6. Ceza Dairesi 2012/22227 E. , 2012/23353 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma, Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek, kurulan örgüte üye olmak, Tefecilik, Tehdit Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ...'nın savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı- nın 21.02.20012, 25.04.2012 ve 15.10.2012 tarihli tebliğnameleri ile Daireye gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, tamamlanan yağma suçlarından hükmedilen…
**6. Ceza Dairesi 2012/22227 E. , 2012/23353 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma, Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek, kurulan örgüte üye olmak, Tefecilik, Tehdit Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ...'nın savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı- nın 21.02.20012, 25.04.2012 ve 15.10.2012 tarihli tebliğnameleri ile Daireye gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, tamamlanan yağma suçlarından hükmedilen cezaların süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü; Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2009/476 – 2009/384 sayı ve 06.11.2009 günlü iddianamesiyle; sanık ... hakkında mağdur ... yönelik yağma; sanıklar ... ile ... hakkında yakınan ...'ya karşı yağma; sanıklar ... ve ... hakkında yakınan ...'a karşı yağma; sanıklar ... ile ... hakkında yakınan ...'a karşı tehdit ve sanıklar ..., ... , ... ve ... hakkında yakınan ...'ye karşı yağma suçlarından kamu davası açılmasına ve yakınanlar ... ve ...'ye karşı eylemler için hükmün gerekçesinde sanıklar hakkında yeterli kanıt olmadığının belirtilmesine karşın, hüküm kurulmadığının anlaşılması karşısında, anılan konuda mahkemece her zaman bir karar verilmesi olanaklı görülmüştür. I-Sanık ... hakkında suç işlemek için kurulan örgüte üye olmak, yağma ve tefecilik suçlarından kurulan beraat hükmünün temyiz incelemesinde; Suç işlemek için kurulan örgüte üye olmak, yağma ve tefecilik suçlarından kurulan beraat kararının gerekçesine yönelik bulunmayan sanık ... savunmanı Av. ...'nın temyiz isteminde, adı geçen sanığın hukuki yararı bulunmadığından, bu konudaki temyiz isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 317.maddesi uyarınca tebliğname gibi REDDİNE; II-Sanık ... ve ... hakkında mağdur ...'e yönelik yağma ve tefecilik suçlarından; sanık ... hakkında mağdurlar ... ve ... yönelik yağma suçlarından; sanık ... hakkında ... ve...'a yönelik yağma suçlarından kurulan beraat hükümleri ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmü; sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik tehdit suçundan; sanık ..., ..., ..., ... ve ... hakkında mağdur ...'e yönelik tehdit suçundan; sanıklar ..., ... hakkında ...'e yönelik yağma suçundan; sanıklar ..., ... ve ... hakkında mağdur ... . yönelik tehdit; Sanıklar ..., ..., ..., ... , ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan; sanık ... hakkında suç örgütü kurma ve yönetme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerin temyiz incelemesinde; Sanıklar ..., ..., ... ve ...'in adli sicil kayıtlarında silinme koşulları oluşmayan ve tekerrüre esas teşkil etmeyen hapis cezalarının bulunduğu, sanıklar ... ve ...'nun ise sabıka kayıtlarının bulunmadığının adli sicil kayıtlarından anlaşılmakla yapılan incelemede; adı geçen sanıklar hakkında suç işlemek için kurulan örgüte üye olma suçundan kurulan kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın “sanıkların bir daha suç işlemeyecekleri yönünde olumlu kanaat hasıl olmadığından, CMK 231. maddesinin ve diğer tedbirlerin uygulanmasına takdiren yer olmadığı” değerlendirmesinin 5237 sayılı Yasanın 50. maddesinide kapsadığı; Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2009/476 – 2009/384 sayı ve 06.11.2009 günlü iddianamesiyle; sanık ... hakkında, mağdur ... ve ...'e yönelik yağma suçlarından cezalandırılması istemi ile açılan kamu davasının yargılaması sonucunda; mağdur ...'e yönelik eylemden dolayı tehdit suçundan mahkumiyet hükmü, mağdur ...'e yönelik yağma suçundan ise beraat hükmü kurulduğu, anılan sanığın yargılamanın tüm aşamalarında savunmanının huzurunda ve katılımı ile savunmasını yaptığı, savunma hakkında herhangi bir kısıtlamanın bulunmadığı ve bu hususun sanık savunmanı tarafından da temyiz aşamasında ileri sürülmediği,usulü işlemlerdeki hatanın Cumhuriyet Savcısına bu yönde temyiz hakkı vermediği; dosya kapsamında Cumhuriyet Savcısının temyizinin de aleyhe olduğu, bu bağlamda 1412 sayılı CMUK'nun 309. (5271 sayılı CMK'nun 290) maddesindeki sanığın yararına olan hukuk kurallarına aykırılığın sanık aleyhine hükmün bozdurulması için Cumhuriyet Savcısına hak vermeyeceği şeklindeki amir hükmü de dikkate alınarak, tebliğnamede 5271 sayılı yasanın 150/3. maddesi uyarınca zorunlu savunman bulundurulmadan hüküm kurulması nedeniyle; adı geçen sanıklar yönünden tebliğnamede bozma isteyen bir ve iki nolu bentlerdeki görüşler bu nedenle benimsenmemiştir. Sanıklar hakkında tefecilik suçundan temal ceza tayin edilirken uygulanan yasa maddesinin hüküm fıkrasında gösterilmemesi 5271 sayılı CMK'nun 223 ve 232/6. maddelerine aykırı ise de; uygulanan maddenin hükmün gerekçesinde belirtilmesi ve uygulamanın doğru olduğunun anlaşılması karşısında; yasa maddesinin yerinde eklenmesi olanaklı görüldüğünden; Sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ...'e, ...'a, ...'a yönelik tefecilik; sanık ... hakkında mağdurlar ...'a ve, ..., ..., , ...'e yönelik tefecilik; sanık ... hakkında mağdur ... yönelik tefecilik;sanık ... hakkında mağdurlar ..., ..., ..., ..., ...'a yönelik tefecilik; sanık ... hakkında mağdur ... yönelik tefecilik; sanık ... hakkında mağdur ...'e yönelik tefecilik suçlarından, adı geçen sanıklar hakkında atılı suçu işlediklerinin gerekçede kabul edildiği,ancak kurulan hükümde adı geçen mağdurların isimlerinin bulunmadığı anlaşılmış ise de sonuç değişmediğinden; sanıklar ... ve ...'in, mağdur ...'e yönelik yağma sununu işyerinde, var olan suç örgütünün oluşturduğu korkutucu güçten yararlanarak, suç örgütüne yarar sağlamak amacıyla ve birden fazla kişiyle birlikte işlediklerinin dosya içerisinden anlaşılıp kabul edilmesi karşısında; haklarında 5237 sayılı TCK.nın 149/1. maddesinin (c), (f), (g), bentleri ile birlikte (d) bendinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, o yer Cumhuriyet Savcısı ile sanıklar ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., savunmanlarının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün kısmen istem gibi ONANMASINA, III- Suç örgütüne üye olma ve tefecilik suçlarından beraat eden sanık ... savunmanları Av. ... ve Av. ...'in 02.03.2011 günlü temyiz dilekçelerinin berat eden sanık lehine hükmedilmesi gereken vekalet ücretine ilişkin olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede; Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesine göre, suç örgütüne üye olma ve tefecilik suçlarından beraat eden ve kendisini bir vekille temsil ettiren sanık yararına avukatlık ücretine hükmedilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasına “2.200 TL avukatlık ücretinin Hazineden alınarak beraat eden sanık ...’a verilmesine” cümlesi eklenmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, IV- Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında mağdur ...'e yönelik tehdit suçundan kurulan hükmün incelemesinde; Oluş ve dosya içeriğine göre ve mağdur ...'ün 14.10.2010 günlü duruşmada “sanık ...'den borç aldığım tarihi ve miktarı tam olarak hatırlamıyorum, bana 50.000.-TL borç çıkardı, bu nedenle aramızda bir sürtüşme oldu, bu olaylar 2005 yılından önce oldu” şeklindeki ifadesinden, sanıkların tehdit eylemini 2005 yılından önce gerçekleştirdiklerinin anlaşılması karşısında; Sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCK.nın 308/2 ve TCK’nın 102/4, 104/2. maddeleriyle, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nın aynı suça uyan 150/1. maddesi aracılığıyla, 106/2-c-d, 66/1-e, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanıklar yararına olması ve aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan Aralık 2004 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet Savcısı ile sanıklar ..., ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, V- Sanıklar ..., ..., ... hakkında mağdur ...'a karşı yağma suçundan; sanık ... hakkında mağdur ...'e yönelik tehdit suçundan;sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik tehdit suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince; 1-Sanık ...'nın, yakınan ...'a karşı gerçekleştirdiği tehdit eyleminin tarihi duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenip buna göre suçun 01.06.2005 tarihinden önce gerçekleştirildiğinin anlaşılması durumunda, sanık hakkında 765 sayılı TCK'nın hükümleri bakımından da değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı biçimde 5237 sayılı Yasa uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi; 2- Mağdur ...'ın sanık ...'ndan aylık %15 faizle 3.000.-TL borç para aldığı, karşılığında 1.500.-TL'lik iki adet senet imzalayarak verdiği senetlerde ...'ın kefil olduğu, mağdur ...'ın borcun faizini aralıklarla ödediği halde borcuna adı geçen sanık tarafından sürekli faiz uygulandığından borcun bitmediği, mağdur ...'ın faiz borcu için 17.000.-TL'lik bir çeki borcu karşılığında sanık ...'na verdiği, bu çekin karşılığının çıkmaması üzerine örgüt üyesi ... ve ...'a talimat vererek, eylemin görgü tanıkları olan ..., ... ve İzet .... beyanlarına göre 5.000.-TL'lik senedin zorla alındığı, ayrıca tanık ...'ın 31.10.2008 günlü kolluk beyanında 17.000.-TL'lik senedin mağdur tarafından ödenmemesi üzerine sanık ... ve adamları tarafından silah zoruyla arabaya bindirilip 40.000.-TL'lik senedin (dosya içerisinde mevcut senedin) imzalattırılarak alındığının ifade edildiğinin anlaşılması karşısında; mağdur ...'ın sanık ...'ndan faiz karşılığı para alarak senet imzaladığı dosya kapsamına göre sabit isede, soruşturma başlamadan anılan mağdurun öldüğü, tanık...ve ... tarafından zorla alındığı iddia edilen senedin 5.000.-TL olduğunu söyledikleri, tanık ...'ın ise zorla alındığını bizzat görmediği, ancak, zorla ve tehdit ile mağdurdan alınan senedin 40.000.-TL bedelli olduğunu ifade ettiği; öncelikle tanıkların ifadeleri arasındaki çelişkiler giderilip, zorla imzalattırıldığı iddia olunan senet miktarı ve mağdurdan tehdit ile talep edilen para miktarının adı geçen sanıklar ile ölen mağdur arasında yapılan anlaşma gereği ana para ve üzerine işletilen faiz sonucu oluşan borcun öncelikle neden ibaret olduğu duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenerek bunun dışında zorla alınmaya çalışılan parasal bir miktar olup olmadığı saptanıp sonucuna göre suç vasfının tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturma ile yetinilip yazılı şekilde hüküm kurulması, 3- Mağdur ...'in, olay tarihinde Payas beldesinde zabıta memuru olarak çalıştığı, nakit ihtiyacı olması nedeni ile etrafta tefecilik yaptığını bildiği sanık ...'ndan 3.000.000.-TL borç para aldığı, karşılığında da altı ay sonra ödenmek üzere 10.000.000.-TL 'lik senet verdiği, adı geçen sanığın vade tarihinde 8.500.000.-TL'nin ödenmesi halinde senedi mağdura iade edebileceğini ifade ettiği, mağdurun altı ay sonra emekli olduğunda emekli ikramiyesi ile borcunu kapatacağını düşündüğü, ancak Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan emekli olabilmek için gerekli olan çalışma süresinin eksik olduğunun tespiti nedeniyle emekli ikramiyesini alamayan mağdur ...'in konuyu konuşmak için sanık ...'nın İskenderun'da bulunan işyerine gidip durumunu anlattığı, sanıklar ... ve ...'den kendisini idare etmelerini istemesi üzerine de, adı geçen sanıkların yüksek sesle ve sinkaflı sözler ile mağdura hakaret etmeye başladıkları, sanık ... mağdurun yakasını tutup yumruk vuracağı sırada da sanık ...'nın, ...'e hitaben "dur bakalım" dedikten sonra, “bunun hakkında 7.000.000.-TL'lik icra takibi yapalım, maaşından da 700.000.-TL kestirelim, icrada böyle yaptıralım” diyerek talimat verip, sanık ... ve ...'in şöförlüğünü yaptığı belirtilen ancak kimliği tespit edilemeyen kişi ile birlikte suç örgütünün korkutucu gücünden de yararlanarak mağduru kendilerine ait araca bindirip ... İcra Müdürlüğü'ne götürdükleri, yolda araç ile giderken de sürekli hakarete hamiz sözler sarfettikleri, ... İcra Müdürlüğü'nde mağdur aleyhine 2007/743 esas sayılı dosyasında 7.000.000.-TL'lik (hiç bir belgeye dayanmayan) alacağa istinaden icra işlemlerini başlattıkları, aynı anda mağdura burada gerekli tebligatı yapıp, icra takibine itirazı olmadığına yönelik beyanının da alınmasını sağlayarak takibi kesinleştirdikleri, ayrıca mağdurun maaşından her ay 700.000.-TL kesinti yapılmasına rıza gösterdiği ve borca itirazının olmadığına ilişkin taahhütname aldıkları, ... İcra Müdürlüğü'nde 2007/348 sayılı başka bir takipte de; sanık ...'in alacaklı, mağdur ...'in borçlu olarak bulunduğu ve takip miktarının 10.000.000.-TL olduğu senede bağlı olarak başlatılan bir icra takibi olmasına rağmen senet aslının veya fotokopisinin bulunmadan icra takibine başlanıldığı, mağdurun görev yaptığı kurumdan emekli olması üzerine de sanık ... tarafından her iki icra dosyasında takipler başlatıp bunun sonucunda da ...'in aylık maaşlarından ve emekli ikramiyesinden 21.200.000.-Tl'lik tahsilatın yapıldığı,borcun bitmesinden sonra sanık ... tarafından, mağdur ...'e borç alırken ...'na verdiği 10.000.000.-TL'lik senedin iade edildiğinin anlaşılması karşısında; sanık ... ile mağdur ...'in de bulunduğu duruşmada hazır edilip usulüne uygun şekilde yüzleştirme işlemi yapılıp, mağdurun 02.04.2009 günlü kollukta verdiği ifadede belirttiği sanıklar ... ve ... ile birlikte sanık ...'nın işyerinde bulunan, sanık ... ile birlikte mağduru zorla .... İcra Müdürlüğü'ne götüren ve yağma eylemine katılan “ ...'in şöförü olduğu” belirtilen kişi olup olmadığı, sanık ...'ın yağma eylemine nasıl katıldığı açıkça tespit edilip, tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik soruşturma ile yetinilip yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet Savcısı ile ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... savunmanları'nın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA ilişkin oybirliğiyle verilen karar 12/12/2012 gününde Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ...’in katıldığı oturumda, sanık ... savunmanı Avukat ....’in yüzüne karşı,açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.