T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1913 - 2025/2172 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1913 KARAR NO : 2025/2172 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 25/05/2023 NUMARASI : 2022/452 E. - 2023/230 K. DAVANIN KONUSU :YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1913 - 2025/2172 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1913 KARAR NO : 2025/2172 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 25/05/2023 NUMARASI : 2022/452 E. - 2023/230 K. DAVANIN KONUSU :YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/05/2023 tarih ve 2022/452 E. - 2023/230 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ile davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkili Şirketin 2009/52330, 2009/52331, 2010/38394, 2010/38396, 2013/16525, 2013/16537, 2013/16538, 2013/16543, 2013/16544, 2015/82524 sayılı "...", "... ...", "... ... ...", "... şekil" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki 2020/88278 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edilerek başvuru kapsamından bir kısım mal ve hizmetlerin çıkarıldığını, başvurunun tümden reddi istemiyle bu karara yapılan müvekkili itirazının ise YİDK tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu marka başvurusu ayırt edici nitelikte olmadığından tek başına tescilinin mümkün bulunmadığını, dava konusu başvurunun tescili halinde ortalama tüketici nezdinde baskın unsuru "..." ibaresi olan müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, başvurunun tescil edilebileceğinin kabulü halinde bile dava konusu başvurunun, SMK'nın 6/1 ve 6/5. maddeleri uyarınca reddinin gerektiğini, davalı başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2022-M-11865 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet markalar arasında başvuru kapsamında kalan mal veya hizmetler yönünden karıştırılma tehlikesinin bulunmadığını, davacının tanınmışlık ve kötü niyet iddialarının da hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ..., davacı taraf adına tescilli olan markalar ile "..." ibareli başvurusu arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, markaların içerik ve muhteviyatının farklı olduğunu, davacı tarafın tanınmışlık ve kötü niyet iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 35. sınıftaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için işlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" ile davacı markalarının kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin ilişkili olduğu, taraf marka işaretleri arasında da işitsel, görsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu, benzer görülen hizmetler bakımından taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali olduğu, davacının tanınmışlık itirazının yerinde olmadığı, davalının kötü niyetli bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK'in 2022-M-11865 sayılı kararının 35. sınıftaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için işlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" yönünden kısmen iptaline, 2020/88278 sayılı markanın 35. sınıftaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için işlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 35. sınıftaki hizmetlerin tamamı yönünden taraf markaları arasında karıştırılma tehlikesinin bulunduğunu, dava konusu başvuruyu gören tüketicilerin, taraf markaları arasında işletmesel bağlantı kurabileceklerini, müvekkiline ait "..." ibareli seri markaların, müvekkilinin tanınmış "..." marka ailesinde yer aldığını, her ne kadar davalı Kurum nezdinde münferiden tanınmış marka olarak tescilli olmasa da tüketici nezdinde bilinirliğinin tartışmasız olduğunu ve ayırt edicilik düzeyinin oldukça yüksek bulunduğunu, bu hususlar gözetildiğinde sektör lideri müvekkili markasının ulaştığı tanınmışlık düzeyi sebebi ile davalı markasının, tescil edilmesi durumunda müvekkil şirketin tanınmışlık düzeyi kullanılarak haksız bir yarar elde edilebileceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, mahkeme kararının aksine taraf markaları arasında başvuru kapsamında kalan hizmetler yönünden herhangi bir benzerlik veya karıştırılma ihtimali bulunmadığını, taraf markalarında kullanılan renkler ve kelime unsurları arasında benzerlik olmadığını, davacının iddialarına dayanak markalarla davalı markasının tamamen farklı stillerde yazılan ve kendine özgü unsurlar barındıran markalar olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında, başvuru kapsamında yer alan 35. sınıftaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için işlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" yönünden SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira davacı markalarının esas unsurunu oluşturan "..." ibaresinin, dava konusu başvuruda da asli unsur olarak kullanıldığı ve farklı olarak yer verilen "gofret" ibaresinin, başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, yukarıda belirtilen hizmetler dışında başvuru kapsamında kalan hizmetler yönünden ise emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmediğinden, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin olmadığı, dosya kapsamındaki delillerle davacı markasının tanınmışlığının ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı vekili ile davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı ile davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, taraflarca istinaf başvurusunda yatırılan 269,85'er-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55'er-TL'nin davacı ile davalı ...'ten ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı ile davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 20/11/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/11/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.