12. Hukuk Dairesi 2014/719 E. , 2014/3938 K. "" MAHKEMESİ : Mersin 1. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 12/09/2013 NUMARASI : 2013/352-2013/420 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp dü…
**12. Hukuk Dairesi 2014/719 E. , 2014/3938 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Mersin 1. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 12/09/2013 NUMARASI : 2013/352-2013/420 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : 6762 Sayılı TTK'nun 145. maddesinin birinci fıkrası "Bir şirket devam ettiği müddetçe ortaklardan birinin şahsi alacaklıları, haklarını ancak şirketin bilançosu gereğince o ortağa düşen kâr payından ve şirket fesholunmuşsa tasfiye payından alabilirler. Henüz bilanço tanzim edilmemişse alacaklı bilançonun tanzimi neticesinde borçluya düşecek kâr ve tasfiye payı üzerine ihtiyati haciz koydurabilir" hükmünü düzenlemekte iken, 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı TTK'nun 133. maddesinin birinci fıkrası bu düzenlemeyi sadece şahıs şirketi için öngörmüştür. 6102 Sayılı TTK'nun 133/2. maddesi, 6762 Sayılı TTK'nun 145/2. maddesindeki sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerle anonim şirketler için yapılmış düzenlemeyi, "sermaye şirketleri" ibaresi kullanarak, limited şirketleri ve senede bağlanmamış payları da kapsayacak tarzda genişletmiştir. Söz konusu 6102 Sayılı Kanun'un 133/2. maddesi; "Sermaye şirketlerinde alacaklılar, alacaklarını o ortağa düşen kâr veya tasfiye payından almak yanında, borçlularına ait olan, senede bağlanmış veya bağlanmamış payların, 09/06/1932 tarihli ve 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun taşınırlara ilişkin hükümleri uyarınca haczedilmesini ve paraya çevrilmesini isteyebilirler. Haciz, istek üzerine pay defterine işlenir" hükmünü düzenlemiştir. Anılan hükmün gerekçesinde bu hüküm dolayısı ile haczedilecek ve paraya çevrilecek payın anonim, limited ve paylı komandit şirkete ait bulunması veya senede bağlanmış olup olmamasının bir fark yaratmayacağı ifade olunmuştur. Ayrıca bu hükümle haciz ve paraya çevirmenin hangi yasaya göre yapılacağı açıklığa kavuşturulmuştur. Bu hüküm uyarınca borçlunun limited şirketteki hissesi ister senede bağlansın ister bağlanmasın haczedilebilir. Haciz İİK'nun 94. maddesi uyarınca yapılır. Öte yandan 6102 Sayılı Kanun'un 596. maddesinin birinci fıkrasında; esas sermaye payının icra yoluyla geçmesi halinde, tüm hak ve borçların genel kurul onayına gerek olmaksızın, esas sermaye payını iktisap eden kişiye geçeceği hükmüne yer verilmiştir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise; şirketin, iktisabın öğrenilmesinden itibaren 3 ay içinde esas sermaye payının geçtiği kişiyi onaylamayı reddetme hakkının bulunduğu, ancak bunun için, şirketin, payları kendi veya ortağı ya da kendisi tarafından gösterilen 3. bir kişi hesabına, gerçek değeri üzerinden devralmayı, payın geçtiği kişiye önermesinin şart olduğu düzenlenmiştir.