İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Dubai merkezli bir şirket olduğunu, ... projeleri satın almak için ... A.Ş. ile sözleşme imzaladıklarını, sözleşme bedelinin yarısı olan 114.404,00 USD tu…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/977 KARAR NO : 2025/2050 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/03/2022 NUMARASI : 2021/968 Esas - 2022/210 Karar DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Tazminat) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Dubai merkezli bir şirket olduğunu, ... projeleri satın almak için ... A.Ş. ile sözleşme imzaladıklarını, sözleşme bedelinin yarısı olan 114.404,00 USD tutarın firma hesabına yatırıldığını, ancak şirket ile kurulan irtibat neticesinde paranın şirket hesabına geçmediğini, oluşturulan sahte ağ üzerinden davacıya gönderilen sahte belgeler ile davacının dolandırıldığının anlaşıldığını, davacıyı dolandıran şahıslar hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundukları, yasalar olmayan yollarla şüpheliler hesabına yatan parayı hiçbir zorlukla karşılaşmadan rahatlıkla çekilmesinden dolayı gerekli dikkat ve özeni göstermeyen davalı bankanın kusurlu olduğu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla şimdilik 5.000,00 TL tazminatın avans faiziyle birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin yabancı şirket olup teminat göstermesi gerektiğini, husumetin hatalı olarak kendilerinin gösterildiğini, dava dışı ...Firmasının Ticaret Sicilini kayıtlı bir firma olduğu ve bu sebeple davalı banka tarafından hesap açılırken gerekli dikkat ve özenin gösterildiğini, dava dışı ... ...'ın gönderilen tutarı başka bankada bulunan hesabına gönderdiğini, şubeden çekilen herhangi bir tutar olmadığını, davacı tarafın hiç bir sorgulama yapmadan kendisine e-maille gönderilen hesaba ödeme yapması sebebi ile kendisinin kusurlu olduğunu, davacı swift işlemi yaparken alıcı ismi yerine dava dışı ... ...'ın yazıldığını, ... yerine başka bir firmaya ödeme yapmasının sorgulanmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, açıkladığı bu sebeplerden dolayı haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Söz konusu hesaba gelen swift ödemesinin 20.06.2017 tarihinde ... bankası üzerinden ... ... ... ... firması tarafından gönderildiği, ...İzalasyon ... ... firması tarafından söz konusu 114.354,23 USD nin Cep şubesinden döviz satışı yapılarak ... İnş. İzalosyan ... ... ... İthalatı firmasına ait ... ... IBAN numaralı hesaba gönderildiği, söz konusu hesaptan cep şube ile toplamda 400.000,00 TL yine aynı firmanın başka bankada bulunan hesaplarına EFT yapıldığı Görülmüştür. Davaya konu para transferi ve davacının yaşamış olduğu dolandırıcılık olayına ilişkin olarak davalı bankanın herhangi bir sorumluluğundan bahsedilemeyeceği, meydana gelen olayın tamamiyle davacı kaynaklı güvenlik zafiyetleri nedeniyle ortaya çıkmış olduğu, Davalı ... Bankasının hesap açılışı sırasında üzerine düşen sorumlulukları yerine getirdiği, ortada davalı bankanın sorumluluğuna müracaat edilmesine neden olabilecek bir internet yahut cep şube gibi yollarla bir suiistimalin de saptanamadığı, yaşanan dolandırıcılık olayı dolayısıyla davalı banka üzerinden gönderilen bedeli kullanan ve dolayısıyla fayda sağlayan; davalılar ... İzolasyon ve ... olduğundan ve davalının başka banka hesabına gönderilmesinin önlenmesine ilişkin tedbir alma yükümlülüğü bulunmadığından kendi üstüne düşen dikkat ve özene aykırı hareket etmeyen davalı bankanın davacının zararının oluşmasında kusurun bulunmadığı kanaatine varılarak davanın reddine,..." karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava açılırken ve yargılama sırasında ileri sürülen hususların bilirkişi raporlarında ve kararın gerekçesinde yeterli şekilde irdelenmediğini, bilirkişi heyetinin oluşumuna, heyette hukukçu üye bulunmasına ve bilirkişilerin yeteri kadar donanımlı olmadıkları hususlarına yönelik beyanlarının mahkemece dikkate alınmadığını, transfer edilen paranın son derece hızlı bir şekilde telefon bankacılığı yoluyla sistem dışına çıkartılmasına adeta göz yumulduğunu, mahkeme kararında olayın basit bir havale işlemi olarak vasıflandırıldığını, bankacılık mevzuat ve uygulamalarına kamu düzeni amacıyla getirilen kural ve yükümlülüklerin göz ardı edilmesi sonucu oluşturulan mahkeme kararına katılmadıklarını, "müşteri hesabının ilk hareketleri ilke olarak ve ihtiyaten şüpheli olarak kabul edilmeli ve bu hesap hareketleri için azami dikkat sarf edilmesi gerektiği" hususunda bankalara getirilen yükümlülük ve uygulanması gereken kuralların davalı banka tarafından ihlal edildiğini, mahkemenin yetersiz bilirkişi raporunu benimseyerek davayı reddetmiş olmasının hukuka, usule ve bankacılık uygulama ve teamüllerine uygun düşmediğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını, davalı bankanın ortak kusuru nedeniyle, davacının uğradığı 114.404,23 USD zararın şimdilik 5.000,00 TL'lik kısmının, TCMB. avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava; davacı şirketin dolandırılmak suretiyle dava dışı şirkete yaptığı para transferi nedeniyle uğranılan zararın davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olup, karara karşı davacı vekili tarafından yukarıdaki gerekçeler ile istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davacı tarafça dava dışı şirket hesabına yapılan para transferinde davalı bankanın davacıya karşı sorumlu olup olmadığı noktasındadır.Davacı tarafından davalı ... ...'a 19.06.2017 tarihinde 114.354,23 USD gönderilmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davacı ile dava dışı ... A.Ş. Arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu hususu bilgisinin dolandırıcılar tarafından elde edildikten sonra, dava dışı ... Enerji'nin kurumsal e-posta adresinin dolandırıcılar tarafından ... Enerji'nin e- posta adresi uzantısı olan ''....com.tr '' ye benzer uzantılar olan ''....com.tr'', ''....com'' ve ''....com'' adresleri ile e posta hesabı oluşturulmak suretiyle bu e- posta adresleri üzerinden davacı ile iletişime geçilerek yapılacak ödeme bedelinin davalı ... ...'a gönderilmesi sağlanarak, dava dışı ... ...'a 19.06.2017 tarihinde 114.354,23 USD para transferi yapıldığını, dolandırıcılar tarafından oluşturulan ve dava dışı ... Enerji isimli firmanın kurumsal e-posta uzantısı ile ilk bakışta ayırt edilemeyecek şekilde benzer olan adresler üzerinden gelen e-postalar, davacı personel ve yetkilileri tarafından dava dışı ... Enerji isimli firma tarafından gönderildiği düşünülerek, yapılacak olan ödeme e-posta içeriğinde belirtilen hesap numarasına gerçekleştirildiği, davacının ödemenin davalı ... ...'a gerçekleştirilmesi hususunda e-posta yazışması dışında bir teyit işlemi gerçekleştirmediği, e-posta adresleri her ne kadar ilk bakışta dava dışı ... Enerji isimli firmanın kurumsal e-posta adresleri ile ilk bakışta ayırt edilemeyecek kadar benzer olsa da bu e-posta adreslerinin doğruluğu hususunda özen yükümlülüğünün davacıda olduğu, davaya konu para transferi ve davacının yaşamış olduğu dolandırıcılık olayına ilişkin olarak davalı bankanın herhangi bir sorumluluğundan bahsedilemeyeceği, meydana gelen olayın tamamıyla davacı kaynaklı güvenlik nedeniyle ortaya çıktığı, davalı bankanın hesap açılışı sırasında üzerinden düşen sorumlulukları yerine getirdiği, ortada davalı bankanın sorumluluğuna müracaat edilmesine neden olabilecek bir internet yahut cep şube gibi yollarla bir suistimalin de saptanmadığı tespit edilmiştir.Uyuşmazlığın çözümü için 6098 sayılı TBK 555 vd. maddeleri ile özellikle havale edenin geri alma hakkının düzenlendiği TBK 559 maddesinin uygulanmasını gerektirmektedir.TBK 555 maddesinde "havale, havale edenin, kendi hesabına para, kıymetli evrak ya da diğer bir misli eşyayı havale alıcısına vermek üzere havale ödeyicisini, bunları kendi adına kabul etmek üzere havale alıcısını yetkili kıldığı bir hukuki işlem" olarak tarif edilmiş olup, havaledeki üçlü borç ilişkisinin taraflarını havale eden, havale alıcısı ve havale ödeyicisi oluşturmaktadır.TBK 559/2 maddesinde de, havale ödeyicisinin (davalı banka) havale alıcısına havaleyi kabul ettiğini açıklamadığı sürece havale edenin ona verdiği yetkiyi geri alabileceği öngörülmüştür.Davalı banka, havaleyi kabul ile havale eden tarafından gönderilen parayı havale alıcısının hesabına geçirmiş olmakla, havale konusu para üzerinde tasarruf hakkı havale alıcısına geçmiş olup havale eden, TBK 559/1.maddesi uyarınca havale alıcısına vermiş olduğu yetkiyi geri alabilirse de, davalı havale ödeyicisi bankaya verdiği yetkiyi geri alamayacağından, irade fesadına dayalı dahi olsa iade istemini davalı bankaya karşı ileri süremez. Somut olayda, dava dışı ... Enerji'nin kurumsal e-posta adresinin, dolandırıcılar tarafından sahte olarak taklit edilerek e-posta hesapları oluşturulduğu, bu e-posta adresleri üzerinden davacı ile iletişime geçilerek yapılacak ödeme bedelinin davalı ... ...'a gönderilmesinin sağlandığı, dolandırıcılar tarafından oluşturulan e-posta adresleri her ne kadar ilk bakışta dava dışı ... Enerji isimli firmanın kurumsal e-posta adresi ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olsa da, bu e-posta adreslerinin doğruluğu hususunda özen yükümlülüğünün davacıda olduğu, davacının basiretli tacir gibi davranması gerektiği halde, e-posta adresini doğrulamadan, para transferini dava dışı ... ...'a gönderdiği, davacının kendisi bankaya dava dışı ... ...'ın ismini ve iban numarasını bildirerek, bizzat yaptığı havalede, kendine gelen faturaların, maillerin vs. sahte olmasının bankanın sorumluluğunda olmadığı, davalı bankanın dolandırıcılarla işbirliği içinde olduğuna ilişkin de dosyada bir iddia ve ispat bulunmadığı, davacının kendisine gelen sahte mail ile bu mailde belirtilen dava dışı kişiye para göndermesinde davalı bankaya atfı kabil kusur bulunmadığı, davalı bankanın dava dışı ... ...'a hesap açarken üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirdiği, davacı şirketin kendi iradesi ile dava dışı ... ...'a para transferini yaptığı, söz konusu mail yazışmalarında, sahte olarak düzenlenen fatura ve belgelerde davalının herhangi bir ilgisi olmadığı, aldırılan bilirkişi raporuna göre de davalı bankanın kusurunun bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf isteminin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafında başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/12/2025