İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/11/2025 Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA : Davacı vekili, taraflar arasında 5 yıl süreli 18/03/2013 tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığını, davalının 13/05/2014 tarihli ihtarıyla 09/05/2014 tarihinden itibaren kendisine ... ikmali yapılmadığından söz ederek haksız olarak sözleşmeyi feshettiğini; sözleşmenin başı…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1380 KARAR NO : 2025/1802 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/02/2022 NUMARASI: 2014/1675 Esas 2022/113 Karar DAVA: Cezai Şart, Kar Kaybı ve Ariyet İadesi DAVA TARİHİ: 31/12/2014 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/11/2025 Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA : Davacı vekili, taraflar arasında 5 yıl süreli 18/03/2013 tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığını, davalının 13/05/2014 tarihli ihtarıyla 09/05/2014 tarihinden itibaren kendisine ... ikmali yapılmadığından söz ederek haksız olarak sözleşmeyi feshettiğini; sözleşmenin başından davalının peşin alım yaptığını ve vadeli alım talep etmediğini; haksız fesih sebebiyle sözleşmenin 32/a maddesine göre müvekkilinin uğradığı yoksun kalınan karın, cezai şartın ve davalıya ariyet olarak verilen demirbaş bedelinin ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere bilirkişi tarafından yapılacak hesaplamaya göre 1.000-TL yoksun kalınan karın, 49.181,35-TL cezai şartın ve 1.000-TL demirbaş bedelinin fesihname tebliğ tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. TALEP ARTIRIM : Davacı vekili, 27/11/2018 tarihli talep artırım dilekçesiyle, 1.000-TL olan kar kaybı talebini 80.276,80-TL'ye ve ariyetlere ilişkin talebini 33.000-TL'ye artırmıştır. CEVAP : Davalı vekili, sözleşme süresinin 5 değil 2 yıl olduğunu, davacının müvekkiline vadeli mal vermediğini, peşin alıma rağmen mal sevkiyatının ihmal edildiğini, bu nedenle müşteri kaybedildiğini, bayinin ekonomik durumunun kötüleştiğini ve sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini; sözleşmenin hükümlerinin genel işlem şartı niteliğinden olduğunu, yoksun kalınan kar için bir düzenleme bulunmadığını,istenilen cezai şartın müvekkilinin ekonomik mahvına sebep olacağını ve demirbaş talebinin yersiz olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece, 18/06/2019 tarihli bilirkişi raporuna göre, davalının ürün talebinde bulunduğu ve davacının teslim etmediği hususunda delil sunulmadığı, davalının feshinin haksız olduğu; 49.181,36-TL olarak hesaplanan cezai şartın davalının iktisaden mahvına sebep olacağından 4/5 oranında tenkis edilerek, 9.836,28-TL'ye hükmedilmesi gerektiği; yoksun kalınan karın 6.313,80-TL hesaplandığı ve ariyet konusu malların iade edildiği kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 9.836,28-TL cezai şart ve 6.313,80-TL yoksun kalınan kar alacağı olmak üzere toplam 16.150,08-TL'nin 23/05/2014 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine;ariyet olarak teslim edilen 1 adet 10 m3 ... yeraltı stok tankı (CE sertifikalı), 1 adet 2 tabancalı Dispenser, 1 adet 6 Kademeli Pompa, 1 adet PLC ve Modem bağlantılı Elektrik panosu'nun davalıdan alınarak davacıya aynen iadesine, aynen iade mümkün olmazsa 33.000-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili, müvekkiline vadeli mal verilmediğinden ve sevkiyat iyapılmadığından feshin haklı olduğunu; cezai şarta ilişkin hükümlerin genel işlem şartı niteliğinde olduğundan geçersiz olduğunu, cezai şartın müvekkilinin ekonomik mahvına sebep olacağını; kar kaybına karar verilmesinin hatalı olduğunu; 11/07/2015 tarihli tutanak ile ... tankı, tank üstü tesisatı, elektrik panosu ve ... dispenserinin Exxengaz'a iade edildiğini, tutanakta isimleri bulunan ...un ve ...'in dinlenmesi taleplerinin kabul edilmediğini, tutanakta yanlışlıkla teslim edenin Recep olduğu yazılmış ise de aslında durumun tam tersi olduğunu, Recep'in davacının, taşeronu veya montaj yapan firmanın çalışanı olduğunun ispatı için araştırma yapılmadığını, davacının tutanağa itiraz etmediğini; 09/08/2021 tarihli bilirkişi raporunda USD üzerinden yapılan değer tespitinin hatalı olduğunu, tespitin 09/05/2014 itibariyle yapılmadığını, ayrıca rapor tarihindeki kurun esas alınmasının da doğru olmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin davalı bayi tarafından haksız olarak fesh edildiğinden bahisle cezai şart ve kar kaybı alacağının tahsili; davalıya verilmiş demirbaşların iadesi, mümkün olmazsa bedelinin tahsili istemine ilişkindir.Taraflar arasında 18/03/2013 tarihli 2 yıl süreli ... bayilik sözleşmesi akdedildiği, davalının davacıya gönderdiği 13/05/2014 tarihli ihtarname ile sözleşmenin tebliğ tarihi itibariyle fesh edildiği bildirilmiş ,ihtarname aynı gün davacıya tebliğ edilmiştir.Davalı vekilince, sözleşmenin genel işlem koşulu niteliğinde hükümler içerdiği ve bu nedenle müvekkili aleyhine olan cezai şart hükmünün geçersiz olduğu ileri sürülmüştür. Kural olarak genel işlem koşulları içeren sözleşme yapılması, yasal sınırlar içinde hukuken mümkündür. Sözleşmenin tarafları tacir olup sözleşme hükümleri de kolayca anlaşılabilecek niteliktedir. Sözleşmede kararlaştırılan cezai şart da dürüstlük kuralına aykırı bir düzenleme sayılamayacağından, haksız işlem şartı olarak kabul edilemeyecektir. Davalı fesihnamede fesih sebebi olarak 09/05/2014 tarihinden beri tüm taleplere rağmen ... gönderilmediği, bu nedenle zarara uğranıldığı ve ticari itibarı zedelendiğinden sözleşmenin feshedildiği bildirilmiştir.Davacı, 16/05/2014 tarihli cevabi ihtarında,davalının vadeli alım talebi olmadığı, en son sevkiyatın 28/04/2014 tarihinde yapıldığı, bu tarihten sonra davalının hiç bir talebi olmadığını,önel verilmeden yapılmış feshin haklı olmadığı, haksız fesih sebebiyle davalıya verilen ariyetlerin 7 gün içinde davacı adresine nakliye masrafları davalıya ait olmak üzere iadesi , protokolün 3/d maddesi göre 100.000-USD cezai şartın 3 gün içinde ödenmesi istenilmiş, sözleşmenin 32/a maddesine göre de cezai şart isteneceği bildirilmiştir.Davalı 09/05/2014 tarihinden beri kendisine mal gönderilmediğini ispatlayan delil sunmadığından , davalının feshinin haksız olduğunun kabulü gerekir.Sözleşmenin 32. maddesinde; bayinin sözleşmeyi süresinden önce haksız olarak feshetmesi veya davacının bayinin sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle sözleşmeyi feshetmesi halinde, (a) bendine göre, davacının, bayiden sözleşmenin süresinden önce feshi sebebiyle maruz kaldığı zarar, ziyan ve anlaşma süresinin sonuna kadar hesaplanmak üzere mahrum kaldığı kâr karşılığı tazminat talep edebileceği; (b) bendine göre ise 32/a maddesindeki yükümlülükten ayrı olarak bayinin ... alımı yapacağı dönem içinde ... alımının en yüksek olduğu aydaki ... miktarının fesih tarihindeki perakende satış fiyatı ile çarpımı sonucu bulunacak bedeli cezai şart olarak ödemeyi kabul ve taahhüt etmiştir.Sözleşmenin davalı tarafça haksız feshi nedeniyle, davacının makul süre için kar mahrumiyeti,sözleşmenin 32/b maddesine dayalı olarak cezai şart talep hakkı doğmuştur.Mahkemece hükme esas alınan18/06/2019 tarihli bilirkişi raporunda; 18/03/2013 tarihli 2 yıllık sözleşmenin süre sonu 18/03/2015 olup sözleşmenin davacı tarafça süre sonundan 309 gün önce 13/05/2019 tarihinde feshedildiği, davacının istasyonun bulunduğu mahalde ortalama 3 ay içinde yeni bayi bulabileceği, bu süre için 6.761,34-TL kar kaybı olduğu; davalının en yüksek alım yaptığı 2013 Haziran ayındaki alım miktarı 9.732 litre olup fesih tarihindeki ... satış fiyatı olan 2,83-TL üzerinden yapılan hesaplamada davacının 49.181,36-TL cezai şart bedeli talep edebileceği bildirilmiştir. 08/10/2021 tarihli mali müşavir bilirkişi raporunda, davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarına göre net çalışma sermayesinin (-)97.394,87-TL olduğu, en fazla borç ödeme kabiliyetinin 14.370,24-TL olduğu belirtilmiştir. TTK'nın 22. maddesi gereğince,tacirin cezai şarttan indirim yapılmasını talep hakkı olmasa da,yerleşik yargı uygulamasında tacirin iktisaden mahvına yol açacak derecede yüksek olduğu saptanan cezai şarttan indirim yapılabileceği kabul edilmiştir. Davalının mali durumuna göre, cezai şartın mahvına neden olacağı belirlenmiştir. İşbu dava kısmi dava olarak açılmış olup kısmi davadaki talep miktarının fahiş olması halinde de bu miktar üzerinden indirim yapılması mümkündür.Davacı tarafça 49.181,35-TL cezai şart talep edilmiş olup, mahkemece kısmi davada talep edilen cezai şarttan 4/5'e isabet eden miktarda indirim yapılmasına göre, davalının cezai şartın fahişliğine ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Sözleşmenin 26. maddesinde, sözleşmenin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde bayinin ariyetleri 7 gün içinde sağlam ve tam olarak teslim edeceği,ariyetlerin söküm, nakliye masrafının bayiye ait olduğu düzenlenmiştir.Davalı, davadan sonra 11/07/2015 tarihinde demirbaşları davacıya teslim ettiğine dair tek sayfalık bir tutanak fotokopisi sunmuştur. Söz konusu belgede ... tankı, tank üstü tesisat, elektrik panosu ve ... dispenserinin ... gaz adına teslim edildiği, tutanakta teslim eden kısmında "...." isimli şahsın isim ve imzası, teslim alan kısmında ise "..." isimli şahsın isim ve imzası bulunmaktadır. Davalı savunmasında teslim eden ve teslim alan kısımlarının yanlışlıkla yazıldığını, bunun tam tersi olduğunu; ayrıca Recep isimli şahsın davacı için veya davacının taşeronu için çalışıp çalışmadığını araştırılmadığını ileri sürmüştür. Fakat yargılama aşamasında davacı bu belgenin kabulüne ilişkin beyanda bulunmamış,demirbaşlara ilişkin talebini devam ettirdiğinden ve davalı da teslimin ne şekilde yapıldığını açıklayamadığından, söz konusu belge kapsamında demirbaşların iadesi kanıtlanamamıştır.29/06/2018 tarihli birinci bilirkişi heyet raporunda, demirbaşların rayiç değeri 33.000-TL olarak belirlenmiş, davacı tarafından 27/11/2018 tarihli talep artırım dilekçesiyle bu miktar talep edilmiştir. Sonrasında alınan 09/08/2021 tarihli bilirkişi raporunda, demirbaşların rayiç değeri 13.150-USD ve rapor tarihindeki kur üzerinden karşılığı KDV dahil 134.067-TL olarak hesaplanmıştır. Mahkemece davacının talebiyle bağlı kalınarak karar verildiğinden demirbaşların değerine ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda, davanın kısmen kabulüne ilişkin kararda isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 3.357,44-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 839,36-TL harcın mahsubu ile kalan 2.518,08-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 26-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 06/11/2025