11. Hukuk Dairesi 2021/8574 E. , 2023/2691 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1455 Esas, 2021/1561Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Yerköy Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2019/296 E., 2021/56 K. Taraflar arasındaki şirkete kayyım atanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından i
**11. Hukuk Dairesi 2021/8574 E. , 2023/2691 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1455 Esas, 2021/1561Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Yerköy Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2019/296 E., 2021/56 K. Taraflar arasındaki şirkete kayyım atanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıların kayyım atanması istenilen şirketin müteveffa ortaklarının mirasçıları olduğunu, davacılardan ...'ın ve davalıların da şirket ortağı olduklarını, müteveffa ortakların 2019 yılında öldürüldüğünü ve davalı ...'ın bu sebeple yargılandığını, bu hadiseden dolayı ortaklar arasında menfaat çatışmalarının olduğunu, şirketin yönetilemez halde olduğunu, davalı ...'ın şirket adına kayıtlı taşınmazları ve aracı kimseye sormadan, karar alınmadan 3. kişilere devrettiğini ve bedellerinin şirket hesaplarına aktarılmadığını, şirketi temsil yetkisi olan ...'ın şirket aleyhine açılmış davaları takipsiz bıraktığını, şirketin müşterilerini arayarak alacak tahsili yapmaya çalıştığını, şirket ortaklarını zarara uğratma kastı ile hareket ettiğini, şirketi temsil ve yönetim hakkını kötüye kullandığını ileri sürerek şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; derdestlik itirazlarının olduğunu, dava şirkete yöneltilmediğinden taraf teşkilinin sağlanmadığını, ortaklar arasındaki uyuşmazlıkların kayyım atanmasını gerektirmediğini, ... hakkındaki davanın henüz sonuçlanmadığını, davalı ...'ın şirket taşınmazlarını şirketten olan alacağı sebebi ile sattığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile işbu davanın konusunun haklı nedenle şirket müdürünün azli davası olduğu, davalının derdestlik itirazına konu 2019/287 E. sayılı dosyada ise çek iptali ile şirkete kayyım atanması talebinin birlikte ileri sürüldüğü ve kayyım atanması talebinin çek iptali davasından ayrılarak 2019/292 esasına kaydedilmişse de davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğinden (KESİNLEŞME GÖRÜLMEDİ) derdestlik itirazının yerinde olmadığı, Yerköy Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/4 E. sayılı dosyasında müştekisi ..., sanığı ... iftira suçundan dolayı derdest davanın bulunduğu, yine Yerköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/1541 soruşturma sayılı dosyasında müşteki YP Yıldırım Plastik ve Sanayi Ltd. Şti. adına ... ve ... tarafından şüphelisi ... hakkında hırsızlık ve dolandırıcılık suçlarından şüphelinin cezalandırılması talepli dosyanın derdest olduğu, Yozgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/525 E. sayılı dosyasında davalı ...'ın babası ve YP Yıldırım Plastik Şirketinin %20 hisse ile ortağı olan ... hakkında davacılar murislerini kasten öldürme suçundan mahkumiyet kararı verildiği, ... tarafından dava dışı ... ve ...'ya satışı yapılan şirket taşınmazları ile ilgili olarak muvazaa iddiasıyla açılan tapu iptal tescil davalarının davalılarının davaları kabul ettikleri ve kararların kesinleştiği, bilirkişi raporunda şirketteki ürün, hammadde ve makinalarda bir eksilmenin olmadığı yönünde görüş bildirildiği, Mahkemenin 2020/186 E. sayılı dosyasında davacıları ... ve ... davalıları ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... olan davada, davacılar vekilinin ortaklar arasında güven ilişkisinin zedelendiği, aile şirketi ortakları arasında ailevi problemler bulunması sebebiyle ortaklık ilişkisinin çekilemez hale geldiği, taraflar arasında ciddi anlaşmazlıklar çıktığı, şirketin ortaklarla bir araya gelinemediğinden dolayı çalışamaz durumda olduğu, bu nedenle şirketin amacını gerçekleştirmesine imkan kalmadığını belirterek şirketin haklı nedenle feshini talep ettiği, Mahkemenin 2019/495 E. sayılı dosyasında da davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... tarafından davalı ... Plastik Limited Şirketine karşı açılan şirketin feshi ve tasfiyesi talepli davanın bu dava ile birleştirildiği, asıl ve birleşen davanın yargılamasında şirkete yönetim kayyımı atandığı, davacılar murislerinin ölümünden sonra taraflar arasında ciddi ailevi problemlerin başladığı, bu problemlerin şirketin iş ve işleyişine de yansıdığı, taraflar arasında hukuk ve ceza davalarının bulunduğu, Mahkemenin 2020/186 E. sayılı dosyasında bu davanın davalıları tarafından ortaklar arasında güven ilişkisinin zedelendiğini, şirketin aile şirketi olduğunu ancak şirket ortakları arasında ailevi problemler bulunması sebebiyle ortaklık ilişkisinin çekilemez hale geldiği, taraflar arasında ciddi anlaşmazlıklar bulunduğunun beyan edildiği, davacılar tarafından da birleşen dosyada şirketin feshinin talep edildiği ve şirketin devamı yönünde iradelerinin bulunmadığı, sayılan sebeplerle ...'ın şirket müdürü olarak görevine devamı halinde taraflar arasındaki husumetin daha da derinleşeceğinin anlaşıldığı, davalı ... tarafından dava dışı ... ve ... isimli şahıslara tapuda satışı ve devri yapılan şirkete ait taşınmazların devrinin muvazaalı olduğu iddiası ile açılan davada, davalılar tarafından davanın kabul edilmesi ve mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda ticari defterlere taşınmazların devir bedellerinin kaydedilmemiş olması birlikte değerlendirildiğinde davalı şirket temsilcisi tarafından şirket malvarlığının usulsüz şekilde azaltılması eyleminin gerçekleştirdiği, her ne kadar davalı cevap dilekçesi ile devri yapılan taşınmazların davalı ...'ın şirketten olan alacağına karşılık devredildiği iddia edilmiş ise de gerek açılan tapu iptal tescil davalarında davalıların davayı kabulü gerekse iddia edilen alacağın kaynağı ve miktarı konusunda dosyaya herhangi bir bilgi ve belge sunulmaması ve bilirkişi tespitleri nedeniyle davalı vekilinin bu savunmasına itibar edilmediği, şirket müdürü ve ortağı olan ... ile davacı ortak ve müteveffa ortakların mirasçıları arasında güven ilişkisinin sarsıldığı, taraflar arasında geçimsizlik bulunduğu, bu halde şirket müdürünün 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 627 nci maddesi ile getirilen ortaklara eşit işlem yapma yükümlülüğünü yerine getireceğine dair tereddütlerin oluşacağı, ...'ın şirkete ait taşımazları muvazaalı olarak devretmekle şirkete karşı özen yükümlülüğünü ihlal ettiği ve tüm bu hususların şirket müdürünün azli için haklı neden oluşturduğu davalı ...'ın şirkette müdürlük ve temsil yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı ...'ın Yerköy Ticaret Sicil Müdürlüğünün (2234) sicil numarasında kayıtlı, ...'nin müdürlüğünden 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca haklı sebeple azline, davalı ... yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ...'ın şirket müdürü olması ve şirket müdürünün azlinin doğrudan şirket yönetimini etkileyecek olması sebebiyle şirketin tüm hissedarlarının davadan haberdar olmasının yasa gereği olduğunu, dolayısıyla bu dosya kapsamında verilecek kararın hissedar ...'ı da etkileyecek olması ve taraf teşkilinin sağlanması için ... da davada taraf olarak gösterildiğini, bu sebeple ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle ret kararı verilse dahi ... lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönü ile kaldırılmasını istemiştir. 2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddedilen kısmına yönelik itirazlarının olmadığını, işbu davadan evvel açılmış kayyım atanması talepli davadan dolayı ileri sürdükleri derdestlik itirazlarının değerlendirilmediğini, dava şirkete yöneltilmediğinden taraf teşkilinin sağlanmadığını, şirket kayıtları incelenmek suretiyle alınan bilirkişi raporlarında davalı müvekkilin şirketi zarara uğratıcı eylemine rastlanılmadığı tespit edilmesine rağmen Mahkemece hiçbir somut gerekçe gösterilmeden davanın kabulüne karar verildiğini, kararda raporların dikkate alınmadığını, davacıların kötü niyetle hareket ederek açtıkları davalardan dolayı şirketin üretim faaliyetlerinin durdurulduğunu, davacıların haksız iddiaları nedeniyle hem şirketin itibarının zedelendiğini hem de şirketin büyük maddi kayıplara uğraması sebebi ile müvekkili davalı tarafından şirkete para akışı sağlayabilmek ve şirketin borçlarını ödeyebilmek için şirket taşınmazlarının satışının yapıldığını ileri sürerek davalı ... yönünden verilen kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu limited şirketin tüm ortak ve yetkililerinin veya mirasçılarının davada taraf olduğu, her ne kadar somut olayda husumetin şirkete yöneltilmesi gerekmekte ise de ilgili şirketin tüm ortaklarının taraf olduğu davalarda ayrıca tüzel kişiliğin de hasım gösterilmemesinin sonuca etkili bulunmadığı, özellikle somut uyuşmazlıkta olduğu gibi limited şirketteki tüm ortakların davada taraf olması halinde davanın şirkete karşı açıldığının ve davada şirketin de temsil edildiğinin kabulünün gerekeceği, davanın şirket müdürünün azli istemine ilişkin olduğu, davalı gösterilen ...'ın şirket yetkilisi olmaması nedeniyle bu davalı aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde ve lehine maktu vekâlet ücretine hükmolunmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, kararın hukuka uygun olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf aşamasında ileri sürdüğü itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı ... lehine verilen vekâlet ücreti yönünden bozulmasını istemiştir. 2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf mahkemesi kararının gerekçesiz olduğunu belirtmiş ve istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı ... yönünden bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Şirket ortakları arasındaki menfaat çatışmaları ve şirket müdürünün temsil ve yönetim yetkisini kötüye kullandığı iddiasıyla şirkete kayyım atanması talebine ilişkidir. 2. İlgili Hukuk 6102 sayılı Kanun'un 627 ve 630 uncu maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gerek hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dava, şirket müdürünün azli ve şirkete kayyum tayini istemine ilişkindir. Azil davasında husumetin, azli istenen şirket müdürü ile şirkete yöneltilmesi gerektiği Dairenin yerleşik uygulaması gereği olup somut uyuşmazlıkta dava, şirkete yöneltilmemekle birlikte ortaklardan ...'a da husumet tevcihi suretiyle tüm ortaklar davaya katılmışlar ve bu şekilde davada şirketi temsilen ortakların katılımı suretiyle taraf teşkili sağlanmıştır. Dava dilekçesinde, davalı ... ile ilgili başkaca somut bir talep bulunmadığından adı geçen davalının taraf gösterilmesi, şirket ortağı olması nedenine yönelik bulunduğundan davacıların temyiz sebebine göre, davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalılar vekilinin tüm, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm kısmındaki (9) no.lu fıkranın çıkarılarak kararın bu hali ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacılara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.