11. Hukuk Dairesi 2024/687 E. , 2024/8958 K. MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1299 Esas, 2023/1781 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/98 E. 2020/141 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından…
**11. Hukuk Dairesi 2024/687 E. , 2024/8958 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1299 Esas, 2023/1781 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/98 E. 2020/141 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu "İdare Hukuku" ve "Kanunname" isimli kitapların davalılardan ... tarafından yazıldığını ve ... Yayınevi markasıyla faaliyet yürüten işletme sahibi diğer davalı tarafından da yayınlandığını, söz konusu kitaplarda müvekkilinin "İdare Hukuku Dersleri" isimli kitabından yapılmış usulsüz alıntıların bulunduğunu, sunulan 36 adet örnek niteliğindeki alıntının 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 35 inci maddesinde öngörülen alıntı koşullarına aykırılığı gösterdiğini kaynak gösterilmeksizin iktibas niteliğinde olduğunu, dava konusu haksız fiilin gerçekleşmesinde yayıncının gerekli özen ve denetim görevini göstermediğinden sorumluluğunun bulunduğunu belirterek dava konusu tecavüzün men'i ve ref'i ile belirsiz alacak olarak 2.000,00 TL maddi, 18.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... cevap dilekçesinde, davacının iyi niyetli olmadığını, yanıltıcı deliller ileri sürdüğünü, İdare Hukuku kitabını bilimsel bir eser olarak değil sınava hazırlık kitabı olarak hazırladığını, atıf yükümlülüğüne uyduğunu ancak gözden kaçmış yerler olabileceğini, kasten usulsüz, izinsiz alıntı yapmadığını, davacının eserlerinden alınan kısımların anonimleşmiş, genel ifadeler olduğunu, sadece davacının eserlerinde olan özgün bölümler olmadığını, aksine davacının kendi kitaplarında başka yazarlardan alınmış kısımlar olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacıya ait eserin mali haklarının yayın sözleşmesi ile devri sebebiyle davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, iktibas serbestliği sınırlarının aşılmadığını, bu sınır içerisinde alenileşen eserden alıntı yapılmasının olağan olduğunu, müvekkilinin basım ve dağıtım için kendisine başvuran yazarın eserinin içeriğini kontrol etme mükellefiyetinin de bulunmadığını belirterek hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacı tarafın dilekçelerinde ortaya koyduğu davalı tarafından yapılan diğer alıntılara bakıldığında, davalının metni değiştirerek kitabına aldığının görüldüğü, bu alıntıların bir kısmında davacıya atıf bulunmakla birlikte, bir kısmında da atıf bulunmadığını, bu alıntıların davacı kitabından alındığı anlaşılsa da, özellikle tanımlayıcı ifadeler bakımından hukuka aykırılığın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davaya konu eserler idare hukuku alanına ilişkin ders kitabı olarak üretildiği, dava konusu olan davalıya ait eserlerde davacıya ve idare hukuku alanında eserleri bulunan diğer yazarlara atıf yapılarak alıntılar yer aldığı, diğer yandan, davalı eserlerinde atıf yapılmaksızın davacı eserinden alıntılarda bulunduğu, söz konusu bu alıntıların farklı görüş ve düşüncelerin bulunduğu hukuki bir konuya dair olmadığı, idare hukuku literatüründeki temel kavram ve kurumlara yönelik olduğu, bu hususta birçok idare hukukçusunun farklı tarzda anlatımlarının bulunduğu, davalı yazarın, davacının bu hususlara ilişkin anlatımdan esinlendiğinin anlaşıldığı, ancak davalıya ait eserlerin kapsamı ve yapılan bu alıntıların niteliği itibariyle esinlenmenin davacı eserinin işlenmesi niteliğinde olmadığı, davalı eserlerinin davalı yazara ait hususiyeti de taşıdığı, bu sebeple, idare hukuku temel kavramları ve tanımlamalarına ilişkin olan bu alıntıların davacı inhisarında olmaması, davalının alıntılarının davacı eserinin hususiyetini ortadan kaldırmaması, intihale kaçmayacak ölçüdeki bu esinlenmenin hukuka aykırı olmaması karşısında yerel mahkemece davanın reddine yönelik verilen kararın isabetli olduğu, taraf değişikliği sonrası ...'nın davanın tarafı olmaktan çıkarılması bu kişinin aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermemesi nedeniyle hüküm kısmında belirtilen maddeye atıf yapılarak kendisini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle yargılama gideri niteliğindeki vekalet ücreti takdirinin yapılması gerekirken bu kişinin davalı olarak gerekçeli karar başlığında gösterilmesi ve lehine ayrı vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru görülmediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, intihal nedenine dayalı tecavüzün ref'i, men'i ile maddi, manevi tazminat istemine yöneliktir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5846 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi. 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 12.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.