11. Hukuk Dairesi 2012/4544 E. , 2013/5156 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.....2011 tarih ve 2011/264-2011/367 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihala
**11. Hukuk Dairesi 2012/4544 E. , 2013/5156 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.....2011 tarih ve 2011/264-2011/367 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin “...” ibareli marka başvurusunun, davalı ... tarafından “...” markası mesnet alınarak 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi uyarınca, “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri”, kısmının çıkartılarak kabul edildiğini, bu karara itirazlarının da nihai olarak ... tarafından ret edildiğini, oysa başvurunun kısmen reddine yönelik ... kararının hukuka aykırı bulunduğunu ileri sürerek ... ... kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, ... kararının hukuka uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her iki markadaki benzerlik düzeyinin ilk bakışta ayırt edilemeyecek düzeyde bulunmadığı gerekçesiyle ... ...'nın 2011 – M – 1738 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, davacı şirketin "..." ibareli marka tescil başvurusunu 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi uyarınca kısmen reddeden davalı ... ... kararının iptali istemine ilişkindir. Dava dışı ... Ltd. Şti. adına 26.09.2002 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere ....03.2003 tarihinde sicile kayıt işlemleri tamamlanan markanın "..." ibaresinden oluştuğu ve emtia listesinin 29, 30, 32 ve 35. sınıfları kapsadığı tespit edilmiştir. 556 sayılı KHK'nın 32. maddesiyle marka tescil sisteminin esası ilan - itiraz sistemi olup, bu sistem marka tescilinde mutlak ret nedenlerini düzenleyen 7. madde kapsamında uygun görülen başvuruların ilanını ve bu ilana nispi ret nedenlerini düzenleyen 8. madde kapsamında yapılacak itirazların değerlendirilmesi neticesinde markanın tescil edilip edilmeyeceğinin belirlenmesi ilkesine dayanmaktadır. 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi hükmüne göre ... tarafından re'sen uygulanacak mutlak ret nedeni kapsamında bir marka başvurusunun reddedilebilmesi için başvuru konusu işaretle önceki tarihte tescil edilen veya tescil başvurusu yapılan markaların hem emtia listelerinin aynı veya aynı tür mal ve hizmetleri kapsaması hem de marka işaretlerinin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması gerekir. 556 sayılı KHK'nın 7/1-b hükmü, 8/1-b maddesi hükmünden farklı olarak ayırt edilemeyecek kadar benzer olmayı aramaktadır. Yine KHK'nin 8/1-b maddesi hükmünden farklı olarak 7/1-b maddesi hükmünde "markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali"nden ayrıca söz edilmemiştir. Bu durumda 7/1-b maddesi hükmünün uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin iltibasa yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olması gerekir. Somut olayda davacıya ait başvuru ile redde dayanak markadaki hizmetler aynı hizmetler olmakla 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi hükmünün uygulanma koşullarından ilki gerçekleşmiştir. Şu halde maddenin uygulanmasının ikinci koşulu olan işaretlerin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olup, olmadığı incelenmelidir. Bu kapsamda, başvuru markasının “şanalavm” redde dayanak yapılan markanın da “...”olmasına, başvuru markasındaki “avm” ibaresinin “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi” hizmetlerini tanımlamasına, esasen de alışveriş merkezi ibaresinin kısaltması olmasına ve bu nedenle dava konusu markaların ayırdedilemeyecek kadar benzer bulunmasına rağmen aksi kanaatle ... kararının iptali yönünde hüküm kurulması doğru olmamış ve kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.