T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1322 KARAR NO : 2026/417 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 07/05/2025 NUMARASI : 2024/294 E. - 2025/172 K. DAVANIN KONUSU : Marka Hükümsüzlüğü, Menfi Tespit, Marka Tecavüzü önlenmesi Taraflar aras…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1322 KARAR NO : 2026/417 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 07/05/2025 NUMARASI : 2024/294 E. - 2025/172 K. DAVANIN KONUSU : Marka Hükümsüzlüğü, Menfi Tespit, Marka Tecavüzü önlenmesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 07/05/2025 Tarih ve 2024/294 Esas - 2025/172 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin "..." markası altında uzun yıllardan bu yana esas olarak “online pazaryeri sağlama hizmetleri" ile "müşterilerin malları görmesi ve satın alması için çeşitli malların dijital ortamda bir araya getirilmesi hizmetleri” sunduğunu, 21.05.2002 tarihinde tahsisi yapılan https://www...com/ adlı alan adının Aralık 2023 tarihinde müvekkili şirkete tahsis edildiğini, bu tarihten önce dijital ortamdaki kullanımların, 20.02.2021 tarihinde adına tahsis edilen http://....com/ alan adlı internet sitesinde gerçekleştirildiğini, Aralık 2023 tarihinden sonra ise ....com.tr alan adlı internet sitesinden yürütülmeye devam olunduğunu, müvekkilinin 26/11/2021 tarihinde tahsis olunup kamuya açılan https://... ve 31/12/2021 tarihinde tahsis olunup kamuya açılan https://..... uzantılı mobil uygulamalarının da bulunduğunu, 09/02/2022 tarihinde instagram hesabı, 22/08/2022 tarihinde youtube kanalı alınarak tanıtımların sürdürüldüğünü, bu süreçte "..." ibaresinin tescilsiz olarak kullanıldığını, ancak 6769 sayılı SMK m.6/3 ve 6100 sayılı TTK m. 54,55 hükümleri uyarınca koruma altında bulunduğunu, davalı ...’ın, "..." ibareli markayı 35, 41, 42 ve 43. sınıf hizmetleri içeren 03/04/2020 gün ve 2020/38332 sayı ile adına tescil ettirdiğini, müvekkili şirketin Kadıköy 27. Noterliği’ nin 06/10/2021 gün ve 14787 yevmiye sayılı işlemiyle onaylanan sözleşmeyle davalı ... adına tescilli "..." ibareli markayı devraldığını, markayı devrinden sonra bu kez davalı şirketin yine "..." ibareli 35/5. sınıftaki “ Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için 1-34.sınıf malların bir araya getirilmesi hizmetlerini (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetlerini içeren 01/08/2022 gün ve 2022/107923 sayılı markayı adına tescil ettirerek kullanmaya başladığını, ardından da müvekkili şirketi arayarak söz konusu markayı kullanmamasını talep ettiğini, davalının açıkça kötüniyetli olduğunu, davalının yedekleme ve şantaj amacıyla hareket ederek diğer sınıflarda tescilli olup 35.sınıfta tescili bulunmayan birçok marka için 35.sınıfı kapsayan marka başvurularında bulunduğunu, müvekkilinin "..." markasını tanınmış hale getirdiğini, SMK'nın 6/3, 6/5 ve 6/9.maddeleri uyarınca davalının 2022/107923 sayılı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesinin gerektiğini ileri sürerek, davalı ... adına tescilli "..." ibareli 35/5. sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için 1-34.sınıf malların bir araya getirilmesi hizmetlerini (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” içeren 2022/107923 sayılı markanın hükümsüzlüğüne, müvekkilinin "..." ibareli marka ile gerçekleştirdiği ticari ve sınai faaliyetin, davalının 2022/107923 sayılı marka tescilinden doğan hakkına tecavüz ve haksız rekabet yaratıp yaratmadığının tespiti ile yaratılan muarazanın giderilmesine, gerçekleşmesi halinde müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yaratacağı kesin olan, davalının "..." ibaresini kullanmak suretiyle yaptığı marka hakkına tecavüz eylemlerinin önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının 2020/38332 nolu "..." markasının 35/1,2,3,4. alt sınıflar bakımından tescilli olduğunu, müvekkilinin 2022/107923 nolu "..." markasının ise 35/5 bakımından tescilli olduğunu, işbu davaya konu olan iki markanın farklı sınıfları kapsadığını, davacının, müvekkili tarafından yapılan marka devrinden önce "..." markasını kullanmadığını, projelere "..." olarak başladığını, ayrıca ilgili markanın 35/5 hizmet sınıfının 31/07/2022 tarihine kadar 2002/19122 numarasıyla dava dışı ... adına kayıtlı olduğunu, davacı yanın dilekçesinde belirttiği mobil uygulaması ve youtube kanalı gibi işlemlerin ise ilgili devirden sonra yapıldığını, 21/05/2002 yılında tahsis edilen www...com adlı alan adının Aralık 2023 tarihine kadar dava dışı bir kişiye ait olup davacı yanın iddia ettiği gibi uzun süredir markayı kullandığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin daha öncesinde de bu sınıfta ... markasının tescili için başvurusunun bulunduğunu ancak başka bir kişi tarafından aynı sınıfta kullanıldığından başvurunun reddedildiğini, bu markanın koruma süresi bittiğinde ise dava konusu 2022/107923 sayılı marka için başvuruda bulunduğunu, davacının kendi telefonuna dahi müvekkilini "... ..." adıyla kaydettiğini, davacı tarafın iddia ettiği gibi kötüniyetli bir durumun söz konusu olmadığını, davacının 35/5.sınıfta "..." markasını kullanma hakkının bulunmadığını, müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının devren aldığı "..." ibareli 2020/38332 tescil sayılı markası ile davalının "..." ibareli 2022/107923 tescil sayılı markası arasında "aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlik" olduğu gibi kapsamında ilişkili ve bağlantılı mal/hizmet olduğundan emtia benzerliğinin oluştuğu, davacının markasında yer alan “alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri.” ile davalının “35. sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için 01. sınıftan 34. sınıfa kadar tüm malların bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)“ şeklindeki hizmetlerin kapsamında yer alan malların elektronik ortamlar yöntemiyle bir araya getirilmesi hizmetleri arasında yakın benzerlik bulunduğu, taraf markalarının benzer tüketici kitlelerine yönelik, benzer ihtiyaçları karşılayan, birbirleri yerine tercih edilebilir, satış ve sunum biçimleri benzer mahiyetteki hizmetleri kapsadıkları, ticaret hayatında bu hizmetlerin genel kaynağının (sağlayıcılarının) ortak olabildiği, bu açıdan taraf marka işaretleri arasında 6769 sayılı SMK 5/1-ç maddesindeki ayniyet ve 6/1 maddesindeki markalar arasında iltibas/karıştırılma riski nedeniyle dava konusu 2022/107923 sayılı marka açısından SMK 25/1. maddedeki hükümsüzlük koşulunun oluştuğu, davalı tarafın 35/01-02-03-04. sınıfları kapsayan (ve ayrıca 41-42-43. sınıflarda) 03/04/2020 tarihinde başvurusunu yapıp 30/10/2020 tarihinde de tescil ettirdiği "..." ibareli markayı 06/10/2021 gün ve 14787 yevmiye sayılı noter devir sözleşmesi ile davacı ... Mobil E-Ticaret ve Teknoloji Anonim Şirketine devretmesine rağmen bu marka ile aynı ibareyi taşıyan yani "..." ibareli 2022/107923 sayılı markayı yine bu sınıflarla ilişkili ve bağlantılı olacak şekilde (35. sınıf 1-34 emtia grubunda) 01/08/2022 tarihinde başvurusunu yapması karşısında daha önceden devir ettiği markayı işlevsiz haline getirme çabasında olduğundan bu durum ise TTK 54-55. madde kapsamında haksız rekabet ve SMK 6/9 madde kapsamında kötüniyetli bir başvuru olarak değerlendirileceğinden dava konusu 2022/107923 sayılı marka açısından SMK 25/1 .nci maddedeki hükümsüzlük koşulunun gerçekleştiği, davalı tarafın 2022 107923 sayı ile tescilli "..." ibareli markasının SMK'nın 6/3.maddesi uyarınca hükümsüzlüğü koşullarının uyuşmazlıkta mevcut olmadığı, davacının, davalı markasının kapsamında bulunan hizmeti de sunması ve davacının müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri için önceki tarihli hak sahipliği veya gerçek hak sahipliğini ispat edememesi nedenleriyle davacının sunduğu hizmetlerden "35. sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler elektronik ortamlar ile sağlanabilir.)" nin davalıya ait 2022/107923 sayı ile tescilli "..." ibareli markanın kapsamında kaldığı, davacının bu kullanımlarının davalının 2022/107923 sayı ile tescilli markasından doğan hakları ihlal ettiği, SMK 154. maddesindeki koşulun davacı lehine oluşmadığı, davalı tarafın "..." şeklinde markasal kullanımlarının içeriğini belirlemeden davalı kullanımlarının davacının markasındaki “35. sınıf: Alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri” kapsamında olup olmadığını, diğer bir deyişle davalı kullanımlarının davacının tescilli markasından doğan hakları ihlal edip etmediğini belirlemenin mümkün olmadığı, öte yandan davacı tarafın kendisinin 35. sınıfta yer alan “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri” için de önceki tarihli hak sahipliği veya gerçek hak sahipliğini ispat edemediği, bu hizmetler için davacının tescilsiz marka hakkından da bahsedilemeyeceği, dava dosyası kapsamında davalının fiili kullanımlarının davacının 2020/38332 sayı ile tescilli "..." ibareli markasından veya tescilsiz önceki tarihli kullanımlarından doğan hakları ihlal ettiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu 2022/107923 sayılı markanın hükümsüzlüğüne, davacının diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece davalının 2022/107923 sayılı sayılı markasının SMK'nın 6/1 ve 6/9.maddelerine istinaden hükümsüzlüğüne karar verildiğini, hükümsüzlük kararı marka başvurusunun yapıldığı tarihten itibaren sonuç doğurduğundan, davalının doğmamış sayılan marka hakkına tecavüzden söz edilemeyeceğini, müvekkili "..." ibaresi üzerinde öncelikli hak sahibi olduğundan, sonraki tarihte gerçekleşen marka tesciline dayanılarak davacının önceden başlayıp devam eden markasal kullanımının engellenmesinin mümkün olmadığını, sundukları delillerin müvekkilinin SMK'nın 6/3.maddesi anlamında gerçek hak sahibi olduğunu ortaya koyduğunu, bu nedenle SMK'nın 154.maddesine dayalı olarak açılan menfi tespit ve muarazanın giderilmesi taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalının fiili kullanımı ile müvekkilinin marka hakkı ihlal edildiğinden tecavüzün önlenmesi taleplerinin kabulünün gerektiğini, davalının "www...com.tr" adresindeki internet sitesinde 35.sınıfın 5.alt sınıfında hizmet sunacağını kamuya duyurmasının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının 2020/38322 sayılı markası ile müvekkilinin 2022/107923 sayılı markasının farklı alt sınıflarda tescilli bulunduğunu, bu nedenle taraf markaları arasında emtia benzerliğinin söz konusu olmadığını, müvekkilinin marka başvuru sürecinin 2019 yılına dayandığını, davacının marka kullanımının 2021 yılında başladığını, öncelikli kullanımın müvekkiline ait olduğunu, kötüniyet iddiasının kabul edilemeyeceğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : 1- Dava, marka hükümsüzlüğü, menfi tespit, marka tecavüzünün önlenmesi istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının, davalıdan devraldığı 2020/38332 sayılı "..." ibareli marka ile davalının 2022/107923 sayılı "..." ibareli markası arasında asli unsurlarının ortaklığı nedeniyle görsel, işitsel ve kavramsal yönlerden benzerlik bulunduğu gibi davacının markasının kapsamındaki 35.sınıf “alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri.” ile davalının markasının kapsamındaki 35.sınıfın 5.alt sınıfındaki mağazacılık hizmetleri arasına emtia benzerliği de gerçekleştiğinden, anılan hizmetler yönünden SMK'nın 6/1.maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, bunun yanında davalının 2020/38332 sayılı markayı 06/10/2021 tarihinde davacıya devrettikten sonra, 01/08/2022 tarihinde 2022/107923 sayılı marka başvurusunda bulunmasının, daha önceden devir ettiği markayı işlevsiz hale getirme amacıyla SMK'nın 6/9.maddesi uyarınca kötüniyetle yapıldığı, kötüniyet bölünemeyeceğinden mahkemece dava konusu 2022/107923 sayılı davalı markasının tümüyle hükümsüz kılınmasının yerinde bulunduğu, davacı lehine SMK'nın 6/3.maddesi uyarınca öncelikli hak sahipliği koşullarının kanıtlanamadığı, yine davalı tarafın "..." ibaresini markasal olarak kullandığının dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediğinden, mahkemece davalının marka hakkına tecavüz eylemlerinin önlenmesine dair davacı talebinin reddedilmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı, davacı tarafça sunulan ve davalıya ait olduğu bildirilen instagram durum görselinden ibaret bir fotoğrafın da bu kapsamda marka hakkına tecavüz olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. 2- Ancak, 6769 sayılı SMK'nın 154.maddesinde; "Menfaati olan herkes, Türkiye’de giriştiği veya girişeceği ticari veya sınai faaliyetin ya da bu amaçla yapmış olduğu ciddi ve fiili girişimlerin sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil edip etmediği hususunda, hak sahibinden görüşlerini bildirmesini talep edebilir. Bu talebin tebliğinden itibaren bir ay içinde cevap verilmemesi veya verilen cevabın menfaat sahibi tarafından kabul edilmemesi hâlinde, menfaat sahibi, hak sahibine karşı fiillerinin tecavüz teşkil etmediğine karar verilmesi talebiyle dava açabilir. Bildirimin yapılmış olması, açılacak davada dava şartı olarak aranmaz. Bu dava, kendisine karşı tecavüz davası açılmış bir kişi tarafından açılamaz." hükmü düzenlenmiş, davacı vekili tarafından bu kapsamda, müvekkilinin "..." ibareli marka ile gerçekleştirdiği ticari ve sınai faaliyetin, davalının 2022/107923 sayılı marka tescilinden doğan hakkına tecavüz yaratıp yaratmadığının tespiti ile yaratılan muarazanın giderilmesi de talep edilmiş, mahkemece davacının sunduğu mağazacılık hizmetlerinin davalıya ait 2022/107923 sayılı "..." ibareli markanın kapsamında kalarak tescilli markasından doğan hakları ihlal ettiği, bu nedenle SMK 154. maddesi şartlarının davacı lehine oluşmadığı gerekçesiyle anılan talebin reddine karar verilmiştir. Ne var ki, davalı adına adına tescilli marka, iltibas ve kötüniyet gerekçesiyle hükümsüz kılınmış olup SMK'nın 27/1. maddesinde, SMK'nın 25. maddesi gereğince markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi hâlinde bu kararın marka başvuru tarihinden itibaren etkili olduğu, markaya bu Kanunla sağlanan korumanın hiç doğmamış sayılacağı düzenlendiğinden, davacının fiili markasal kullanımlarının, davalının hükümsüz kılınan markasına karşı tecavüz teşkil ettiği de kabul edilemez. Bu nedenle mahkemece, davacının SMK'nın 154/1.maddesinden kaynaklanan menfi tespit talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusu kabul edilerek, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 07/05/2025 gün ve 2024/294 Esas - 2025/172 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın KISMEN KABULÜNE, 4-Dava konusu 2022/107923 Sayılı markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, sicilden terkin edilmesine, karar kesinleştiğinde Türk Patent Kurumuna müzekkere yazılmasına, 5-SMK'nın 154.maddesi uyarınca davacının "..." ibareli markayla gerçekleştirdiği ticari ve sınai faaliyetin davalıya ait 2022/107923 sayılı marka tescilinden doğan haklara tecavüz teşkil etmediğinin tespitine, muarazanın bu şekilde giderilmesine, 6- Fazlaya ilişkin talebin reddine, 7-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının, davacıdan peşin olarak alınan 1.282,80-TL karar ve ilam harcından mahsubu ile 550,80 TL karar ve ilam harcı ile fazla yatırılan 855,20 TL başvuru harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 8-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 16.000,00-TL bilirkişi ücreti, 362,00-TL tebligat ve posta masrafı, istinaf aşamasında yapılan 60,00-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf kanun yoluna başvurma harcı olan 1.683,10-TL'den oluşan toplam 18.105,10-TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranı takdiren 2/3 kabul edilerek, bu orana tekabül eden 12.070,06-TL'ye, 427,60-TL peşin harç, 427,60-TL başvurma harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 12.925,26-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 11-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 285,00-TL posta masrafı ile 1.683,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 1.968,10-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına tekabül eden 656,03-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 12-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 13-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 615,40-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 14-Davalıdan alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 15-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/02/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/02/2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...