11. Hukuk Dairesi 2011/6880 E. , 2011/14106 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/04/2011 tarih ve 2010/295-2011/259 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili ve davalılar tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 18/10/2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı ... ve Mustafa vekili ... ve diğer davalı ... geldiler, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği an…
**11. Hukuk Dairesi 2011/6880 E. , 2011/14106 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/04/2011 tarih ve 2010/295-2011/259 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili ve davalılar tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 18/10/2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı ... ve Mustafa vekili ... ve diğer davalı ... geldiler, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 400, eşinin 100 ve üçüncü ortağın 500 payı bulunduğu dava dışı limitet şirketin finansman sıkıntısı çektiğini, tedarikçisi limitet şirketin kefilliğinde kredi kullandığını, bu kredi kefaleti karşılığında %70 payının anılan şirketin gösterdiği kişilere bedelsiz devir edildiğini, gabin nedeniyle geçersiz devirler sonucu müvekkilinin şirkette 150 payı kaldığını, eşinin ise, hiçbir payının bulunmadığını, bu payların iadesi, olmadığı takdirde bedelinin ödenmesi istemli dava açıldığını, halen derdest bulunduğunu, protokol gereği payların el değiştirdiğini, dava dışı tedarikçi firmanın 2.770.903.55 TL cari hesap alacağının tahsili için icra takibine başladığını, borçlunun istediği gibi davranan müdürlerin takibe itiraz etmediğini, böyle bir borcun olmadığını, anasözleşme hükmünü ihlal ettiklerini, aynı zamanda tedarikçi firmanın ortakları olduğunu, temsil ettiği şirketin çıkarlarını gözetmediklerini, esasen devirlerin geçersizliği nedeniyle davalıların müdür atanmasına esas kararın geçersiz bulunduğunu, ayrıca müvekkilinin müdürlük görevinin anasözleşme ile verildiğini, ortaklar kurulu kararı ile sona erdirilemeyeceğini, kararın yerinde olmadığını ileri sürerek, haklı nedenle ve kararın geçersiz olması sonucu davalıların müdürlük görevinden azline ve bu görevin müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, kararlarda davacının imzasının bulunduğu, müdürlük görevinin kaldırılması isteminin hiçbir dayanağının olmadığını, aksine limitet şirketi batmaktan kurtardıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.