4. Ceza Dairesi 2024/9713 E. , 2024/14511 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü…
**4. Ceza Dairesi 2024/9713 E. , 2024/14511 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Gazipaşa Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan beraat kararı verilmiştir. 2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının aleyhe istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun'un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, mahkumiyet kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, suçun manevi unsurlarının oluşmadığına, olay günü sivil kıyafetli kişilerin kendisini durdurmaya çalışması nedeniyle kamu görevlisi olduklarını anlamadığına, hatadan yararlanması gerektiğine, eyleminin pasif direnme niteliğinde olduğuna, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Tüm dosya kapsamı, 04.11.2016 tarihli olay ve yakalama tutanağında sanığın eyleminin ayrıntılı şekilde açıklanması, sanığın kullandığı araca ilişkin inceleme raporunun, olay ve yakalama tutanağı ile uyuşması karşısında, sanığın kendisini durdurmaya çalışan polislerin sivil giyimli olduğuna ve polis olduklarını anlamadığına ilişkin savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olması nedeniyle kullandığı aracını görevli polis memurları mağdurların üzerine sürerek direndiğinden bahisle hakkında mahkumiyet kararı verilmesine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Suç tarihinden önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince "suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaat oluşup oluşmadığı" hususu değerlendirilmeden, “Koşulları oluşmadığından ve takdiren” biçimindeki kanuni ve yeterli olmayan gerekçeyle hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi, 2.5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi uyarınca, hakkında kısa süreli hapis cezasına hükmolunan sanığın kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “Koşulları oluşmadığından ve takdiren” biçimindeki kanuni ve yeterli olmayan gerekçe ile seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına karar verilmesi, 3.Sanığın eylemini silah niteliğinde sayılan aracı ile birden fazla görevliye karşı işlemesine rağmen hakkında 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin beşinci fıkrasının gözetilmesine, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2024 tarihinde karar verildi.