7. Hukuk Dairesi 2014/9039 E. , 2014/17292 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Karabük İş Mahkemesi Tarihi :15/04/2014 Numarası :2013/74-2014/102 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdiri
**7. Hukuk Dairesi 2014/9039 E. , 2014/17292 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Karabük İş Mahkemesi Tarihi :15/04/2014 Numarası :2013/74-2014/102 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ve ücret alacaklarının tahsilini istemiştir. Davalı, davacının istifa ederek ayrılması nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş akdinin davacı tarafından ücret ve diğer işçilik alacaklarını alamaması nedeniyle haklı nedenle feshedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Somut olayda; davacı dava dilekçesinde fazla mesai alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Davalı davacının fazla mesai alacağı bulunmadığını savunmuştur. Davalı tanık dinletmemiştir. Davacı tanığı M.. S.. esnaf kefalet kooperatifinde icra memuru olarak çalıştığını, davacının mesai saatlerinin 08.00-17.00 saatleri arasında olduğunu, davacının en geç 19.00-19.30’a kadar çalıştığını, ayda iki cumartesi toplantı olduğunu, 3 ayda bir Pazar günleri de toplantı olduğunu, davacının bu günlerde de çalıştığını beyan etmiştir. Davacı tanığı S.. K.. davacının komşusu olduğunu, davacının mesai saatlerinin 08.00-17.00 saatleri olduğunu, geç çıktığı olduğunu, iş olduğunda hafta sonları çalıştığını beyan etmiştir. Davacı tanığı F.. A.. davalı işyerinde 1982-2011 yılları arasında genel sekreter olarak çalıştığını, kış aylarında mesai saatlerinin 08.00-17.00 arasında olduğunu, yaz aylarında ise 08.30-17.30 saatleri arasında çalıştığını, bazen mesleki toplantılar olunca cumartesi ve Pazar çalışıldığını, bazen hafta içi de fazla mesai yaptığını, haftada iki kez 1 veya 2 saat fazla mesai yaptığını, kendisinin normal mesai saatinde çıktığını, bazen kendisi çıkarken davacının çalıştığı zamanlar olduğunu beyan etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise davacı tanık beyanlarının aksine sürekli mesai saatlerini aşar şekilde çalıştığı, davacının kış aylarında 08.00-19.00, yaz aylarında 08.30-19.30 saatleri arasında çalıştığı, davacının yaz kış günde 2,5 saat, haftada 15 saat fazla mesai yaptığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Ancak tanık beyanlarından davacının mesai saatlerinin 08.00-17.30 saatleri arasında olduğu anlaşılmakta olup davacının bu saatler arasında çalıştığının kabul edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 17/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.