11. Hukuk Dairesi 2011/12869 E. , 2012/13547 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/12/2010 tarih ve 2009/280-2010/377 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18/09/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ..... ile davalı Bahçivan Gıda San. Tic. A.Ş. vekili Av. ..dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yo
**11. Hukuk Dairesi 2011/12869 E. , 2012/13547 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/12/2010 tarih ve 2009/280-2010/377 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18/09/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ..... ile davalı Bahçivan Gıda San. Tic. A.Ş. vekili Av. ..dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin ‘PINAR BEYAZ’, ‘PINAR BEYAZ & DİZAYN’ ve ‘BEYAZIM’ ibareli tescilli markaların sahibi olduğunu, aynı alanda faaliyet gösteren davalı şirketin ‘PEYNİRİN BAHÇESİ BAHÇIVAN LEZZET BEYAZI’ ibareli markanın tescili için diğer davalı Kuruma başvurduğunu, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu, ‘BEYAZ’ ibaresini meşhur ve maruf hale getirdiğini, ayrıca davalı şirket başvurusunun karışıklığa neden olacağını, bu yöndeki itirazların kabul edilmediğini ileri sürerek, TPE YİDK kararının iptaline, markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TPE vekili, kararın yerinde olduğunu açıklayarak, davanın reddini savunmuştur. Diğer davalı vekili, bir bütün olarak değerlendirildiğinde markalar arasında bir benzerliğini bulunmadığını, kararın doğru olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraf markalarının kapsamı bazı emtiaların aynı ve aynı tür sayılacağı, bazı mal ve hizmetlerin benzer olmadığı, davalı şirketi markasının bir bütün olarak incelenmesinde ön plana çıkan unsurun ‘BAHÇIVAN’ ibaresi bulunduğu, markaların 7/1-b ve 8/1-b maddeleri uyarınca bir benzerliğin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, marka tescil başvurusuna yapılan itirazın reddine dair TPE YİDK kararının iptaline, markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemine ilişkindir. Davacının itirazına mesnet markalarının ‘PINAR BEYAZ’, ‘PINAR BEYAZ& DİZAYN’ ve ‘BEYAZIM’, tescili talep eden davalı şirketin markasının ise, ‘PEYNİRİN BAHÇESİ BAHÇIVAN LEZZET BEYAZI’ ibaresinden teşkil ettiği hususları uyuşmazlık konusu değildir. Davacı vekili, diğer iddialarının yanında müvekkilinin markaları ile davalı şirketin tescilini istediği markanın benzer olduğunu, 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi anlamında karışıklığa neden olacağını ileri sürmüştür. 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi hükmü uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescili için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescili için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal ve hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescili için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa, marka sahibinin tescile itirazı üzerine başvurunun reddine karar verilir. İltibasın tespitinde, markaların farklılığından ziyade benzer kısımlarının değerlendirilmesi önemlidir. Marka hakkının ihlalinden söz edebilmek için, iltibas tehlikesi gerekli ve yeterlidir. Bu ihtimalin gerçekleşebilir olması önemlidir. Bunun tespitinde ortalama alıcılar dikkate alınacaktır. Somut olayda taraf markaları dikkate alındığında ‘BEYAZ’ ibareleri itibariyle benzedikleri tartışmasızdır. Her ne kadar davalı şirketin tescilini istediği markada ‘BAHÇIVAN’ ibaresi ön plana çıkarılacak şekilde yerleştirilmiş ise de ‘BEYAZ’ kısmının da markanın asli unsuru olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. Davacının müstakil olarak ‘BEYAZ’ ibareli markası olduğu gibi diğer markalarında da anılan ibare asli unsur olarak yer almıştır. O halde, markalar arasında asli unsurlar itibariyle benzerlik olduğu kabul edilmelidir. En azından, bu benzerliğin ortalama alıcılar arasında markaların sahibi firmalar arasında irtibat olduğu sonucunu doğurabilecek nitelikte bulunduğu benimsenmelidir. Bu durum karşısında, markalar arasında 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunduğu kabul edilerek değerlendirme yapılması gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.