T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2025/1085 KARAR NO:2025/916 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ:24/06/2025 NUMARASI:2025/420 Esas DAVA:Alacak KARAR TARİHİ:10/09/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında ... Hizmet Sözleşmesi…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2025/1085 KARAR NO:2025/916 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ:24/06/2025 NUMARASI:2025/420 Esas DAVA:Alacak KARAR TARİHİ:10/09/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında ... Hizmet Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında proje alanı ile ilgili olarak davalı tarafından da benimsenip kabul edilerek onaylanan proje alanı koordinatlarını ayrıntılı biçimde gösteren aplikasyon krokisinin hazırlandığını, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan edimlerini eksiksiz ve gereği gibi ifa ettiğini, sözleşmenin temeli olan çağrı mektuplarının müvekkilinin özverili, yoğun emeği ve çalışması sonucu alınarak davalıya teslim edildiğini, müvekkili tarafından arazi sahiplerine 01.10.2024 tarihine kadar olan süreye ilişkin olarak 250.000,00 TL kira ödemesi yapılmak zorunda kalındığını, yine müvekkili tarafından 27.06.2024 tarihli ...’a 8.239,08 TL, yine 30.07.2024 tarihli 4.119,60 TL lisansız elektrik üretimi başvuru bedeli ödendiğini, sözleşme konusu proje alanı ile ilgili aplikasyon krokisinin çizimine ilişkin olarak müvekkili tarafından ...’ye 11.050,00 TL ödendiğini, toplam tapu bedelinden düşülmek üzere müvekkili tarafından 1.400.000,00 TL arazi sahiplerine ödendiğini, davalının 8250 KWe gücündeki elektrik üretim isteminin incelenmesi sonucu dağıtım sistemine bağlantısının uygun bulunmasına rağmen davalı şirket tarafından müvekkil şirket yetkililerinin 19.12.2024 tarihli ihtarname ile nedensiz biçimde azledildiğini, Üsküdar ... Noterliği'nce tanzim etmiş olduğu 20.12.2024 gün ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile sözleşmeye aykırı biçimde danışmanlık sözleşmesini davalı tarafın feshettiğini, sözleşmenin 4/a maddesi “…proje alanı kira sözleşmesi imzalandıktan sonra kiralanan bu arazi ile çağrı mektubuna müracaat edildikten sonra bu protokol tek taraflı olarak feshedilmez” 4/b-11 maddesinin ise “…başvuru yapıldıktan ve/veya çağrı mektubu alındıktan sonra işverenin sözleşmeyi tek taraflı feshedemez.” hükümlerine haiz olması karşısında haksız feshi ihtarın hukuki bir sonuç doğurmayacağını,Kadıköy ... Noterliği'nin 10.01.2025 tarih ve ... no.lu cevabi ihtarnamesi ile müvekkili tarafından davalıya hukuki mesnetten yoksun anılan ihtarnameyi ve içeriğini tümüyle reddettiğini cevaben bildirildiğini belirterek belirsiz alacak davalarının kabulü ile fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla;arazi sahiplerinin vekaletini vermiş oldukları ...’e tapu devri için kapora olarak ödenen 1.400.000 TL’nin, arazi sahiplerine 01/10/2024 tarihine kadar olan süreye ilişkin olarak yapılan 250.000,00 TL kira ödemesinin, 27.06.2024 tarihinde ...’a ödenen 8.239,08 TL ve 30.07.2024 tarihinde ...’a ödenen 4.119,60 TL lisansız elektrik üretimi başvuru bedellerinin, aplikasyon krokisinin çizimi bedeli olarak ödenen 11.050,00 TL'nin ayrı ayrı ödeme tarihinden itibaren ticari temerrüt (avans) faizi ile davalıdan tahsiline, sözleşmeye dayalı hakedişe ilişkin olarak şimdilik 20.000,00 USD'nin +KDV'nin 3095 sayılı yasının 4/a maddesi hükmünce sözleşmeye aykırı, haksız ve kötü niyetli feshe dayalı olarak çağrı mektuplarının alınma tarihinden itibaren Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranıdavalıdan tahsili ile davacıya verilmesini, tensiple birlikte davalının menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının tüm alacağımızı karşılayacak miktarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ara kararı ile, dosyanın bulunduğu aşama itibariyle yaklaşık ispat koşulu sağlanamadığı gerekçesiyle İhtiyati haciz talebinin REDDİNE karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde;Mahkeme kararının gerek Anayasanın emrettiği ve gerekse 6100 sayılı HMK hükümlerinin gerektirdiği ölçüde yeterli, denetlenebilir ve doyurucu gerekçeden yoksun olduğunu, ihtiyati haciz isteminin tüm yasal koşullarının oluştuğunu, alacağın muaccel hale geldiğini, alacak rehinle de temin edilmediğini ve bu yönde bir savunma da bulunmadığını, yaklaşık ispat hatta tam ispat ölçüsünde dosyaya yeterince dava dilekçesine ekli yaklaşık 20 adet delil sunulduğunun Mahkemece gözardı edildiğini, yasaya aykırı biçimde tam ispat aranarak taleplerinin reddedilmesinin usule, yasaya ve dosya kapsamına açıkça aykırı olduğunu belirterek, ara kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:Dava,hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, istinaf incelemesine konu talep ise ihtiyati haciz istemine ilişkindir.2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ihtiyati haczin yasal koşulları açısından alacağın varlığı, miktarı ve muacceliyeti hususlarının kesin ispatından ziyade yaklaşık ispat kuralının gözetilmesi gerektiğinden; yaklaşık ispat ölçütünde mahkemede oluşması gereken kanaatin, alacağın varlığı ve muacceliyetini basit bir ihtimalden ziyade kuvvetle muhtemel göstermesi ve kanaat olması gerekir.2004 sayılı Kanunun 258 nci maddesinin birinci fıkrasına göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin “alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması” yeterlidir.Mahkemenin “alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından” anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir.Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Ancak alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.Somut olayda, davacı taraf davalı ile aralarında akdedilen arazi tipi güneş enerjisi santrali danışmanlık hizmet sözleşmesinin davalı tarafından haksız fesedildiğini iddia ederek sözleşme dışı kişilere yapılan ödemeler ile yapılan iş karşılığı hakediş bedelini talep etmektedir.Davacının, üçüncü kişilere yaptığı ödemenin sözleşme kapsamında yapılıp yapılmadığı ve davalıdan sözleşme hükümleri kapsamda istenilip istenilemeyeceği ile hakedişe bedeline hak kazanıp kazanmadığı, feshin haksızlığı sebebi ile hakedişe kazanmış ne kadar bir hakediş alacağının bulunduğu hususlarında alacakların varlığı ve miktarı taraflar arasında ihtilaflıdır. Bu durum yargılama aşamasında taraflarca sunulacak kayıtların incelenmesi, sözleşme hükümlerinin ve delillerin değerlendirilmesi neticesinde tespit edilecek olup bu aşamada ibraz edilen belgelerin niteliği ve dosya kapsamına göre, İİK 258/1. maddesinde düzenlenen kanaat getirecek deliller kapsamında değerlendirilemeyeceğinden yaklaşık ispat koşulu ve İİK'nın 257. maddesinde ön görülen koşullar oluşmadığından ihtiyati haczin talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir Açıklanan sebeplerle; incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf başvurma harcının Hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının Hazineye irat kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.10/09/2025