7. Hukuk Dairesi 2023/2155 E. , 2024/1632 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/92 E., 2023/354 K. KARAR : Davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/45 E., 2022/335 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalılardan Belediye Başkanlığı yönünden davanın husumet yokluğundan reddine, diğer davalılar yönünden ise esastan reddine
**7. Hukuk Dairesi 2023/2155 E. , 2024/1632 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/92 E., 2023/354 K. KARAR : Davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/45 E., 2022/335 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalılardan Belediye Başkanlığı yönünden davanın husumet yokluğundan reddine, diğer davalılar yönünden ise esastan reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ve dahili davalı kayyım vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davanın kabulüne, diğer davalılar Belediye ve Hazine yönünden davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı dahili davalılar ... ve ... vekili tarafından duruşmalı, dahili davalı kayyım vekili tarafından duruşmasız temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 19.03.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde dahili davalılar vekili Av. ... Bakır ile diğer taraftan davacılar vekili Av. ... ve davalılardan Hazine vekili Av. ..., dahili davalı kayyım vekili Av. ... geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildi. İşin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 19.03.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Dava konusu 1474 parsel sayılı taşınmazın 2/3 payının davacılar ve 1/3 payın ise “...” adına kayıtlı olduğunu, taşınmazın tamamının vekil edenleri ve önceki kayıt malikleri tarafından (batısında kalan 5,5 dönüm yer ile birlikte) yetmiş seneden beri davasız, aralıksız ve malik sıfatıyla tasarruf edildiğini, kayıt malikinin kim olduğunun tapu kütüğünden anlaşılamadığını, TMK’nın 713 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen “yirmi yıl önce ölmüş” ibaresinin Anayasa Mahkemesi tarafından 17.03.2011 tarihinde iptal edildiğini, iptal hükmünün mevcut dava açısından uygulama olanağı bulunmadığı gibi iptal kararı öncesi zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğunu belirterek dava konusu taşınmazın “...” adına kayıtlı 1/3 payın iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine, Belediye vekilleri özetle; davanın reddini savunmuşlardır. 2. Dahili davalı kayyım vekili özetle; davanın reddini savunmuştur. 3. Dahili davalılar ... ve ... vekili özetle; tapulu taşınmazların zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini, TMK'nın 713 üncü maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen şartların oluşmadığını, malik ... ve diğer mirasçıların taşınmazın akıbetini sorduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; 1. Taşınmaz malikinin tapu kaydından anlaşılamayan hayali bir kişi olmadığı, 2. Mirasçıların davaya dahil edildiği, 3. Davacıların dava konusu taşınmaza 2010 yılında malik oldukları, 4. Eklemeli zilyet olduklarına dair tanık beyanlarının soyut ve yetersiz olduğu, 5. İlk kayıt maliki ...'in taşınmazın tamamını kullandığına ilişkin kadastro tespitine yapmış olduğu itirazdan vazgeçtiği ve tapu kaydının buna göre oluşturulduğu, 6. Bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın uzun zamandır kullanılmadığının ve tarım yapılmayan boş arazi olduğunun tespit edildiği, 7. Niza konusu taşınmazın yüz ölçümü dikkate alındığında davacıların taşınmazın tamamını 17/02/2011 tarihinden önce 20 yıldan fazla süredir kullandığı hususunu açık ve net olarak ispatlayamadığı, 8. Davalılardan Başiskele Belediye Başkanlığının pasif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davalılardan Belediye Başkanlığı yönünden davanın husumet yokluğundan reddine, diğer davalılar yönünden ise davanın esastan reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve dahili davalı kayyım vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; TMK’nın 713 üncü maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen kazanma koşullarının sağlandığını ve yasal hasımlar lehine vekalet ücretine karar verilemeyeceğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur. 2. Dahili davalı kayyım vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekçeli karar başlığında kendilerine yer verilmediği gibi ilgili kararın tebliğ de edilmediğini, kayıt maliki ... yönünden iki kayyımlık kararı verildiğini, sadece bir kayyımlık kararının kaldırıldığını, kayyımlık kararları kaldırılmadığı ve taraflarınca vekil olarak dava takip edildiği halde lehlerine vekalet ücreti ve yargılama gideri hükmedilmediğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle ; 1. Dava konusu taşınmazın davacıların murisinin satın almasından beri onun zilyetliğinde bulunduğu, 2. Taşınmazın daha evvelki maliki ...'in 08.05.1969 tarihli beyanında taşınmazı ihya ettiğini ve 25 yıldır da bizzat kendisinin tasarrufunda bulunduğunu beyan ettiği, 3. Bu şahsın kadastro tespitine itirazından vazgeçmiş olmasının daha evvel ki beyanlarını yalanladığı anlamına gelmeyeceği, 4. Açıklamalarından "..." adlı şahsın çok uzun yıllardan beri taşınmazı terk ettiği sonucunun çıktığı, 5. Kaldı ki, İlk Derece Mahkemesince davacıların zilyetliğinin 2010 tarihinde başladığı belirtilmiş ise de davacıların murisi ...'ın 20.11.1977 tarihinde taşınmazı satın aldığı ve o tarihten beri de davacı tarafın taşınmazı malik sıfatıyla zilyetliklerinde tuttukları, 6. Davacılar muris ...'ın külli halefleri olduklarından zilyetlikle edinme şartları ve eklemeli zilyetlik şartını sağladıkları aşikar olup Anayasa Mahkemesinin iptal kararına kadar geçen sürede davacıların TMK'nın 713 üncü maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen şartları sağladıkları, 7. Davalı Hazine yönünden davanın reddine karar verilmesine rağmen lehine vekalet ücretine karar verilmediği gerekçeleriyle istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davalılardan Belediye Başkanlığı ve Hazine yönünden davanın husumet yokluğundan reddine, diğer davalılar yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalılar ... ve ... vekili ile dahili davalı kayyım vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1. Dahili davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; a.Verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, b.Eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile hüküm kurulduğunu, c. Davacılar lehine TMK'nın 713 üncü maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen şartların oluşmadığını, d. Davacıların malik sıfatıyla zilyet olmadığını, e. Taşınmazın tamamının olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisaba elverişli bulunmadığını, f. Kayıt maliki ...’nin gaip, bilinmeyen veya tespit edilemeyen bir şahıs olarak nitelendirilemeyeceğini, g. Tapu taşınmazların zilyetlik yolu ile kazanılamayacağını ileri sürerek temyiz başvurusunda bulunmuştur. 2. Dahili davalı kayyım vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplere benzer sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesinin karar ve gerekçesinin yerinde olmadığı belirtilerek hükmün bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik ve TMK’nın 713 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “...maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan...” ve “...maliki 20 yıl önce ölmüş…” hukuki sebeplerine dayalı olarak TMK’nın 713 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereğince tapunun hukuki değerini yitirdiği gerekçesiyle açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu taşınmazın öncesi 1474 parsel olup 08.05.1969 tarihinde yapılan kadastro çalışmalarında tapu kaydı uygulanarak ... Oğlu ... ve ... Kızı ... adına paylı şekilde tespit edilmiş, tutanak Kadastro Komisyonu kararı ile 31.07.1969 tarihinde kesinleşerek tapuya tescil edilmiştir. ... adına kayıtlı 2/3 payın devir işlemleri sonucu davacıların mirasbırakanı ... tarafından 20.11.1977 tarihinde satın alındıktan sonra intikal ve hisse devri yolu ile 09.03.2010 tarihinde davacılar adına kayıt edilmiştir. Niza konusu 1473 parsel sayılı taşınmaz 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda (14.572,96 m2 üzerinden) 1845 ada 18 parsel numarasını almış olup 04.12.2020 tarihinde davacılar ve ... adına tescil görmüştür. 3. Bilindiği üzere, tapu iptali davalarında davanın kayıt malikine, kayıt maliki ölmüşse mirasçılarına yöneltilmesi gereklidir. TMK’nın 713 üncü maddesinin ikinci fıkrasına dayanan davalarda bilinmeme sebebi bakımından son mirasçının sıfatı ve tapu kütüğünün tutulmasından sorumlu olması sebebiyle Hazinenin; ölüm sebebi bakımından ise kayıt malikinin mirasçıları veya TMK'nın 501 inci maddesi gereğince Hazinenin davada yer alması gerekmektedir. 4. Ayrıca, kural olarak 713 üncü maddesinin ikinci fıkrası dayalı olarak açılan davalarda kayyımın yeri bulunmamaktadır. Başka bir anlatımla, kayıt malikine kayyım tayin edilerek bu tür davaların yürütülmesi mümkün değildir. 5. Somut olayda, Mahkemece, kayıt maliki görünen ...’nin mirasçıları bakımından Kocaeli 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 27.05.2022 tarihli ve 2022/630 Esas, 2022/603 Karar sayılı hasımsız veraset belgesi dikkate alınmış, bu veraset belgesinde ... ve ... kızı ...'in 13.06.1931 tarihinde ölümü sonunda mirasçılarının ... ve ... çocukları ... ve ... olduğu tespit edilmiş, daha önce ibraz edilen Kocaeli 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 20.10.2021 tarihli ve 2021/1395 Esas, 2021/1619 Karar sayılı mirasçılık belgesinde mirasçılar arasında gösterilen ... ve ... kızı ...’in 01.07.1997 tarihinde öldüğü ve geriye mirasçı olarak aynı kişileri bıraktığı belirtilmiştir. Ancak karar sonrası dava dışı ... vekili tarafından ibraz edilen Büyükçekmece 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 09.11.2023 tarihli ve 2023/1736 Esas, 2023/1438 Karar sayılı veraset ilamına göre ... ve ... kızı ...’in mirasçısı olarak ...’nın gösterildiği anlaşılmaktadır. 6. Taraf teşkilinde Mahkemece dikkate alınan veraset belgesi ile dava dışı ... vekilinin sunduğu veraset belgesi arasında çelişki bulunmaktadır. 7. Kayıt maliki ...’nin mirasçılarının kimler olduğu hususunda duraksama hasıl olmuştur. 8. Bu duraksamanın giderilmesi ve taraf teşkilinin usulüne uygun şekilde tamamlandığının açıklığa kavuşturulması amacıyla Mahkemece yapılması gereken iş; davacı tarafa kayıt maliki hanesinde ismi geçen ...’nin mirasçılarını gösterir mirasçılık belgesi davası açması için süre ve imkan vermek, davacı tarafın açacağı veraset davasının sonucunu beklemek, alınacak veraset belgesine göre taraf teşkili durumunu değerlendirerek sonucuna göre hüküm kurmak olmalıdır. 9. Ayrıca davacı, dava dilekçesinde TMK'nın 713 üncü maddesinin ikinci fıkrasında açıklanan “...maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan...” hukuki sebebine de dayanmış olup davacının bu talebi hakkında Bölge Adliye Mahkemesince olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması da doğru görülmemiş, bu nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Bozma nedenine göre dahili davalılar ... ve ... vekilinin sair temyiz itirazları ile dahili davalı Kayyım vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 17.100,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak dahili davalılar ... ve ..., davalı Hazine ve dahili davalı Kayyım vekiline verilmesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.