T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) (D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N E S A S H A K K I N D A K A R A R) ESAS NO : 2020/754 KARAR NO : 2025/823 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKE…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) (D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N E S A S H A K K I N D A K A R A R) ESAS NO : 2020/754 KARAR NO : 2025/823 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/10/2019 ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/121E., 2019/822K. Taraf vekillerince, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacı vekili; taraflar arasında, 20.03.2015 tarihli operatörlü makina kira sözleşmesinin imzaladığını, sözleşme kapsamında makinaların ekipmanı ile birlikte davalıya teslim edildiğini, davalı tarafından kullanıldığını ve kullanım bedeli olarak 45.000 USD bedelli faturanın düzenlendiğini, ödenmemesi üzerine Ankara 7. İcra Müdürlüğü'nün 2018/652 sayılı dosyasında faizi ile birlikte toplam 48.615,81 USD üzerinden tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının borcun 32.000 USD'lik kısmını ödediğini ancak bakiyesi 16.615,81 USD'ye itiraz ettiğini, bu itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile bu miktar yönünde takibin devamı ile %20 oranında icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; sözleşme konusu makinenin 29/06/2015 tarihinde , bir adet operatör ve fazladan bir formenden oluşan ekibin ise 05/07/2015 tarihinde işin yapılacağı baraj şantiyesine ulaştığını, ancak sondaj işinde kullanılacak çapın yetersiz olması nedeniyle işe başlanamadığını, taraf yetkililerinin katılımı ile 28/07/2015 tarihinde ekipman satın alındığını, ekipman bedeli olarak 5.400 USD nin müvekkili tarafından ödendiğini, bu şekilde makinenin şantiyeye gelişinden 1 ay sonra 30/07/2015 tarihinde işe başlayabildiği ve söz konusu makinenin bu tarih ve 12/08/2015 tarihleri arasında toplam 11 gün çalıştığını, ancak performansın düşük olduğunu ve tahsis edilen işleri süresinde gerçekleştiremediğini, bu nedenle sözleşmenin 13/08/2015 tarihinde feshedildiğini, haklı nedenle feshedilen sözleşmeden sonra davacı 27 /12/ 2015 tarihinde kesin hesaba davet edildiği halde iştirak etmediğini, yokluğunda kesin hesabın yapıldığı ve 14/01/2016 tarihinde 12.000,00 USD ödemenin yapıldığını, bu kapsamda düzenlenen kesin hak edişte tespit edilen 32.000 USD nin de Ankara 7. İcra Müdürlüğü'nün 2018/622 esas sayılı dosyasına ödendiğini ve fazla talep edilen takip miktara da itiraz edildiğini, sözleşmenin 11. maddesine göre, 30 takvim günü çalışma sonunda düzenlenen puantajlar esas alınarak faturalama işleminin yapılacağı, fatura tarihinde kiracının KDV tutarını ödeyeceği, hakediş raporunda mutabakat sağlanamaz ise kiracının tespitlerinin geçerli olacağının kararlaştırıldığını, bu kapsamda kiracı olarak müvekkilinin tespit ettiği ve ödediği 44.000 USD den başka bir alacağı kalmadığını savunarak, davanın reddi ile kötüniyet tazminatının tahsilini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ : İlk derece mahkemesince; "...Tüm dosya kapsamı, dava, cevap, borca itiraz dilekçesi, makine kiralama sözleşmesi, hakediş raporları, faturalar ve bilirkişi heyetinin hazırladığı rapor ve ek rapor birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacının ,davalıya bir makine ve bir operatör ile formeni kiraladığı, makine aylık kira bedelinin sözleşmeye göre 9.000 USD, iki operatör hizmet bedelinin 6.000 USD olarak kararlaştırıldığı, davacının bu kapsamda 3,5 ay süre ile hizmet verdiği, iki operatör hizmet bedelinin 21.000 USD olarak istenmesinin yerinde olduğu ancak, makine kira bedeli 31.500 USD olduğu halde iki faturada toplamda 40.500,00 USD olarak istenmesi nedeniyle 9.000,00 USD nin fazla talep edildiği anlaşılmakla , borçlunu itiraz ettiği 13.000.00 USD asıl alacağının 4.000,00 USD sine ve bunun hesap edilen 369,30 USD işlemiş faizine itirazın yerinde olmadığı anlaşılmakla, aşağıdaki şekilde davanın kısmen kabulü yönünde hüküm kurulmuştur. Yine davalı tarafın sözleşme kapsamında tespit ettiği likit alacağa rağmen kısmi itirazının haksız olduğu nazara alınarak , kabul edilen miktarın takip tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinde hesap edilen TL karşılığı üzerinde icra inkar tazminatına mahkum edilmesine , davacının takipte kötü niyetli olmadığı gözetilerek, reddedilen kısım yönünde davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmemesine... " karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: bilirkişi ek ve kök raporlarının hatalı olduğunu, tarafların ticari defter kayıtlarının değerlendirmeye alınmadığını, davalının faturayı defterlerine kaydettiğini, süresi içinde itiraz etmediğini beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Hükme esas alınan raporunda karot çapının sözleşmede belirtilmemesinin davalının basiretli bir tacir olarak sipariş verdiği makinenin çapını bilmesi gerekliliğini ortadan kaldırmadığını, hakedişlerden ve faturalardan tespit edilebilmesine rağmen davacının haksız bir şekilde fazla fatura düzenlediğini beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE : Dava,hizmet alım sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturaya dayalı ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir 1-Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına ve özellikle takip talebine uygun olarak faize hükmedilmiş olmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. 2- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 21. maddesinin ikinci fıkrası, "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmünü, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun "Faturanın şekli" başlıklı 230. maddesinin ilk fıkrası, "Faturada en az aşağıdaki bilgiler bulunur: 1. Faturanın düzenlenme tarihi seri ve sıra numarası; 2. Faturayı düzenleyenin adı, varsa ticaret unvanı, iş adresi, bağlı olduğu vergi dairesi ve hesap numarası; 3. Müşterinin adı, ticaret unvanı, adresi, varsa vergi dairesi ve hesap numarası; 4. Malın veya işin nev'i, miktarı, fiyatı ve tutarı; 5. (Değişik: 4/12/1985-3239/19 md.) Satılan malların teslim tarihi ve irsaliye numarası" hükmünü içermektedir. TTK.'nun 21. maddesinin 2. fıkrası hükmü ile, faturanın özellikle tacirler arasında ifaya yönelik bir ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenenin aleyhine, bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Somut olayda; davacı tarafından düzenlenen ve icra takibine esas olan 31.01.2016 tarih ve 49.500,00 USD bedelli faturanın davalı çalışanı tarafından tebliğ alındığı, bu hususa davalının itiraz etmediği, faturaya itiraz edilerek iade edildiğinin savunulmadığı anlaşılmıştır. Fatura münderecatından olan "Malın veya işin nev'i, miktarı, fiyatı ve tutarı"nın kesinleştiği, bu karinenin aksinin davalı tarafça kanıtlanamadığı gözetilerek, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksi yönde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Bu durumda Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararını istinaf sebeplerine uygun olarak düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: I-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; HMK m. 353/1,b,1 gereğince; Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/121E., 2019/822K. sayılı dava dosyasında verdiği 07/10/2019 tarihli kararına yönelik davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, II-Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile: HMK m. 353/1,b,2 gereğince, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/121E., 2019/822K. sayılı dava dosyasında verdiği 07/10/2019 tarihli KARARINI DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE, Buna göre: "1-Davanın kabulü ile; Ankara 7. İcra Müdürlüğü'nün 2018/622 esas sayılı dosyasında, davalının toplam 16.615,81 USD' ye yaptığı itirazın iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağın 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının USD üzerinden açılan bir yıllık mevduata uyguladığı en yüksek faiz oranıyla (% 4,70 oranını aşmayacak şekilde) tahsiline, Kabul edilen miktarın takip tarihindeki TL karşılığı olan 69.459,53 TL nin % 20 si oranında hesap edilen 13.892,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.744,78 TL'den peşin olarak yatırılan 112,27 TL'nin düşümü ile kalan 4.632,51 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 112,27 harç, 149,-TL tebligat ve posta gideri, 1.950,-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.211,27 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatıran taraflara iadesine," III-a)Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının iadesine, b)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.139,96 TL'den peşin olarak yatırılan 285,-TL'nin düşümü ile kalan 854,96 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, IV-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, V- HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına. 16/10/2025 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri 544.000,00 Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 17/10/2025 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır