7. Hukuk Dairesi 2026/704 E. , 2026/890 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3523 E., 2025/2907 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/449 E., 2022/356 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından ha…
7. Hukuk Dairesi 2026/704 E. , 2026/890 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3523 E., 2025/2907 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/449 E., 2022/356 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının maliki olduğu 1 17... parsel sayılı taşınmazın ana yola çıkışı olmadığını ileri sürerek taşınmaz lehine davalılara ait 69, 77, 78, 75... parsel sayılı taşınmazlar üzerinden üç metre genişliğinde geçit hakkı tanınmasını ve bu hakkın sürekli bir irtifak hakkı olarak tapuya tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı taraflar ayrı ayrı sundukları cevap dilekçelerinde; davacının dava konusu taşınmazın etrafındaki diğer taşınmazların da maliki olduğunu, bu taşınmazların dava konusu tarla ile birlikte ana yola bitişik olduğunu, davacının geçit ihtiyacı bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “davacının kendi parselleri üzerinden üçüncü kişilere ait taşınmazlardan geçit verilmeksizin yola ulaşabildiği, dava açmakta hukuki yararı olmadığı” gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkeme tarafından sundukları mazeretin kabulüne karar verilmesine rağmen dosyanın karara çıkarılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, izlenen yargılama yönteminin hatalı olduğu, son söz söyleme hakkının ellerinden alındığı ve esasa ilişkin değerlendirmenin hatalı olduğu itirazlarını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, geçit hakkı tesisi istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Tahkikatın sona ermesi” başlıklı 184. maddesinde “(1) Hâkim, tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan delilleri inceledikten sonra, duruşmada hazır bulunan taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verir. (2) Mahkeme tarafların tahkikatın tümü hakkındaki açıklamalarından sonra, tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığını görürse, tahkikatın bittiğini taraflara tefhim eder.” şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Aynı Kanun’un “Sözlü yargılama” başlıklı 186. maddesi ise “(1)(Değişik:22/7/2020-7251/20 md.)Mahkeme, tahkikatın bittiğini tefhim ettikten sonra aynı duruşmada sözlü yargılama aşamasına geçer. Bu durumda taraflardan birinin talebi üzerine duruşma iki haftadan az olmamak üzere ertelenir. Hazır bulunsun veya bulunmasın sözlü yargılama için taraflara ayrıca davetiye gönderilmez. (2) Sözlü yargılamada mahkeme, taraflara son sözlerini sorar ve hükmünü verir.(Ek cümle:22/7/2020-7251/20 md.)Şu kadar ki, 150 nci madde hükmü saklıdır.” şeklinde düzenlenmiştir. 6100 sayılı Kanun’un “Hukuki dinlenilme hakkı” başlıklı 27. maddesinde ise “(1) Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. (2) Bu hak; a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, b) Açıklama ve ispat hakkını, c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir.” şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Somut olayda; davacı vekilinin 10.06.2022 tarihli celse yönünden mesleki mazeret dilekçesi sunduğu, İlk Derece Mahkemesince mazereti kabul edilmesine rağmen aynı celsede hüküm tesis edildiği, bu nedenle davacının hukuki dinlenilme hakkının ihlâl edildiği anlaşıldığından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.