Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/3655 E. , 2024/4791 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2021/3655 Karar No:2024/4791 TEMYİZ EDENLER (DAVACILAR): 1. ... Gayrimenkul Değerleme A.Ş. 2. ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı şirketin yetkil
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/3655 E. , 2024/4791 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2021/3655 Karar No:2024/4791 TEMYİZ EDENLER (DAVACILAR): 1. ... Gayrimenkul Değerleme A.Ş. 2. ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı şirketin yetkili gayrimenkul değerleme şirketleri listesinden çıkarılmasına ve davacı gerçek kişinin 1 (bir) yıl süreyle anılan listede yer alan/alacak bir şirkete ortak olamayacağı veya herhangi bir unvanla görev alamayacağına ve savunması değerlendirilene kadar gayrimenkul değerleme lisansının geçici olarak iptaline ilişkin ... tarih ve... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının ilgili kısımlarının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin savunmaları ve dosya kapsamında bulunan tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; davacı şirket nezdinde yapılan inceleme kapsamında tespit edilen hususların sübuta erdiği, inceleme kapsamında davacı şirket tarafından sunulan savunma yazısında söz konusu aykırılıkların giderildiği yönünde açıklamalar yapıldığı, bu durumun Kurul tarafından ortaya koyulan tespitleri destekler nitelikte olduğu anlaşıldığından, sermaye piyasası mevzuatına aykırı eylemlerinden dolayı davacı şirketin Yetkili Gayrimenkul Değerleme Şirketleri Listesinden çıkarılmasına; davacı gerçek kişinin ise şirketin Kurul listesinden çıkarılmasına neden olan faaliyetlerinde sorumlu değerleme uzmanı ve yönetim kurulu başkanı olması nedeniyle sorumluluğu bulunması nedeniyle 1 yıl süreyle Sermaye Piyasası Kurulu listesinde bulunan veya bulunmak üzere başvuruda bulunan bir gayrimenkul değerleme şirketinde ortak olamayacağı veya görev alamayacağına ve değerleme yetki belgesinin davacı gerçek kişinin savunmasını vermesi ile savunmanın değerlendirilmesine kadar geçici olarak iptal edilmesine ilişkin Kurul kararının ilgili kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacılar tarafından, eleştirilen eksikliklerin düzeltildiği, mevzuata göre taahhüdün yeterli olduğu, sorumlu değerleme uzmanlarının başka bir şirkette çalışıp çalışmadığının sürekli takip edilemeyeceği, adli sicil kaydının kendisi tarafından düzenlenmediği, lisans yenileme eğitimlerinin daha sonra tamamlandığı, sorumlu denetçilerin aranan niteliklerde olmadığının tespit edilmesi halinde başka uzmanların istihdam edileceği, su baskını nedeniyle yapılmayan bildirimin lisans iptali gerekçesi olmadığı, raporla ilgili olarak savunmasının alınmadığı, raporların şirket tarafından kullanılmadığı, raporların ne şekilde hazırlanması gerektiğinin incelenmediği, yapılan eleştirilerin kabul edilmediği, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, dava konusu idari işlem ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kısmen kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: ESAS YÖNÜNDEN: MADDİ OLAY : ... Gayrimenkul Değerleme A.Ş.'nin (Fokus) iş ve işlemlerinin Kurul uzmanlarınca incelenmesi sonucunda, ... tarih ve ...,... sayılı inceleme raporu düzenlenmiştir. Anılan rapordaki tespitler uyarınca; Davacı şirketin yetkili gayrimenkul değerleme şirketleri listesinden çıkarılmasına ve davacı gerçek kişinin bir (1) yıl süreyle anılan listede yer alan/alacak bir şirkete ortak olamayacağı veya herhangi bir unvanla görev alamayacağına ve savunması değerlendirilene kadar gayrimenkul değerleme lisansının geçici olarak iptaline, 6362 sayılı Kanun’un 92. maddesi ile Sermaye Piyasasında Faaliyette Bulunanlar İçin Lisanslama ve Sicil Tutmaya İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ’in 18. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ... tarih ve... sayılı Kurul kararıyla karar verilmiştir. Bunun üzerine, anılan Kurul kararının ilgili kısımlarının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 1. maddesinde, "(1)Bu Kanunun amacı; sermaye piyasasının güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil ve rekabetçi bir ortamda işleyişinin ve gelişmesinin sağlanması, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması için sermaye piyasasının düzenlenmesi ve denetlenmesidir."; 96. maddesinde, "(1) Kurul, sermaye piyasası kurumlarının mevzuat, Kurulca belirlenen standartlar, esas sözleşme ve fon iç tüzüğü hükümlerine aykırı faaliyetlerinin tespit edilmesi hâlinde; ilgililerden aykırılıkların Kurulca belirlenen bir sürede giderilmesini ve kanuna, işletme amaç ve ilkelerine uygunluğun sağlanmasını istemeye ya da doğrudan bu kurumların faaliyetlerinin kapsamını sınırlandırmaya veya geçici olarak durdurmaya, tamamen veya belirli sermaye piyasası faaliyetleri itibarıyla yetkilerini iptal etmeye ya da öngöreceği diğer her türlü tedbiri almaya yetkilidir. (2) Kurul, hukuka aykırı faaliyet veya işlemlerde sorumluluğu tespit edilen yöneticilerin ve çalışanların sahip oldukları lisansları geçici veya sürekli olarak iptal etmeye, haklarında suç duyurusunda bulunulması kararından itibaren yargılama sonuçlanıncaya kadar imza yetkilerini sınırlandırmaya veya kaldırmaya, hukuka aykırılıkta veya gerçekleştirilen işlemlerde sorumluluğu mahkeme kararıyla tespit edilen yönetim kurulu üyelerini görevden almaya ve yapılacak ilk genel kurul toplantısına kadar yerlerine yenilerini atamaya yetkilidir. Banka yönetim kurulu üyelerinin görevden alınması yönünde işlem tesis edilmeden önce Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun görüşü alınır." kuralı yer almaktadır. Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan haliyle, 14/08/2014 tarih ve 29088 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sermaye Piyasasında Faaliyette Bulunanlar İçin Lisanslama ve Sicil Tutmaya İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ'in (VII-128.7) 1. maddesinde, "(1) Bu Tebliğin amacı, sermaye piyasası kurumlarında ve halka açık ortaklıklarda çalışanların mesleki yeterliliklerini, bilgi ve becerilerini tespit etmek amacıyla yapılacak sınavlara, bu sınavlar sonucunda verilecek lisanslara, lisanslarla ilgili düzenlenecek eğitim programlarına ve lisanslı personelin sicilinin tutulmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir."; 2. maddesinde, "(1) Bu Tebliğ, Kanunda belirtilen sermaye piyasası kurumlarında ve halka açık ortaklıklarda çalışan belirli unvan veya niteliklere sahip kişileri kapsar."; 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde, "(1) Bu Tebliğde geçen; (...) f) Lisans: Sınavlarda başarılı olunması ve diğer lisans alma koşullarının sağlanması halinde ilgili faaliyet alanı itibarıyla SPL tarafından verilen mesleki yeterliliği gösterir belgeyi, (...) ifade eder."; 7. maddesinde, "(1) Belirli bir lisansın alınabilmesi için belirlenmiş okul düzeyinde mezuniyet şartının sağlanması ve ilgili lisans sınavında başarılı olunması gerekmektedir. (2) Sermaye Piyasası Faaliyetleri Düzey 1 Lisansı ve Konut Değerleme Lisansı için en az 2 yıllık yükseköğretim düzeyinde, diğer tüm lisanslar için ise en az 4 yıllık yükseköğretim düzeyinde eğitim alınmış olması gerekmektedir."; 18. maddesinde, "(1) Zamanı geldiği hâlde lisans yenileme eğitimlerine katılmayanların lisansı askıya alınır. Lisansı askıya alınanlar lisans konusu faaliyette bulunamazlar. Yenileme eğitimlerine katılmak suretiyle askıya alınan lisans tekrar geçerli hâle getirilir. (2) Lisanslı kişilerin Kanuna, Kanuna dayanılarak yapılan düzenlemelere, belirlenen standart ve formlara ve Kurulca alınan genel ve özel nitelikteki kararlara aykırı hareket ettiklerinin tespit edilmesi hâlinde lisanslarının geçici veya sürekli olarak iptal edilmesine ilişkin esaslar Kurul tarafından belirlenir." kurallarına yer verilmiştir. Sermaye Piyasasında Faaliyette Bulunacak Gayrimenkul Değerleme Kuruluşları Hakkında Tebliğinin 1. maddesinin 1. ve 2. fıkrasında, “(1) Bu Tebliğin amacı, sermaye piyasasında faaliyette bulunacak gayrimenkul değerleme kuruluşlarının yetkilendirilmesine, faaliyetlerine ve yetkilerinin kaldırılmasına ilişkin esasları düzenlemektir. (2) Sermaye piyasasında gayrimenkul değerleme faaliyeti; sermaye piyasası mevzuatına tabi ortaklıklar, ihraççılar ve sermaye piyasası kurumlarının, sermaye piyasası mevzuatı kapsamındaki işlemlerine konu olan gayrimenkullerin, gayrimenkul projelerinin veya gayrimenkullere bağlı hak ve faydaların belli bir tarihteki muhtemel değerinin Kurul düzenlemeleri ve Kurulca kabul edilen değerleme standartları çerçevesinde bağımsız ve tarafsız olarak takdir edilmesini ifade eder.” 31/08/2019 tarih ve 30874 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sermaye Piyasasında Faaliyette Bulunacak Gayrimenkul Değerleme Kuruluşları Hakkında Tebliği'nin (III-62.3) 1. maddesinin birinci ve ikinci fıkrasında, "(1) Bu Tebliğin amacı, sermaye piyasasında faaliyette bulunacak gayrimenkul değerleme kuruluşlarının yetkilendirilmesine, faaliyetlerine ve yetkilerinin kaldırılmasına ilişkin esasları düzenlemektir. (2) Sermaye piyasasında gayrimenkul değerleme faaliyeti; sermaye piyasası mevzuatına tabi ortaklıklar, ihraççılar ve sermaye piyasası kurumlarının, sermaye piyasası mevzuatı kapsamındaki işlemlerine konu olan gayrimenkullerin, gayrimenkul projelerinin veya gayrimenkullere bağlı hak ve faydaların belli bir tarihteki muhtemel değerinin Kurul düzenlemeleri ve Kurulca kabul edilen değerleme standartları çerçevesinde bağımsız ve tarafsız olarak takdir edilmesini ifade eder."; 3. maddesinin birinci fırkasının (ç) ve (ğ) bentlerinde, "(1) Bu Tebliğde geçen; (...) ç) Gayrimenkul Değerleme Uzmanı: Gayrimenkul değerleme kuruluşu tarafından değerleme kadrosunda gayrimenkul değerlemesi yapmak üzere tam zamanlı olarak istihdam edilen veya sözleşme imzalamak suretiyle kuruluşa dışarıdan değerleme hizmeti sağlayan, asgari 4 yıllık üniversite mezunu, gayrimenkul değerlemesi alanında en az 3 yıllık tecrübesi bulunan ve Kurulca verilen Gayrimenkul Değerleme Lisansına sahip olan gerçek kişileri, (...) ğ) Kuruluş/Gayrimenkul Değerleme Kuruluşu: Bu Tebliğ uyarınca sermaye piyasasında gayrimenkul değerleme hizmeti vermek üzere Kurul tarafından yetkilendirilen anonim şirketi, (...) ifade eder."; 7. maddesinde, "(1) Kuruluşun ortakları, yöneticileri, gayrimenkul değerleme uzmanları ile kuruluşun tüzel kişi ortaklarının yönetim kurulu üyelerinin; a) Müflis olmaması, konkordato ilan etmiş olmaması ya da hakkında iflasın ertelenmesi kararı verilmiş olmaması, b) Faaliyet izinlerinden biri Kurulca iptal edilmiş sermaye piyasası kurumlarında, bu müeyyideyi gerektiren olayda sorumluluğu bulunan kişilerden olmaması, c) Kanunda yazılı suçlardan kesinleşmiş mahkumiyetinin bulunmaması, ç) 14/1/1982 tarihli ve 35 sayılı Ödeme Güçlüğü İçinde Bulunan Bankerlerin İşlemleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve eklerine göre kendileri veya ortağı olduğu kuruluşlar hakkında tasfiye kararı verilmemiş olması, d) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, bilişim sistemini engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, terörizmin finansmanı, kaçakçılık, vergi kaçakçılığı veya haksız mal edinme suçlarından mahkûm olmaması, e) Mesleğin gerektirdiği dürüstlük ve itibara sahip bulunması, f) Emlak komisyonculuğu alanında faaliyet gösteren herhangi bir şirkete ortak olmaması veya herhangi bir unvanla görev almaması, şarttır. (2) İlgililer bu nitelikleri taşıdıklarına dair yazılı beyanlarını Kurula bildirirler. Kuruluş bu kapsamda Kurula sunulan beyanlardaki değişikliklerin Kurula bildirimini izlemekle mükelleftir." 13. maddesinde, "(1) Kurulca, aşağıda yer alan aykırılıkların tespiti halinde Kanunun 96 ncı maddesi kapsamında, gayrimenkul değerleme kuruluşunun sermaye piyasasında değerleme faaliyetinde bulunma yetkisi iptal edilebilir. a) 4 üncü maddede belirtilen başvuru koşullarından birinin kaybedilmesi ve bu durumun 6 ay süre ile devam etmesi, b) 12 nci maddede belirtilen faaliyet yasakları ile 16 ncı ve 17 nci maddelerde belirtilen bağımsızlık ilkelerine uyulmaması, c) Sermaye piyasası mevzuatında gayrimenkul değerleme kuruluşları için belirlenen düzenlemelere uyulmaması, ç) Değerleme raporunun en az bir sorumlu değerleme uzmanı tarafından imzalanmamış olması, d) Değerleme faaliyetlerinde, sorumlu değerleme uzmanı dahil gayrimenkul değerleme uzmanları tarafından yeterli inceleme yapılmaması, çalışma kağıtları, dijital dokümanlar ile rapordaki bilgilerin raporda ulaşılan sonucu kanıtlayacak düzeyde olmaması, dürüstlük, bağımsızlık, tarafsızlık, güvenilirlik, mesleki özen ve titizlik ilkelerine uyulmaması, e) Tebliğ hükümleri ve UDS’ye aykırı olarak hatalı, eksik, yanıltıcı, taraflı ve gerçeğe aykırı rapor düzenlenmesi, f) Tebliğ kapsamındaki bildirim yükümlülüklerinin zamanında, tam ve doğru olarak yerine getirilmemesi, g) Kurulca veya Kurulca görevlendirilenlerce istenebilecek her tür bilgi veya belgenin verilmemesi, geciktirilmesi veya yanlış bilgi verilmesi, ğ) Kanunun 76 ncı maddesi kapsamında Birlik tarafından alınan kararlara uyulmaması, verilen zorunlu eğitimlere katılınmaması ve belirlenen üyelik aidatlarının ödenmemesi, h) Kurul tarafından yayımlanan Gayrimenkul Değerleme Asgari Ücret Tarifesi ve Uygulama Esaslarına uyulmaması, ı) Türk Ticaret Kanunu, bankacılık mevzuatı ve ilgili diğer mevzuata aykırılıkları nedeniyle yaptırıma tabi tutulmuş olması ve durumun ilgili kurum tarafından Kurula bildirilmesi. i) (Ek:RG-18/7/2020-31189) Değerleme faaliyetleri ile ilgili olarak MKK Gayrimenkul Bilgi Merkezi A.Ş.’ye iletilecek veri ve bilgilerin zamanında ve belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde iletilmemesi. (2) Kurulca yetkisi iptal edilen kuruluş, yetki iptaline ilişkin Kurul karar tarihinden itibaren 1 yıl süreyle sermaye piyasasında değerleme hizmeti vermek üzere yeniden yetki talebi için Kurula başvuramaz. Kurulca yetkisi iptal edilen kuruluşun ortakları ve yönetim kurulu üyeleri ise yetki iptalinde sorumlulukları bulunması halinde, 1 yıl süreyle değerleme hizmeti vermek üzere Kurulca yetkilendirilmek üzere başvuruda bulunan başka bir gayrimenkul değerleme kuruluşunda veya Kurulca yetkilendirilmiş başka bir gayrimenkul değerleme kuruluşunda herhangi bir unvan altında görev alamazlar ve ortak olamazlar. 1 yıllık sürenin bitiminde Kurula yapılacak başvuruda; Kurulca yetkisi iptal edilen kuruluşun, yetki iptaline neden olan şartları ortadan kaldırdığını, bu şartların bir daha oluşmaması için gerekli tedbirleri aldığını ve kuruluşun ortakları, yöneticileri ile gayrimenkul değerleme uzman ve uzman yardımcılarının 7 nci maddede aranan şartları sağladığını ortaya koyması halinde kuruluşun yeniden yetkilendirilme başvurusu değerlendirmeye alınabilir. (3) Birinci fıkranın (d) ve (e) bentlerinde belirtilen hususlarda bir sorumluluk tespit edilmesi halinde, sorumluluğun içeriğine göre, Kurul, sadece ilgili sorumlu değerleme uzmanı ve/veya gayrimenkul değerleme uzmanlarının sermaye piyasasında gayrimenkul değerleme yapmasını 1 yıldan az olmamak kaydı ile lisanslarını geçici veya sürekli olarak iptal etmek suretiyle yasaklayabilir. Sermaye piyasasında gayrimenkul değerleme yapması geçici olarak yasaklanan sorumlu değerleme uzmanı ve/veya gayrimenkul değerleme uzmanları, yasak süresi sonunda yasağın kaldırılması için Kurula başvurabilirler, anılan başvurular, ilgili hakkında devam etmekte olan bir inceleme olup olmadığı da dikkate alınarak Kurulca değerlendirilerek karara bağlanır." kurallarına yer verilmiştir. III-62.3 sayılı Tebliğ ile yürürlükten kaldırılan, Seri:VIII, No:35 sayılı Sermaye Piyasası Mevzuatı Çerçevesinde Gayrimenkul Değerleme Hizmeti Verecek Şirketler ile Bu Şirketlerin Kurulca Listeye Alınmalarına İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ'in 9. maddesinde, "Şirket, aşağıdaki koşulların oluşması halinde Kurul listesinden çıkarılabilir. a) Tebliğin 8/A maddesi uyarınca Şirket’in faaliyetlerinin durdurulması ve bu durumun 6 ay süre ile devam etmesi, b) Değerleme raporunun yetkili olmayan kişilerce imzalanması, c) Değerleme sırasında yeterli inceleme yapılmaması, d) Sermaye piyasası mevzuatı çerçevesinde belirlenen değerleme standartları ve değerleme mesleği ile ilgili düzenlemelere uyulmaması, e) Çalışma kağıtlarının veya rapordaki bilgilerin raporda ulaşılan sonucu kanıtlayacak düzeyde olmaması, f) Hatalı, eksik, yanıltıcı ve gerçeğe aykırı rapor düzenlenmesi veya bilgi verilmesi, g) Kurulca veya Kurulca görevlendirilenlerce istenebilecek her tür bilgi veya belgenin verilmemesi veya geciktirilmesi, h) Tebliğde düzenlenen bağımsızlık ilkesinin ihlali, ı) Sermaye piyasası mevzuatında gayrimenkul değerleme şirketleri için belirlenen düzenlemelere uyulmaması Kurulca listeden çıkarılan şirketler, listeden çıkarmaya ilişkin Kurul karar tarihinden itibaren 5 ay süreyle değerleme hizmeti vermek üzere yeniden listeye alınmak için Kurula başvuramazlar. Kurulca listeden çıkarılan şirketin ortakları, yöneticileri ve denetçileri ise 5 ay süreyle değerleme hizmeti vermek üzere Kurulca listeye alınmak için başvuruda bulunan başka bir gayrimenkul değerleme şirketinde veya Kurul listesinde bulunan bir gayrimenkul değerleme şirketinde herhangi bir unvan altında görev alamazlar ve ortak olamazlar. 5 aylık sürenin bitiminde Kurula yapılacak başvuruda; Kurulca listeden çıkarılan şirketin, listeden çıkarılmasına neden olan şartları ortadan kaldırdığını, bu şartların bir daha oluşmaması için gerekli tedbirleri aldığını ve şirketin ortakları, yöneticileri, denetçileri değerleme uzmanları ile konut değerleme uzmanlarının bu Tebliğin 7 nci maddesinde aranan şartları sağladığını ortaya koyması halinde şirketin yeniden listeye alınma başvurusu değerlendirmeye alınabilir. Bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca listeden çıkarılan şirketlere, şirketlerin ortakları, yöneticileri ve denetçilerine bu maddenin ikinci fıkrası uygulanmaz." kuralına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava konusu Kurul kararının, davacı şirketin Kurulca yetkilendirilen gayrimenkul değerleme şirketleri listesinden çıkarılmasına ve davacı gerçek kişinin 1 (bir) yıl süreyle Kurulca listeye alınmak için başvuruda bulunan başka bir gayrimenkul değerleme şirketinde veya Kurulca listeye alınmış bulunan bir gayrimenkul değerleme şirketinde herhangi bir unvanla görev alamayacağına ve ortak olamayacağına yönelik kısmının incelenmesinden; İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Bu itibarla, temyizen incelenen kararın anılan kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Dava konusu Kurul kararının, davacı gerçek kişinin gayrimenkul değerleme lisansının savunması değerlendirilene kadar geçici olarak iptal edilmesine yönelik kısmının incelenmesinden; Yukarıda yer verilen mevzuattan, sermaye piyasasını ilgilendiren alanlarda çalışacak kişilerde belirli lisansların aranacağı, lisansın; diğer lisans alma şartlarını sağlayan ve idare tarafından yapılan sınavlarda başarılı olanları gösteren bir belge niteliğinde olduğu, gayrimenkul değerleme lisansı için dört yıllık yükseköğretim düzeyinde eğitim veren bir kurumdan mezun olan ve yapılan sınavı başarıyla tamamlayan herkes tarafından alınabileceği, lisanslı kişilerin Kanuna, Kanuna dayanılarak yapılan düzenlemelere, belirlenen standart ve formalara ve Kurulca alınan genel ve özel nitelikteki aykırı hareket ettiklerinin tespit edilmesi hâlinde lisanslarının geçici ve sürekli olarak iptal edilmesine ilişkin hususların ayrıca Kurul tarafından belirleneceği, gayrimenkul lisans sahibinden farklı olarak, gayrimenkul değerleme uzmanı olabilmek için, gayrimenkul değerleme lisansına ve gayrimenkul değerleme alanında en az üç yıllık tecrübesi sahip olunması ve gayrimenkul değerleme şirketlerinin değerleme kadrosunda gayrimenkul değerlemesi yapmak üzere tam zamanlı olarak istihdam edilmenin ayrıca III-62.3 sayılı Tebliğin 7. maddesinde aranan şartlara sahip olmanın gerektiği anlaşılmaktadır. Kurulun, 6362 sayılı Kanun'un 1. maddesi ve 96. maddesinin ikinci fıkrası ile Seri:VII, No:128 sayılı Tebliğ'in 18. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, hukuka aykırı fiil veya işlemlerde sorumluluğu tespit edilen personelin lisanslarını iptal etme yetkisini haiz olduğu, davacı tarafından sorumlu değerleme uzmanı olarak imzalanan altı adet gayrimenkul değerleme raporunun menzuata uygun bir şekilde hazırlanmadığına yönelik tespitler nedeniyle davacının gayrimenkul değerleme lisansının savunması Kurul tarafından değerlendirilinceye kadar geçici olarak iptal edilmesine karar verildiği belirtilmiştir. III-62.3 sayılı Tebliğ'in 13. maddesinin üçüncü fıkrasında gayrimenkul değerleme şirketinin faaliyetleri kapsamında yeterli ve mevzuata uygun değerleme çalışması yapmayarak değerleme raporu hazırlayan gayrimenkul değerleme uzmanlarının lisanslarının bir yıldan az olmamak üzere geçici veya sürekli olarak iptal edilebileceği düzenlemesine yer verilmiştir. Bununla birlikte, anılan Tebliğ 31/08/2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş, uyuşmazlık konusu değerleme raporları ise 07-19-20-21/05/2019 tarihlerinde düzenlenmiştir. III-62.3 sayılı Tebliğin yürürlükten kaldırdığı Seri:VIII, No:35 sayılı Tebliğ'in 9. maddesinde ise davacının fiillerinin gayrimenkul değerleme lisansının iptalini gerektireceği yönünde bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu aşamada, fiil tarihinden sonra yürürlüğe giren Tebliğ düzenlemesinin geçmişe etkili bir şekilde uygulanıp uygulanamayacağının tartışılması gerekmektedir. Hukuk devletinin sağlamakla yükümlü olduğu hukuk güvenliği, ilke olarak kanunların geriye yürütülmemesini gerekli kılar. Bu ilke uyarınca, kamu yararı, kamu düzeni, kazanılmış hakların korunması, mali haklarda iyileştirme gibi kimi ayrıksı durumlar dışında sonradan çıkan bir kanun yürürlüğe girdiği tarihten önceki olaylara uygulanamaz. (Anayasa Mahkemesi, E:2011/74, K:2012/15, K.T.:26/01/2012). Hukuk devletinin korumakla yükümlü olduğu genel hukuk ilkelerinden biri hukuk güvenliği ilkesidir. Hukuk güvenliği ilkesi, yazılı hukuk kurallarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılan ortak değerdir. Kural olarak hukuk güvenliği kanunların geriye yürütülmemesini zorunlu kılar. Daha önce tesis edilmiş bulunan işlemlerin doğurduğu hukuki sonuçları ortadan kaldıracak şekilde yasama tasarrufunda bulunulması, hukuk güvenliği ilkesine aykırılık oluşturur. “Kanunların geriye yürümezliği ilkesi” uyarınca kanunlar, kamu yararı ve kamu düzeninin gerektirmesi, kazanılmış hakların korunması, mali hakların iyileştirilmesi gibi ayrıksı durumlar dışında ilke olarak yürürlük tarihlerinden sonraki olay, işlem ve eylemlere uygulanmak üzere çıkarılır. Yürürlüğe giren kanunların geçmişe ve kesin nitelik kazanmış hukuksal durumlara etkili olmaması, hukukun genel ilkelerindendir. Ancak kanun koyucunun kişilerin lehine haklar sağlayan kanuni düzenlemeleri geçmişe etkili olarak yapma konusunda takdir yetkisine sahip olduğuna kuşku yoktur. Anayasa Mahkemesinin çeşitli kararlarında, kanunların geriye yürümezliği ilkesi ile ilgili olarak gerçek geriye yürüme ve gerçek olmayan geriye yürüme ayrımı yapılmaktadır. Gerçek geriye yürüme, yeni getirilen kuralın eski kural döneminde tamamlanmış ve hukuki sonuçlarını doğurmuş hukuksal durum, ilişki ve olaylara uygulanmasıdır. Gerçek olmayan geriye yürüme ise yeni getirilen kuralın eski kural yürürlükte iken başlamakla beraber henüz sonuçlanmamış hukuksal durum, ilişki ve olaylara uygulanması anlamına gelmektedir. (Anayasa Mahkemesi, E:2016/150, K:2017/179, K.T.:28/12/2017, § 309-310). Hukuk devletinin unsurlarından olan “hukuki güvenlik” ilkesi gereği, devlet faaliyetlerinin önceden tahmin edilebilir, öngörülebilir olması gerekmekte olup, keyfiliğe yol açacak kurallara yer verilmemelidir. Bu ilke, bir alt unsur olarak geriye yürümezlik ilkesini de içinde barındırır. Ceza hukuku ilkelerinin kural olarak, idari tedbirler için uygulanmasına gerek olmamakla beraber, "geçmişe yürütülememe" gibi hukukun genel ilkelerinin idari tedbirler için de geçerli olmasının nedeni, bu genel ilkenin sadece bir ceza hukuku temel prensibi (suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesi) değil, "idari usul"ün gereği olarak idari işlemler için de (yükümlendirici idari işlemler) geçerli olmasındandır. Yani geçmişe yürümeme ilkesi, ceza hukuku ilkesi olduğu kadar, aynı zamanda bir idare hukuku ilkesi olarak da kabul edilmektedir. (Ali Ulusoy, İdari Yaptırımlar, İstanbul, On İki Levha Yayınları, 2013, s. 30). Davacının, sorumlu değerleme uzmanı olarak imzaladığı 07-19-20-21/05/2019 tarihli değerleme raporlarıyla ilgili olarak Kurulca, fiil tarihinde yürürlükte bulunan Seri:VIII, No:35 sayılı Tebliğ'de herhangi bir düzenleme bulunmaksızın, fiil tarihinden sonra yürürlüğe giren düzenleyici (kural) işlem niteliğinde olan III-62.3 sayılı Tebliğ'in 13. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca davacı aleyhine sonuç doğuracak şekilde geçmişe ve tamamlanmış ve hukuki sonuçlarını doğurmuş eylemlere etkili olarak uygulanmasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Bu itibarla, dava konusu Kurul kararının incelenen kısmında hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine yönelik temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında incelenen kısım yönünden hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz isteminin kısmen reddine; 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı istinaf başvurusunun reddi yolundaki kararının, dava konusu Kurul kararının, davacı şirketin Kurulca yetkilendirilen gayrimenkul değerleme şirketleri listesinden çıkarılmasına ve davacı gerçek kişinin 1 (bir) yıl süreyle Kurulca listeye alınmak için başvuruda bulunan başka bir gayrimenkul değerleme şirketinde veya Kurulca listeye alınmış bulunan bir gayrimenkul değerleme şirketinde herhangi bir unvanla görev alamayacağına ve ortak olamayacağına ilişkin kısmının ONANMASINA; 3. Dava konusu Kurul kararının, davacı gerçek kişinin gayrimenkul değerleme lisansının savunması değerlendirilene kadar geçici olarak iptal edilmesine yönelik kısmına ilişkin kısmının BOZULMASINA; 4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 14/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.