Hukuk Genel Kurulu 2017/1393 E. , 2019/76 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 30.04.2013 tarihli ve 2011/370 E., 2013/257 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 05.05.2014 tarihli ve 2013/11451 E., 2014/7051 K. sayılı kararı ile, "...Dava haksız şikayet ve haka…
**Hukuk Genel Kurulu 2017/1393 E. , 2019/76 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 30.04.2013 tarihli ve 2011/370 E., 2013/257 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 05.05.2014 tarihli ve 2013/11451 E., 2014/7051 K. sayılı kararı ile, "...Dava haksız şikayet ve hakaret nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalının kendisi hakkında BİMER ve kamu görevlileri etik kuruluna şikayetleri nedeniyle hakkında rapor hazırlanmasına neden olduğunu ve yerel ve ulusal yayın organlarına verdiği beyanlarda geçen “...ben ahdettim onun koluna bilezik taktırmadan göndermeyeceğim...” şeklindeki ibarelerle yolsuzluk yaptığı,suç işlediği imasında bulunduğunu, tüm bunların kişilik haklarına saldırı mahiyetinde olduğunu belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Şikayet hakkı, diğer bir deyimle hak arama özgürlüğü; Anayasa’nın 36. maddesinde; “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir” şeklinde yer almıştır. Hak arama özgürlüğü bu şekilde güvence altına alınmış olup; kişiler, gerek yargı mercileri önünde gerekse yetkili kurum ve kuruluşlara başvurmak suretiyle kendilerine zarar verenlere karşı haklarının korunmasını, yasal işlem yapılmasını ve cezalandırılmalarını isteme hak ve yetkilerine sahiptir. Anayasa’nın güvence altına aldığı hak arama özgürlüğünün yanında, yine Anayasanın “Temel Haklar ve Hürriyetlerin Niteliği” başlığını taşıyan 12. maddesinde herkesin kişiliğine bağlı dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere sahip olduğu belirtildikten başka, 17. maddesinde de, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip bulunduğu da düzenleme altına alınmış bulunmaktadır. Türk Medeni Kanunu’nun 24. maddesinde, kişilik haklarına yapılan saldırının unsurları belirtilmiş ve hukuka aykırılığı açıklanmıştır. 25.maddesinde ise, kişilik haklarına karşı yapılan saldırının dava yolu ile korunacağı açıklanmış,olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 s.lı BK’nun 49. maddesinde ise saldırının yaptırımı düzenlenmiştir.