3.11.2010 tarihli soruşturma fezlekesiyle şüpheli avukat için kovuşturma izni istendiği, Adalet Bakanlığınca yapılan incelemede adı geçen şüpheli avukat hakkında aynı eylemler nedeniyle Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair bir karar bulunduğu tespit edilerek Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığından durumun açıklığa kavuşturulmasının istendiği, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 5.10.2010 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararda şüpheli avukatın adının sehven yer aldığını bildirdiği görülmektedir. Anılan kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın şikayet dilekçesinde şüpheli olarak gösterilen ve soruşturması genel hükümlere tabi İsmail Erdoğan Senayla ilgili soruşturma dosyasına ait olduğu anlaşılmaktadır. Şüpheli avukat hakkında görevi sırasında ve görevi nedeniyle işlediği suçlardan dolayı 1136 sayılı Avukatlık Yasası hükümleri uyarınca yürütülen yasal prosedür dikkate alınmadan sehven verilen 5.10.2010 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile bu karara yönelik itirazın şüpheli ... yönünden kabulü yerine tüm şüpheliler açısından reddine ilişkin merci kararının hukuka aykırı olduğu açıktır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yapılan açıklamalar ışığında yerinde görüldüğünden, iftira, hakaret ve suç uydurma suçlarından şüpheli ... hakkında İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca verilen 1.12.2010 gün ve 2010/1367 D.İş sayılı kararın CYY.nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin aynı yasa maddesinin 4-a fıkrası gereğince itiraz merciince yerinde tamamlanmasına, 29.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.