7. Hukuk Dairesi 2009/2151 E. , 2010/501 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 240 ada 61 parsel sayılı 9.364,08 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz üzerinde davacı ... zilyet ise de her hangi bir belge ibraz etmediğinden söz edilerek…
**7. Hukuk Dairesi 2009/2151 E. , 2010/501 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 240 ada 61 parsel sayılı 9.364,08 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz üzerinde davacı ... zilyet ise de her hangi bir belge ibraz etmediğinden söz edilerek hak kaybına sebebiyet vermemek amacıyla ahşap ev ve çayırlık niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiş ve ...’ın zilyet olduğu tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmiştir. Davacı ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece dava konusu 240 ada 61 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit gününde zilyet davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen koşulların gerçekleşmediği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi varılan sonuç da dosya içeriğine uygun düşmemiştir. Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre bir taşınmazda ot biçmek suretiyle sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz. Ne var ki, özel çayır niteliğindeki taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği hükümlerine göre edinilmesi mümkün olduğundan taşınmazın niteliğinin bir taşınmazda salt ot biçmenin davanın dayanağını oluşturan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde sözü edilen taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştirebilmesi için taşınmazın özel çayır niteliğinde olup olmadığının saptanması gerekir. Dava konusu taşınmazın üzerinde 50 yıllık ev bulunduğu, davacının dava konusu taşınmazı 7 yıl kadar önce bayii ... ’dan satın alarak yalnız başına otunu biçmek suretiyle kullandığı, eklemeli zilyetliğinin 20 yılı aştığı, dava konusu taşınmazın tutanağı kesinleşmiş komşu parsellerde tespiti yapılan özel çayırların toprak yapısı ve örtüsü ile benzerlik gösterdiği mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Özel çayır niteliğindeki taşınmazların 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmüne göre kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisabına engel bir hal bulunmamaktadır. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi davacının bayii ... yönünden belgesiz araştırması yapılmamış olması dahi isabetsizdir. O halde davacının bayii ... yönünden 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmüne göre belgesiz araştırması yapılmalı, bundan sonra sonucuna göre bir karar verilmelidir. Açıklanan nedenlerle davacı ...’ın temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan 85,30 TL harcın istek halinde davacı ...'a iadesine, 08.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.