7. Hukuk Dairesi 2014/6622 E. , 2014/13785 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi : Çorum 2. İş Mahkemesi Tarihi : 13/03/2014 Numarası : 2013/154-2014/116 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delilleri
**7. Hukuk Dairesi 2014/6622 E. , 2014/13785 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : Çorum 2. İş Mahkemesi Tarihi : 13/03/2014 Numarası : 2013/154-2014/116 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı davalı idarenin taşeronları nezdinde 01/04/2006-27/03/2012 tarihleri arasında aralıksız şekilde dezenfekte görevlisi olarak çalıştığını, iş akdine davalı tarafından haksız şekilde son verildiğini bildirerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai, yıllık izin ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Davalılar davanın reddini istemiştir. Mahkemece yaklaşık 5 yıla yakın bir süre kıdemi olan bir işçinin işçilik hak ve alacaklarından vazgeçecek şekilde nedensiz olarak devamsızlık yaparak iş akdini feshetmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Taraflar arasında davanın belirsiz alacak davası olup olmadığı ve buna bağlı olarak ıslahtan sonra yapılan zamanaşımı itirazının dikkate alınıp alınmayacağı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. HMK'nun 107.maddesinde davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde, alacaklının hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabileceği, karşı tarafın verdiği bilgi veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda, davacının iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabileceği, ayrıca kısmi eda davasının açılabildiği hallerde, tespit davası da açılabileceği ve bu durumda hukuki yararın var olduğunun kabul edileceği, 109.maddesinde ise talep konusunun niteliği itibariyle bölünebilir olduğu durumlarda sadece bir kısmının da dava yoluyla ileri sürülebileceği, talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamayacağı, kısmi dava açılması halinde dava açılırken talep konusunun kalan kısmından açıkca feragat edilmiş olması hali dışında talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmeyeceği bildirilmiştir. Görüldüğü gibi her iki dava çeşidininde açılabilirlik şartı alacağın konusunun miktarının yahut değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olmamasıdır. Her iki dava çeşidinde de (alacak miktarının tespiti davası dışında) dava açan alacağın asgari bir miktar ve değerini belirterek talepte bulunmaktadır. Dava dilekçesinin talep sonucu bölümünde davacı neye karar verilmesi istiyorsa onu açık şekilde yazar. Tespit davalarında davacı bir hukuki ilişkinin var olup olmadığının tespitine karar verilmesini ister, kısmi davada davacının dava dilekçesinde kısmi dava açtığını açıkça bildirmesi gerekir, belirsiz alacak davasında ise alacağın miktarının belirlenmesi açıkça talep edilmelidir. Talep sonucu açık değilse mahkeme talep sonucunu açıklattırmalıdır. Bundan başka, talep sonucunun açık olmaması halinde, onu dava dilekçesinin diğer bölümlerinde yazılanların ışığında bir yoruma tabi tutarak davacının açtığı davanın belirsiz alacak davası mı yoksa kısmi dava mı olduğunu belirlemek hakimin ödevidir. Somut olayda dava dilekçesinde davacı vekili davanın belirsiz alacak davası olduğunu açıklamadığı gibi talep ettiği alacakların miktarının da belirlenmesini talep etmemiştir. Dava dilekçesinin içeriğinden davanın kısmi dava olarak açıldığı anlaşılmakta olup sonradan 30.05.2012 hakim havale tarihli dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olduğunun bildirilmiş olması sonuca etkili değildir. Dava tarihi itibarıyla dava kısmi alacak davası olarak açılmış olup, davacının davayı ıslahına karşı davalının süresi içerisinde zamanaşımı savunmasında bulunduğu anlaşılmakla, davalının zamanaşımı savunması dikkate alınmadan yazılı gerekçe ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı şirkete iadesine, 18.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.