T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2136 - 2025/2362 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2136 KARAR NO : 2025/2362 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24/05/2023 NUMARASI : 2022/295 E. - 2023/262 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2136 - 2025/2362 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2136 KARAR NO : 2025/2362 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24/05/2023 NUMARASI : 2022/295 E. - 2023/262 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/05/2023 tarih ve 2022/295 E. - 2023/262 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davalı Şiket'in 2020/101492 sayılı "..." ibareli marka başvurusuna müvekkilini tarafından gerçekleştirilen itirazın davalı Kurum tarafından kısmen reddedildiğini ancak itirazın reddine karar verilen kısım yönünden Davalı Kurum’un, gerek yayına itiraz dilekçesinde gerekse de ikinci itiraz dilekçesinde yer alan 2005/01023, 2005/01022, 2004/30533 sayılı markaları değerlendirilmeye alınmamasının son derece hatalı olduğunu, yayına itiraz aşamasında iş bu markalar her ne kadar formda yazmasa da itiraz dilekçesinde yer aldığından iş bu markaların değerlendirilmesinin gerektiğini, sadece formun değerlendirmeye alınmasının hatalı olduğunu, davaya konu marka ile Kurumca benzer bulunan müvekkiline ait 2013/24044 sayılı markanın benzer mal ve hizmetlerde tescilli olduğunu, davaya konu marka başvurusunun reddedildiği 41.sınıf hizmetlerin, başvuru kapsamında bırakılan 16.sınıf emtialarla benzer kabul edilmesinin gerektiğini, müvekkilinin hem 16. sınıfta yer alan markalarının değerlendirilmediğini hem de 41. sınıfta yer alan markasının benzer mal ve hizmet şeklinde dikkate alınmadığını, YİDK davası dışında hükümsüzlük talebi için mahkemece değerlendirme yapılırken müvekkiline ait tüm gerekçe markaların nazara alınmasının gerektiğini ileri sürerek, ..., Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 29.06.2022 tarih ve 2022-M-4535 sayılı kararının 16.sınıfta yer alan emtialar bakımından iptaline ve 2020/101492 numaralı “...” ibareli markanın tescili durumunda 16. sınıfta yer alan emtialar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, ortalama tüketici nezdinde karşılaştırılan markalar arasında görsel, işitsel, kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali de dâhil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerliğin bulunmadığını, “..." ibaresinin özellikle "eğitim" hizmetleri bakımından ayırt ediciliği düşük bir ibare olduğu göz önüne alındığında, kısmi ret kararı sonrası kalan mallar bakımından markaların 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkmayacağını, davalının "..." ibaresini, bir bütün halinde, bambaşka bir kompozisyon ve içerikte kullandığını, markaların ortalama tüketici nezdinde bütün halde bıraktığı izlenim bakımından yeterince ayrıştığını, Kurum kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, taraf markalarının görsel, fonetik ve kavramsal olarak birbirlerinden farklı olduklarını, ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya neden olacak düzeyde benzerliklerinin söz konusu olmadığını, taraflara ait markaları edinen bir ortalama tüketicinin, mallar arasında bir organik bağın bulunduğunu düşünmesinin mümkün olmadığını, müvekkili tarafından yapılan başvuruya konu “...” markasının, davacının markasına kıyasen ayırt edici nitelik taşıdığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davaya esas teşkil eden 2005 01022, 2005 01023, 2004 30533, 2013 24044 sayılı davacı markaları ile davaya konu markanın benzer olduğu, davaya konu marka başvurusu kapsamında 16. sınıfta yer alan malların davacı şirkete ait markaların tescilleri kapsamında 16. sınıfta yer alan mallar ile aynı/aynı tür olduğu, 16. sınıfta 04. ve 05. alt grupta yer alan malların davacı şirkete ait markaların 41. sınıfta yer alan bir kısım hizmetlerinin benzer olduğu, davacı markalarında yer alan “...” ibaresinin anlam itibarıyla 41. sınıfta yer alan “eğitim öğretim hizmetleri” bakımından tanımlayıcı nitelikte, bu bağlamda ticarette herkesin kullanımına konu olabilecek, tüketicinin sıklıkla karşılaştığı türden bir ibare olması nedeniyle anılan hizmetlerde ayırt ediciliğinin bulunmadığı, kalan mal ve hizmetler bakımından ise belirli düzeyde bir ayırt ediciliğinin bulunduğu, 16. sınıfta yer alan ürünlerin geniş bir halk kitlesine hitap ettiği, görsel, işitsel ve kavramsal bakımdan ortalama düzeyde tüketici nezdinde bir bütün olarak yaratacağı algı ve izlenim itibariyle taraf markaları arasındaki benzerlik dikkate alındığında, davaya konu marka başvurusu kapsamında yer alan tüm emtialar bakımından 6769 Sayılı Kanun m.6/1 anlamında işletmeler arasında bağlantı kurulması olasılığı ve ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma tehlikesinin bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile; 2022-M-4535 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu marka başvurusu tescil edilmediğinden markanın hükümsüzlüğü istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalının markası ile davacının redde mesnet markaları arasında başvuru kapsamında bırakılan emtia bakımından ortalama tüketici nezdinde görsel, işitsel, kavramsal yönlerden ilişkilendirme dahil karıştırılmaya yol açacak bir benzerlik bulunmadığını, başvuruda yeterli ayırt ediciliğin sağlandığını, markanın bütünüyle bıraktığı etki esas olduğundan parçalara bölünerek inceleme yapılmasının doğru olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının 2005/01023, 2005/01022, 2004/30533 sayılı markaları itiraza dayanak gösterilmediği gibi YİDK kararında da incelemeye konu edilmediğini, yayına itiraz formunda bu markalara dayanılmadığını, itiraz gerekçelerinin değiştirilmesinin ve yeni gerekçeler eklenmesinin SMK'nın 20/2.maddesi kapsamında mümkün olmadığını, taraf markalarının tüketici nezdinde ekarıştırılma ihtimali doğurmayacak derecede farklı olduğunu, davacı markalarında "..." ibaresinin doğrudan yer aldığını, ayrıca esaslı unsur konumunda da bulunmadığını, markaların bütünü itibariyle bıraktıkları etkinin esas alınmasının gerektiğini, parçalara bölünerek inceleme yapılmasının doğru olmadığını, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olması nedeniyle markalarda ortak olarak bulunmasının karıştırılma ihtimaline yol açmayacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 2020/101492 sayılı "..." ibareli dava konusu başvuru ile davacının marka işlem dosyasında yayıma itiraz dilekçesinin içeriğinde ve dava dilekçesinde açıkça itiraza ve davaya mesnet olarak gösterdiği 2005/01022, 2005/01023, 2004/30533, 2013/ 24044 sayılı ve “...”, “...”, “... ...” ve “...” ibareli markaları arasında, 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve kavramsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira davacı şirketin "..." ve "..." ibareli markalarında “r” harfinin art arda iki kez kullanılmasının söz konusu markaları “...” ibaresinden uzaklaştırmadığı, sonuçta davacının mesnet markalarının tamamının bir bütün olarak “...” algısı yarattığı, bu nedenle karşılaştırılan markalar arasında asli unsurları olan "..." ibaresinin ortaklığı nedeniyle işaret benzerliği bulunduğu gibi, uyuşmazlık konusu 16. sınıf malların davacının bahsi geçen markalarının kapsamında aynı/aynı tür olarak yer aldığı, "..." ibaresinin uyuşmazlık konusu 16.sınıf mallar yönünden ayırt ediciliğinin zayıf olduğunun da söylenemeyeceği, dava konusu markada, davacı markalarına nazaran yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85'er-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55'er-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 11/12/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/12/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.