11. Hukuk Dairesi 2010/4935 E. , 2011/16103 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/02/2009 tarih ve 2008/5-2009/58 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanaklar…
**11. Hukuk Dairesi 2010/4935 E. , 2011/16103 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/02/2009 tarih ve 2008/5-2009/58 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkilinin doktora tezini ücretini ödeyerek davalı ... şirketi ile tez jürisi üyelerine gönderdiğini, ancak davalının alıcılardan kargo ücreti talep etmesi nedeniyle hocaları karşısında küçük düşüp itibarının zedelendiğini ileri sürerek, (3.000) TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili;tüketici mahkemesinin görevli olmadığı, taahüt edilen süre içerisinde kargoyu alıcısına ulaştıran müvekkilinin hukuki sorumluluğunun sona erdiğini savunarak, davanın reddini istemiş, diğer davalı davaya cevap vermemiştir. Mahkemece; gönderici tarafından ücreti ödenmiş kargo için, alıcıdan ücret talep edilmesinin manevi tazminat gerektirmeyeceği gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı; davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Somut olayda dava 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerine dayalı olarak açılmış ve Tüketici Mahkemesi sıfatıyla yargılama yapılarak anılan Kanun hükümleri uyarınca dava sonuçlandırılmıştır .Oysaki taraflar arasındaki uyuşmazlık Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen eşya taşıma ilişkisinden kaynaklanmakta olup, anılan Kanun’un 4 ncü maddesinde tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın anılan Kanunda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağının belirtilmiş bulunmasına göre davaya konu uyuşmazlıkla ilgili davada görevli mahkeme dava olunan şeyin miktar veya değerine göre sulh veya asliye hukuk (ticaret) mahkemeleridir.Bu durumda, taraflar arasındaki uyuşmazlığın açıklanan niteliğine göre davanın Tüketici Mahkemesinin görev alanına girmemesine rağmen yazılı şekilde Tüketici Mahkemesi sıfatı ile görülmesi ve Tüketicinin Korunması Kanunu hükümlerinin uygulanması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2-Bozma neden ve şekline göre de davacının uyuşmazlığın esasına yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin uyuşmazlığın esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.