11. Hukuk Dairesi 2008/11947 E. , 2010/2820 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 12.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.06.2008 tarih ve 2006/578-2008/281 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tü
**11. Hukuk Dairesi 2008/11947 E. , 2010/2820 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 12.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.06.2008 tarih ve 2006/578-2008/281 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin Moskova’daki CPM/2005 Fuarı ile ilgili olarak fuarın Türkiye katılımını organize eden İstanbul Tekstil konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İTKİB)’ne ait tekstil ürünleri ile davalı şirkete ait stand malzemelerinin İstanbul-Moskova-İstanbul taşıması işini üstlendiğini, bunun yanında anılan malların gümrükleme, yükleme ve boşaltma işleri ile boş ve dolu kolilerin depolanması vs. tüm işlemlerin de müvekkilince yapılacağının kararlaştırıldığını, davalının dolu koli depolama masraflarıyla ilgili (4.400)Euro tutarındaki fatura ile gümrükleme ve tercüme masraflarıyla ilgili (1.849,86)Euro tutarındaki faturanın ödenmemesi üzerine girişilen icra takibinin, davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve %40 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığını, davanın asıl muhatabının İTKİB olduğunu, dava konusu faturaların bu nedenle süresi içinde davacıya iade edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının dayandığı (1.849,86)Euro bedelli faturanın davalının da defterlerinde kayıtlı bulunduğu, taşıma sözleşmesinin davacı ile dava dışı İTKİB arasında yapıldığı, ancak taşıma işi dışında davacı tarafından davalıya ait emteaların gümrükleme ve tercüme işlemlerinin ve dolu koli depolama işlemlerinin de yapıldığı konusunda bir uyuşmazlık bulunmadığı, bu işlemlerindavalı yararına yapıldığı, bu nedenle davacının (1.849,86)Euro tutarlı fatura bedelini BK’nun 410, 415. maddeleri uyarınca, diğer fatura bedelini de BK’nun 413. maddesi uyarınca davalıdan talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının itirazının iptali ile takibin (6.249,86)Euro üzerinden devamına, %40 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Davacı vekili, müvekkilinin Moskova’daki CPM/2005 Fuarı ile ilgili olarak fuarın Türkiye katılımını organize eden İstanbul Tekstil konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İTKİB)’ne ait tekstil ürünleri ile davalı şirkete ait stand malzemelerinin İstanbul-Moskova-İstanbul taşıması işini üstlendiğini, bunun yanında anılan malların gümrükleme, yükleme ve boşaltma işleri ile boş ve dolu kolilerin depolanması vs. tüm işlemlerin de müvekkilince yapılacağının kararlaştırıldığını, davalının dolu koli depolama masraflarıyla ilgili (4.400)Euro tutarındaki fatura ile gümrükleme ve tercüme masraflarıyla ilgili (1.849,86)Euro tutarındaki faturanın ödenmemesi üzerine girişilen icra takibinin, davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve %40 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığını, davanın asıl muhatabının İTKİB olduğunu, dava konusu faturaların bu nedenle süresi içinde davacıya iade edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının dayandığı (1.849,86)Euro bedelli faturanın davalının da defterlerinde kayıtlı bulunduğu, taşıma sözleşmesinin davacı ile dava dışı İTKİB arasında yapıldığı, ancak taşıma işi dışında davacı tarafından davalıya ait emteaların gümrükleme ve tercüme işlemlerinin ve dolu koli depolama işlemlerinin de yapıldığı konusunda bir uyuşmazlık bulunmadığı, bu işlemlerin davalı yararına yapıldığı, bu nedenle davacının (1.849,86)Euro tutarlı fatura bedelini BK’nun 410, 415. maddeleri uyarınca, diğer fatura bedelini de BK’nun 413. maddesi uyarınca davalıdan talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının itirazının iptali ile takibin (6.249,86)Euro üzerinden devamına, %40 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Ancak, dava davacı tarafından yapıldığı ileri sürülen dolu koli depolama masrafları ile gümrükleme ve tercüme masraflarının tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Her ne kadar mahkemece davalının davacı tarafından düzenlenen gümrükleme ve tercüme masraflarına ilişkin (1.849,86) Euro tutarlı faturayı ticari defterlerine kaydetmek suretiyle bu masrafları benimsediği gerekçesiyle anılan hizmet bedeli yönünden davacı istemlerinin kabulünde bir isabetsizlik yok ise de, davacının dolu koli depolama masraflarına ilişkin faturasının davalı defterlerine kayıtlı olmaması karşısında davacının bu talebi yönünden de aynı sonuca varılması mümkün değildir. Zira davacı ile davalı arasında bir taşıma sözleşmesinin olmadığı, davalının stant malzemelerinin davacı ile dava dışı İstanbul Tekstil Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İTKİB) arasında yapılan taşıma sözleşmesi kapsamında taşındığı konusunda taraflar arasında bir uyuşmalık bulunmamaktadır. Davalı vekili ise, müvekkili ile davacı arasında, müvekkiline ait malların depolanmasına dair herhangi bir ilişki olduğunu kabul etmemektedir. Bu durumda mahkemece davalının malzemelerinin davacı tarafından gerçekten depolanıp depolanmadığının araştırılması, depolandığı sonucuna varılması halinde ise bu konuda davacı ile davalı veya her iki taraf ile İTKİB. arasında nasıl bir ilişki bulunduğunun ve buna göre anılan depolama giderinden kimin sorumlu olduğunun belirlenmesi, daha sonra da bu depolama ücretinin nasıl tespit edildiğinin ve neye göre ücretlendirildiğinin açıklığa kavuşturulması gereklidir. Ayrıca mahkemece konunun özel ve teknik bir bilgiyi gerektirdiği düşünülerek bilirkişi incelemesi yaptırıldığı ve anılan bilirkişi heyetince dolu koli depolama masraflarına ilişkin davacı talebinden davalının sorumlu tutulamayacağı bildirildiği halde mahkemece aksine bir sonuca varılmış, ancak bu sonucun gerekçeleri de karar yerinde yeterince açıklanmamıştır. Bu durum karşısında mahkemece, davacının dolu koli depolama masraflarına ilişkin talebi yönünden yukarıda açıklanan şekilde inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.