11. Hukuk Dairesi 2019/1522 E. , 2020/4343 K. "" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27.04.2017 tarih ve 2014/943 E- 2017/312 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nce verilen 06.12.2018 tarih ve 2018/396 E-2018/1464 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili taraf…
**11. Hukuk Dairesi 2019/1522 E. , 2020/4343 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27.04.2017 tarih ve 2014/943 E- 2017/312 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nce verilen 06.12.2018 tarih ve 2018/396 E-2018/1464 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 20.10.2020 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, taraflar arasında düzenlenen sözleşme uyarınca Ürdün'e taşınacak tekstil emtiasının davalıya teslim edildiğini, davalının bu taşıma işini ... Nakliyat Ltd. Şti'ye devrettiğini, iddiaya göre Suriye Gümrüğü'ne girildiğinde tırın yağmalanıp emtianın çalındığını, mallarına zayine davalının dikkat ve özeni göstermemesinin neden olduğunu ileri sürerek şimdilik 80.721,47 USD gümrüklenmiş eşya değeri ile 800.- USD nakliye bedelinin yıllık %5 faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, yağmanın mücbir sebep niteliği taşıdığını, fiili taşıyıcının sorumlu olduğunu, aksi düşünülse dahi sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, alt taşıyıcının sürücüsünün araçta bulunmadığı esnada emtianın çalındığı, şöförün araç yanında olması halinde bu hadisenin meydana gelmeyeceği, olayın yağma mahiyeti taşımadığı, taşıyıcının bu hareketinin pervasız hareket ve kasta yakın ağırlıkta bir kusur kabul edildiği, sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili, istinaf yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, uluslararası taşıma nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup davalı, yükün tam zayi olmasının CMR Konvansiyonu'nun 17/2. maddesi uyarınca taşımacının önlemesine olanak bulunmayan bir durumdan ileri geldiğini savunmuştur. CMR Konvansiyonu'nun 17/2. maddesi uyarınca kayıp, taşımacının hatasından değilde, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz.