11. Hukuk Dairesi 2011/14364 E. , 2012/9770 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/12/2010 tarih ve 2006/355-2010/517 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakla…
**11. Hukuk Dairesi 2011/14364 E. , 2012/9770 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/12/2010 tarih ve 2006/355-2010/517 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan Petrol Ofisi A.Ş.'ne ait petrolün, 31.03.2006 tarihinde, 34 PM 040 plakalı tanker ile sevkiyatı sırasında davalının sevk ve idaresindeki aracın çarpması neticesinde tamamen zayi olduğunu, sigortalıya hasar nedeniyle ödenen 28.018,00 TL'nin 20.475,00 TL'lık kısmının trafik ve İMM sigorta poliçeleri kapsamında ödendiğini belirterek bakiye 7.543,00 TL'nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, kazanın müvekkilinin tankere çarpması ile meydana gelmediğini, olay sebebiyle müvekkilinin kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi raporu ve Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporlara göre olayın meydana gelmesinde davalının asli ve tek kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesinden kaynaklanan rucuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamında kusur durumuna ilişkin olarak alınan 09.03.2008 tarihli bilirkişi raporunda davalının olayın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu belirtilmiş, benzer şekilde, Adli Tıp Kurumu'ndan alınan 07.04.2009 tarihli raporda da, davalının olayın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu yönünde kanaat bildirilmiştir. Oysa, davalı tarafça söz konusu kusur raporlarına itiraz edildiği ve aynı olayla ilgili olarak başka mahkemelerde açılan davalarda alınan bilirkişi raporlarının dosyaya sunulmuş olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim, aynı olaya ilişkin olarak Eyüp 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2006/301 E. sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumu'ndan alınan 08.05.2009 tarihli raporda davalının kusurunun bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, Eyüp 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/277 E. sayılı dosyasında ise, İTÜ Makine Fakültesi bölümünden alınan bilirkişi heyet raporunda, Adli Tıp Kurumu'nun farklı sonuçlara ulaşan 10.04.2009, 08.05.2009 ve 17.11.2009 tarihli raporları değerlendirilerek davalının kusurunun bulunmadığı kanaatine varıldığı anlaşılmaktadır. Buna göre, aynı olaya ilişkin olarak farklı mahkemelerde açılan davalarda farklı sonuçlara ulaşan ve dosya kapsamına sunulmuş bulunan bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi ve davalı vekilinin olaydaki kusur durumuna yönelik ciddi itirazlarının değerlendirilmesi bakımından ek rapor veya gerekirse yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıdaki bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.