11. Hukuk Dairesi 2021/8542 E. , 2023/2636 K. "" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1701 Esas, 2021/1395 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/371 E., 2020/202 K. Taraflar arasındaki genel kurul kararının yokluğunun ve pay tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf ed…
**11. Hukuk Dairesi 2021/8542 E. , 2023/2636 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1701 Esas, 2021/1395 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/371 E., 2020/202 K. Taraflar arasındaki genel kurul kararının yokluğunun ve pay tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Kırma-Taş İnşaat Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin uzun süreden beri hissedarı olduğunu, müvekkili ile ... arasında görünüşte gerçek olmayan bir pay devir sözleşmesi akdedildiğini, akabinde Mehmet Trabzon tarafından 07.07.2013 tarihinde sermaye artışına ilişkin olağanüstü genel kurul toplantısı düzenlenerek sermaye artışı yapıldığını, sermayenin 1.550,000 TL'ye çıkarılarak bunun 828.710,92 TL'sinin ...'a devredildiğini, bu kararın 17.07.2013 tarihinde ticaret siciline tescil edildiğini, her ne kadar müvekkili ile ... arasında görünüşte bir pay devri sözleşmesi bulunsa dahi müvekkilinin sermaye artışına ilişkin olağanüstü genel kurul toplantısına çağrılmadığını, bu toplantıya katılmadığını, oy kullanmadığını ve sermaye artışı ve pay devrine ilişkin karara imza atmadığını, 07.07.2013 tarihli sermaye artış kararının yok hükmünde ve batıl olduğunu, artış akabinde ...'a yapılan pay devrininde yok hükmünde olduğunun açık olduğunu, görünüşte yapılan pay devir sözleşmesinin, pay defterine müvekkilinin talebi veya dilekçe olmadan kaydedilerek devir işlemlerinin yapıldığı, yok hükmündeki işlemlere rağmen müvekkilinin payının iade edilmediğini, üstelik müvekkilinin şirket hisse değerinin çok altında kalacak miktarda gerçekte kar payı olan ancak hisse devir bedeli olarak kısmi ödemeler yapıldığını, sırf şirketin o tarihteki değeri dahi 10 milyon Türk Lirasının üstünde olduğunu ileri sürerek davalı şirketin 07.07.2013 tarihli sermaye artışı kararı ile pay devrinin yokluğunun tespitine, davacının davalı şirkette hissesinin bulunup bulunmadığının, hisse devri konusunda herhangi bir belge elde edilir ise bu belgelerin gerçeğe uygun olup olmadığının, hissesi mevcut ise miktarının ve değerinin tespit edilmesine ve bu hususun Ticaret Sicil ile şirket kayıtlarına işlenmesine karar verilmesini talep etmiş, ön inceleme celsesindeki beyanında; dava dilekçesinde sehven genel kurul tarihinin 07.07.2013 olarak belirtildiğini, doğrusunun 07.06.2013 tarihi olduğunu bildirdiği anlaşılmıştır.