7. Hukuk Dairesi 2009/6826 E. , 2010/4131 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 112 ada 3 parsel sayılı 1.402,26 m² yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak davalı hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava …
**7. Hukuk Dairesi 2009/6826 E. , 2010/4131 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 112 ada 3 parsel sayılı 1.402,26 m² yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak davalı hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece hazineye ait 1963 yılında 4753 sayılı Yasa ile hazine adına oluşturulan 8.11.1963 tarih ve 446 sayılı tapu kaydının taşınmazı kapsadığı, tapunun tesisinden geriye davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 46. maddesinde öngörülen 20 yıl süre ile malik sıfatıyla zilyetlik koşullarının davacı yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Taşınmazın bulunduğu bölgede Toprak Komisyonunca 4753 ve 5618 sayılı Yasalar uyarınca çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmalarda kadastro tespiti sırasında taşınmaza uygulanan ve uyduğu tespit edilen 8.11.1963 tarih ve 446 sayılı tapu kaydı ile taşınmaz davalı hazine adına tescil edilmiştir. Davalı hazinenin tapu kaydının dayanağını teşkil eden 20.7.1963 tarihli belirtmelik tutanağının 1 parselin ... ...'un icarında olduğu, kanunları uyarınca hazineye intikal ettiği, 1937 tarih 9-16 tahrir sayılı vergi kayıtları ve Ağustos 1927 tarih 1 sayılı tapu kaydı ile hazine adına kayıtlı olduğu, 1951 yılında köye gelen şahısların hazineye icar ödeyerek kullandığı belirtilmek suretiyle hazine adına tapu kaydı oluşturulmuştur. Mahkemece belirtmelik tutanağında uygulanan Ağustos 1927 tarih ve 1 sayılı tapu kaydı tüm tedavülleri varsa haritası ile birlikte getirtilmemiş keşifte uygulanarak varsa haritasına göre, haritası yoksa kaydın “İspiril dağı, Miciç banisi, Haci bal ziyareti ve Nihil” olan hudutları ile gayri sabit hudutlu olması nedeniyle miktarına göre kapsamı belirlenmemiştir. Yine bu tapu kaydının kadastro tespiti sırasında revizyon gördüğü parseller bulunup bulunmadığı, Kadastro Müdürlüğünden de sorularak revizyon görmüş ise dıştan komşu parsellerin kadastro tespit tutanak örnekleri getirtilerek değerlendirilmemiştir. Belirtmelik tutanağında uygulandığı vurgulanan 1937 tarih 9-16 tahrir numaralı vergi tahrir kayıtlarının hazine adına oluşma nedeni araştırılmamış ve buna ilişkin belgeler de getirtilmemiş, dosyaya getirtilen nüfus kayıt örneğinden belirtmelik bilirkişilerinin ölü olduğu anlaşılmakta ise de belirtmelik tutanağında muhtar ve aza olarak imzası bulunan şahısların ölü olup olmadıkları araştırılmamış, sağ iseler belirtmelik tutanağının içeriği hakkında tanık olarak bilgilerine başvurulmamıştır. Yine tespitte uygulanan hazinenin 8.11.1963 tarih ve 446 sayılı tapu kaydının batı, kuzey ve güney sınırları mera okuduğu halde yöntemine uygun şekilde mera araştırması yapılmamıştır. Mahkemece sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle belirtmelik tutanağında uygulanan hazine adına tapuda kayıtlı Ağustos 1927 tarih ve 1 sayılı tapu kaydının tesisinden itibaren tüm tedavülleri varsa haritası, tapu kaydı revizyon görmüş ise revizyon gördüğü parsellerin kadastro tespit tutanak örnekleri, 1937 tarih 9 ila 16 tahrir sayılı vergi kayıtları ile hazine adına kayıt edilmesinin nedenini oluşturan oluşum belgeleri, belirtmelikte imzası bulunan tüm muhtar ve azaların nüfus kayıt örnekleri, taşınmazın kuzey ve güneyindeki yollardan sonraki parsellere ilişkin kadastro tespit tutanak suretleri getirtilerek dosyada tüm deliller toplandıktan sonra taşınmaz başında komşu köylerden seçilerek elverdiğince yaşlı, taraflarla akrabalığı olmayan komşu köyden yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, sağ ise belirtmelik muhtar, aza ve tespit bilirkişileri ve teknik bilirkişi katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşifte yerel bilirkişiler yardımı ile Ağustos 1927 tarih ve 1 sıra numaralı tapu kaydı uygulanarak, hudutları zeminde tek tek göstertilmeli, gösterilen hudutlar teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, kaydın haritası varsa kapsamı haritasına göre, haritası yoksa kayıt hudutları gayri sabit olduğundan miktarına göre kapsamı belirlenmeli, tapu kaydı kapsamı belirlenirken söz konusu kaydın revizyon gördüğü parseller nazara alınmalıdır. Aynı şekilde belirtmelikte uygulanan vergi kayıtları da uygulanarak kapsamı belirlenmeli, bu kayıtların hazine adına oluşum nedeni üzerinde durulmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın geçmişte kim veya kimler tarafından ne suretle ve ne zamandan beri kullanıldığı, icar ile kullanılıp kullanılmadığı, taşınmazın kanunları uyarınca devlete kalan taşınmazlardan olup olmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, belirtmelikte imzası bulunan muhtar ve azalar sağ ise belirtmeliğin içeriği hususunda dinlenilmelidir. Taşınmazın meradan açılıp açılmadığı hususunda usulüne uygun mera araştırması yapılmalı, teknik bilirkişiden keşfi takibe imkan verir ve uygulanan kayıtların kapsamını gösterir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 28.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.