11. Hukuk Dairesi 2019/5290 E. , 2020/3619 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Diyarbakır 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 22.10.2019 tarih ve 2016/642 - 2019/2207 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin davacılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dile…
**11. Hukuk Dairesi 2019/5290 E. , 2020/3619 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Diyarbakır 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 22.10.2019 tarih ve 2016/642 - 2019/2207 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin davacılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, 13.12.2013 tarihinde vefat eden müvekkillerinin murisinin davalı tarafından Hayat Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, poliçe kapsamında tazminat taleplerinin "murisin 03.03.2009 tarihinde kalp hastalığı tanısı almış olması" sebebiyle reddedildiğini, ancak sigortalının şeker hastalığı varsa da kalp rahatsızlığının bulunmadığını, kalp rahatsızlığı tanısının doktor tarafından sehven konulduğunu ileri sürerek şimdilik 1.000 TL'nin yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacılar vekili 07.01.2015 tarihli dilekçesi ile talep sonucunu 17.605,98 TL'ye çıkarmıştır. Davalı vekili, Hayat Sigortası Genel Şartlarının C.2.2. maddesi uyarınca sigorta sözleşmesinin yapılması esnasında bilinen ve sigortacının sözleşmeyi yapmaması veya daha ağır şartlarda yapmasını gerektirecek hallerin bildirilmesi gerektiğini, sigortalının bu yüküme riayet etmeyerek 03.03.2009 tarihinde kalp yetmezliği tanısı aldığı halde sağlık problemi yaşamadığını ifade ettiğini, ancak ölüm sebebinin kalp yetmezliği- iskemik kalp rahatsızlığı olduğunun belirtildiğini, rahatsızlığı ile vefatı arasında illiyet bağının bulunduğunu, zaten diyabetin kalp rahatsızlığına neden olduğunun da bilindiğini, bu sebeple müvekilince sözleşmeden cayıldığını, cayma beyanı olmasa dahi kast derecesindeki ihlal sebebiyle TTK'nın 1439/2 maddesi uyarınca tazminat ödeme borcunun bulunmadığını, ihmal kanısına varılırsa da tazminattan indirim yapılması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.