TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 10/03/2026 NUMARASI : 2025/802 Esas (Ara Karar) TALEP : İhtiyati tedbir TALEP TARİHİ : 23/10/2025 KARAR TARİHİ : 29/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/04/2026 Taraflar arasındaki ticari şirket (fesih istemli) ihtiyati tedbir konulması talebinin reddine dair verilen 10/03/2026 tarihli ara karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya in…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/671 Esas 2026/524 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/671 KARAR NO : 2026/524 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 10/03/2026 NUMARASI : 2025/802 Esas (Ara Karar) TALEP : İhtiyati tedbir TALEP TARİHİ : 23/10/2025 KARAR TARİHİ : 29/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/04/2026 Taraflar arasındaki ticari şirket (fesih istemli) ihtiyati tedbir konulması talebinin reddine dair verilen 10/03/2026 tarihli ara karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. TALEP Davacı vekili 02/03/2026 tarihli dilekçesinde özetle: ...'ın, davalı ... İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nin mallarını satması ve ipotek etmesinin tedbiren engellenmesini talep ettiklerini, ...'ın dava açıldıktan sonra, davalı şirketin mallarını kaçırmaya başladığını, sattığını ve ipotek koydurduğunu tespit ettiklerini, ... parsel 7 numaralı bağımsız bölüm, ... parsel 9 numaralı bağımsız bölüm sayılı iki ayrı taşınmazı üçüncü kişilere kaçırdığını, bu taşınmazların her birinin 100.000.000,00 TL değerinde olduğunu, toplamda ...'ın 200.000.000,00 TL'lik taşınmazı kaçırdığını, ... numaralı bağımsız bölüm sayılı taşınmaza da kötü niyetli olarak ... Bankasından 100.000.000,00 TL'lik ipotek koydurulduğunu, önlem alınmazsa, davanın konusuz kalacağını, ...'ın , bir gün içerisinde 300 Milyon TL'lik mal kaçırdığı gibi, dava boyunca davalı şirketin tüm malvarlığını kaçırmaya devam edeceğini, sunulan tapu kayıtları dikkate alınarak, ihtiyati tedbir taleplerinin yeniden değerlendirilmesini ve davalı ... İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nin taşınmazlarının üçüncü kişiye devir ve temliğini ve İpotek tesisini önler ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece 10/03/2026 tarihli ara karar ile; davalı Anonim şirket olup, şirket yetkilisinin şirket aleyhine zararlandırıcı fiillerde bulunduğu iddiası TTK'nın 553 ve devamı maddelerinde öngörülen yönetim kurulu üyeleri aleyhinde sorumluluk davası açılmasına ilişkin davanın konusu olup, şirketin fesih ve tasfiyesi istemli davada, davalı şirkete ait taşınmazlar dava konusunu oluşturmamakla, ihtiyati tedbir isteminin reddi cihetine gidilerek ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin talebinin reddine dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili 25/03/2026 tarihli istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin ... tarafından, zarar vermek kastıyla kötü yönetildiğini, şirketin taşınmazlarının ve paralarının eşe ve çocukları adına kaçırıldığını, şirketin borca batık hale getirildiğini, davayı kazanması neticesinde dahi şirketten alacağı kalmayacağını, gerekli önlemler alınmaz ise şirketin iflas edip, yargılamanın konusuz kalacağı dikkate alınarak, tedbir kararı verilmesi gerektiğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep; HMK'nun 389 vd maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. HMK'nun 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nun 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir. Somut olayda, davacı taraf, hissedarı olduğunu ileri sürdüğü davalı şirketin fesih ve tasfiyesi istemiyle elde ki davayı açarak davalı şirkete ait taşınmazların üçüncü kişilere devir ve temliki ile üzerlerine ayni ve şahsi haklar tesis edilmesinin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararları verilmesini talep ettiği, mahkemece davalı şirketin tüm mal varlığının uyuşmazlık konusu olmadığı gerekçesi yerinde değilse de davacının iddiasını yaklaşık ispat seviyesinde ispatlayamadığı dikkate alındığında tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinafa başvuran taraf üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.29/04/2026 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -