11. Hukuk Dairesi 2015/3660 E. , 2015/11733 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10.06.2014 tarih ve 2014/1-2014/372 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tu…
**11. Hukuk Dairesi 2015/3660 E. , 2015/11733 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10.06.2014 tarih ve 2014/1-2014/372 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili asıl ve birleşen davalarda, müvekkillerinin ....'nin %40 paya sahip ortakları olduğunu, 17.09.2003 tarihinde şirketin tasfiyesine davalı ...'nin tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiğini, 09.01.2007 tarihinde ise son ve kati bilançonun görüşülmesi için ortaklar kurulunun toplandığını, müvekkillerinin davalı ...'in ödediği iddia edilen kira ve muhasebe ücretlerine itiraz ederek muhalefetlerini koyduklarını, ancak tutanağın 09.07.2007 tarihinde tanzim edildiğini, bu durumu tutanağa attıkları imzada şerh düştüklerini ileri sürerek, ortaklar kurulunda alınan kararların iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı ... mirasçıları vekili, davanın süresinde açılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ..., ortaklar kurulu toplantısının 09.01.2007 tarihinde yapıldığını, tutanağın ise 09.07.2007 tarihinde tanzim edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; bozmadan önce alınan bilirkişi raporlarında ve davacının da kabulünde olduğu üzere davada tasfiye döneminden önceki döneme ilişkin olarak şirketin genel merkezi olarak görülen yerin aslında başka kişilerce kiralanmış ve kullanılıyor olmasına rağmen bu yer için kira ödenmeye devam edildiği iddiasına dayalı olup, tasfiye sürecinde tasfiye memurunun yapılan işlemlerden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı iddia edilen ödemelerin tutarı ve belgelerinin açıklanmadığı, tasfiye süreci içinde tasfiye memurunca herhangi bir kira gideri veya muhasebeci ücreti ödenmediği, ortaklar kurulu kararının ana sözleşmeye ve iyi niyet kuralına aykırı olmadığı, bu haliyle iptal koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava, ortaklar kurulu kararının iptali istemine ilişkin olup, davacılar asıl ve birleşen davada ortaklar kurulunun tasfiye bilançosunu kabul kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüşler, mahkemece davanın reddine dair verilen karar Dairemizce bozulmuştur.