12. Hukuk Dairesi 2012/15142 E. , 2012/31543 K. MAHKEMESİ : Malatya 1. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 11/05/2011 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının bozulmasını mutazammın 27.02.2012 tarih, 20411/5199 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup …
**12. Hukuk Dairesi 2012/15142 E. , 2012/31543 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Malatya 1. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 11/05/2011 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının bozulmasını mutazammın 27.02.2012 tarih, 20411/5199 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibinde, borçlu vekili; icra mahkemesine yasal süresinde yaptığı başvurusunda, takibe konu senedin müvekkili tarafından imzalanmadığını, imzanın müvekkiline ait olmadığını, muhtemelen sahte olarak tanzim edilmiş ve kullanılmış olduğunu, borcu olmadığını ileri sürmüştür. Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.12.2010 tarih 2008/294 esas 2010/325 K.sayılı kararı ile S.... G.... ve S.... M.....ç'un dava konusu bonoda sahtecilik suçundan dolayı 5237 sayılı TCK'nun 204/1, 62/1 ve 53 maddeleri ile CMK'nun 231/5 maddesi gereğince bir yıl sekiz ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve kararın icra takip dosyasının alacaklısı olan ciranta S......G.....yönünden 28.01. 2011 tarihinde, lehdar S.... M.....yönünden ise 04.01.2011 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Anılan kararda, “dava konusu senedin takibe konu senet olduğu katılan borçlu M...... K......'ın şikayet tarihinden önce 15-16 yıl önceki bir tarihte dava dışı M......T......'a haricen bir ev sattığı ancak bir engel nedeni ile tapuya ona devir ve teslim edemediği bu alışverişden dolayı doğacak zararına karşılık borçlu kısmına kendi adı ve soyadı ile adresini yazıp alacaklı ve bedel dahil diğer bölümleri boş olarak imzalayıp M...... ......'a verdiği M...... T...'ın teminat olarak kendisine verilen bu senedi 9.000,00 TL olarak doldurup icra yolu ile tahsilini sağlaması için ortak arkadaşları A... S.......ı'ya verdiği A..... S....'nın da senedin icra yolu ile tahsili için dava dosyamızda taraf olmayan 3. bir şahsa verdiği daha sonra M.......T...... ve M...... K.....'ın kendi aralarında belirledikleri bedelle anlaşıp barıştıkları ancak senedin takibe konulduğu senedin alacaklı kısmına S,,,,,, M..... miktar bölümüne 38.000YTL olarak yazılıp 26.05.2005 tanzim 20.08.2005 vade tarihli olarak doldurulup S...... M....tarafından S...... G.....l'e ciro edildiğini S.....G....l'in de söz konusu senedi faizi ile birlikte senedin bedelinin tahsili için 54.500,00 TL olarak icra takibine geçtiği” hususlarının tespit edildiği görülmüştür. Öte yandan borçlu M.......K.....’ın alacaklı Salih Geçgil hakkında Malatya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açtığı menfi tespit davası bu mahkemece 2008/73 Esas ve 2011/309 Karar sayılı 16.03.2011 tarihli kararla kabul edilerek takip dayanağı senet nedeni ile alacaklıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş ve sözkonusu bu karar 14.04.2011 tarihinde kesinleşmiştir. Bu durumda, mahkemece alacaklı aleyhindeki ceza davası dosyasının kesinleşmesinin bekletici mesele yapılması isabetsiz ise de; karar tarihinde maddi anlamda kesin hüküm oluşturan menfi tespit davasının kabulüne yönelik mahkeme kararı ile alacaklı hakkında takibe konu senede ilişkin ve yukarıda belirtilen maddi olguları tespit eden kesinleşmiş ceza mahkumiyetinin varlığı karşısında keşideci borçlunun borca itirazının kabulüne karar verilmesi doğru olup mahkeme kararının onanması gerekirken dairemizce bozulduğu anlaşılmakla borçlunun karar düzeltme isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Borçlunun karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2011/20411 Esas, 2012/5199 Karar Sayılı ve 27.02.2012 günlü bozma kararının kadırılmasına, mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle İİK.'nun 366. ve HUMK.'nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), 21,15 TL onama harcının karar düzeltme isteyenden alınmasına, 05/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.