7. Hukuk Dairesi 2010/4199 E. , 2010/6160 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün BOZULMASINA ilişkin olarak daireden verilen 04.03.2010 gün ve 2009/5880-2010/1086 E.K. sayılı ilamın tashihi karar yoluyla incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, mirasçılık belgesinin iptali ve yenisinin verilmesi istemine ilişkin olup yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç t…
**7. Hukuk Dairesi 2010/4199 E. , 2010/6160 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün BOZULMASINA ilişkin olarak daireden verilen 04.03.2010 gün ve 2009/5880-2010/1086 E.K. sayılı ilamın tashihi karar yoluyla incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, mirasçılık belgesinin iptali ve yenisinin verilmesi istemine ilişkin olup yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç toplanan delillere ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. Bir kimsenin ölümü ile geriye bıraktığı mirasçılarını ve miras paylarını gösteren mirasçılık belgesinin verilmesi istemiyle dava açma ... kural olarak o kişinin mirasçılarına aittir. Mirasçılık belgesinde mirasçı olarak gösterilmeyen ve kendisine mirastan pay verilmeyen mirasçılarla, mirasçı olarak gösterilmesine rağmen gerekenden az pay verilen mirasçılar daha önce alınmış mirasçılık belgesinin iptali istemiyle dava açabilecekleri gibi mahkemelerce yetki verilmiş olması koşuluyla mirasçı sıfatları bulunmayan kişilerin dahi bu tür davaları açabilecekleri, bunlar dışında mirasçı sıfatı bulunmayan ve kendilerine mahkemelerce yetki de verilmemiş olan kişilerce açılacak davaların ise esasa girilmeden aktif husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği kuşkusuzdur. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 495. maddesi hükmünde miras bırakanın birinci derecede mirasçılarının onun altsoyu olduğu, çocukların eşit olarak mirasçı olacakları, miras bırakandan önce ölmüş olan çocukların yerini her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyunun alacağı, 496. maddesi hükmünde altsoyu bulunmayan miras bırakanın mirasçılarının ana ve babası olduğu, bunların eşit olarak mirasçı olacakları, miras bırakandan önce ölmüş olan ana ve babanın yerlerini her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoylarının alacağı, bir tarafta hiç mirasçı bulunmadığı taktirde bütün mirasın diğer taraftaki mirasçılara kalacağı açıklanmıştır. Dosya içeriğinde bulunan ve birbirini doğrulayıp tamamlayan nüfus kayıtları ve toplanan diğer delillerden miras bırakan ...'ın 05.12.2003 tarihinde dul ve çocuksuz olarak öldüğü, babası ... 'ın 28.11.1973 tarihinde, annesi ...'in 19.09.1983 tarihinde miras bırakandan önce öldükleri, miras bırakanın ana baba bir kardeşinin bulunmadığı, baba kolundan baba bir ana ayrı kardeşi ...'ın 24.07.1995 tarihinde, ...'ın 26.11.1991 tarihinde, ...'ın oğlu ... 'ın da 21.03.2000 tarihinde miras bırakandan önce öldükleri, geriye mirasçı olarak ...'ın sağ çocukları ... ve ... ile ...'ın sağ çocukları ... ve ... , ...'ın ölü oğlu ... 'ın sağ çocukları ... ve ... 'ın kaldıkları, miras bırakanın ana kolundan ana bir baba ayrı kardeşi ve mirasçısı ...'ın kaldığı anlaşılmaktadır.