7. Hukuk Dairesi 2012/8949 E. , 2013/4685 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava niteliği ve içeriği itibariyle 491 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların aidiyetinin tespitine ilişkindir. Tapuda kayıtlı, taraflar arasında ortaklığın giderilmesi davasına konu olduğu belirlenen, 491 parsel sayılı taş…
**7. Hukuk Dairesi 2012/8949 E. , 2013/4685 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava niteliği ve içeriği itibariyle 491 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların aidiyetinin tespitine ilişkindir. Tapuda kayıtlı, taraflar arasında ortaklığın giderilmesi davasına konu olduğu belirlenen, 491 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan temyize konu muhdesat niteliğindeki ev ve ağaçların davacıların miras bırakanı ... tarafından meydana getirildiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve kararda gösterilen diğer gerekçelere göre davalı ...’un sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ne var ki; mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç ve oluşturulan hüküm yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 718. maddesi hükmünde, arazi üzerindeki mülkiyetin, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsayacağı, bu mülkiyetin kapsamına yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynakların da gireceği açıklandığından, taşınmaz üzerindeki bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Bu olgu gözönüne alındığında kural olarak ve aksine bir hüküm bulunmadıkça taşınmaz üzerindeki muhdesatların mülkiyetinin tespiti dava edilemeyeceği gibi, mahkemelerce de muhdesatların taşınmazın arzına malik olanlar dışında başka bir kişiye ait olması sonucunu doğuracak şekilde hüküm verilemez. Ne var ki, çoğun içinde azın da bulunduğu, muhdesatların mülkiyetinin tespiti isteminin muhdesatların meydana getirildiğinin tespiti istemini de içerdiği gözönüne alındığında, mülkiyet tespiti ../. 2012/8949-2013/4685 S.2 istemiyle açılan davalarda, koşullarının varlığı ve davanın kanıtlanması halinde davaya konu muhdesatların davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine, mülkiyet tespiti isteminin ise reddine karar verilmesi gerekir. Hal böyle olunca, mahkemece az yukarıda açıklanan hukuksal olgu gözetilerek davanın kısmen kabulü ile anılan taşınmazlar üzerindeki muhdesatın davacıların miras bırakanı ... tarafından meydana getirildiğinin tespitine, davacıların mülkiyet tespitine ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı ...’un temyiz itirazları bu nedenle yerinde ise de; yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hüküm yerinin 1 numaralı bendindeki "...kabulü ..." ve "... mülkiyetinin davacılara ait olduğunun…" sözlerinin hüküm yerinden çıkartılmasına, yerine sırasıyla "...kısmen kabulü..." ve "...davacıların miras bırakanı ... tarafından meydana getirildiğinin..." sözlerinin yazılmasına, 1. bendin sonuna “Mülkiyet tespitine ilişkin talebin reddine” sözlerinin yazılıp eklenmesine, 2 numaralı bendinde yazılı bulunan “776,11 TL” ve 3 numaralı bendinde yazılı bulunun "918,90 TL” rakamlarının hüküm yerinden çıkarılmasına, yerlerine sırasıyla “…red ve kabul oranına göre 388,05 TL’nin” ve “red ve kabul oranına göre 459,45 TL’nin” rakam ve sözlerinin yazılıp eklenmesine, hüküm yerine 3 numaralı bentden sonra gelmek üzere “Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 1200 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine” söz ve rakamlarının yazılıp eklenmesine hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, peşin ödenen 350,75 TL harcın istek halinde davalıya iadesine, 27.03.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.