6. Ceza Dairesi 2022/1909 E. , 2023/17 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kan
**6. Ceza Dairesi 2022/1909 E. , 2023/17 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/74661 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 116 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. ... 31. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2011 tarihli ve 2010/70 Esas, 2011/254 Karar sayılı kararı ile eylemin yağma suçunu oluşturabileceği, bu nedenle delilleri tartışma yerinin Ağır Ceza Mahkemesi olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiştir. 3. Görevsizlik kararı üzerine ... 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.12.2014 tarihli ve 2013/276 Esas, 2014/449 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesininbirinci ve üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası, nitelikli kasten yaralama suçundan 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4. ... 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.12.2014 tarihli ve 2013/276 Esas, 2014/449 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 07.05.2018 tarihli ve 2015/7681 Esas, 2018/3437 Karar sayılı kararı ile, "soruşturma aşamasına ilişkin evrakın denetime olanak verecek şekilde dosya içerisinde bulunmadığının anlaşılması karşısında; söz konusu eksiklikler tamamlanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması", Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 5. Bozma üzerine ... 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.06.2019 tarihli ve 2018/283 Esas, 2019/325 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası, nitelikli kasten yaralama suçundan 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 6. ... 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.06.2019 tarihli ve 2018/283 Esas, 2019/325 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 15.03.2021 tarihli ve 2020/271 Esas, 2021/4861 Karar sayılı kararı ile nitelikli kasten yaralama suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün onanmasına, nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün, "Yağma suçunun, konutun eklentisi niteliğindeki apartmanın giriş kapısı önünde gerçekleştiği anlaşıldığından; suç tarihi itibariyle olayın gerçekleştiği yerin konutun eklentisi niteliğine sahip olduğu, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 64. maddesi ile yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı TCK'nin 149. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde yer alan mevcut düzenlemede, "konut veya işyerinde" ibaresine yer verilip ayrıca "eklentiden" bahsedilmemesi nedeniyle, suç tarihi itibarıyla aynı Kanunun 148/1. maddesinde düzenlenen yağma suçunun yanında ayrıca 116/1. maddesinde tanımlanan konut dokunulmazlığının ihlâli suçunu oluşturduğu düşünülmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması", Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 7. Bozma üzerine ... 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2021 tarihli ve 2021/171 Esas, 2021/347 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan zamanaşımı nedeniyle düşme, yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 148 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e) bentleri, üçüncü fıkrasının (c) bendi ve 63 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Sanığın beraatine, aksi halde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine, 3. Vesaire, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Mağdur ...'in olay tarihinde diğer mağdur ...'ye ait evde kaldığı, saat 06.00 sıralarında sesler duyduğu, gözünü açtığında sanığı yattığı odanın içinde görerek "hırsız" diye bağırdığı, sanığın mağdur ...'e ait 200,00 TL para, cep telefonu ve kimliği alarak dairenin giriş kapısından çıkıp kaçmaya başladığı, mağdurun sanığı takip ederek peşinden koştuğu, apartmanın kapısından çıkacağı sırada bileğinden yakaladığı, mağdurun ayakları çıplak olduğundan sanığın ayakkabası ile mağdurun ayaklarına bastığı, göğsüne vurduğu, bu sırada sanığın elindekileri yere düşürdüğü, komşuların gelerek sanığı birlikte yakalayıp polise teslim ettikleri anlaşılmıştır. 2. Mağdur ...'in, "yaşamını tehlikeye sokacak ve kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmayacak şekilde yaralandığını" belirtir ... Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğünün 12.11.2009 tarihli raporu dava dosyasında mevcuttur. 3. Sanığın aşamalardaki ifadelerinde, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği belirlenmiştir. 4. Mağdurun aşamalardaki beyanlarında, olayı (1) numaralı paragrafta belirtildiği şekilde anlattığı görülmüştür. IV. GEREKÇE A- Sanık ... hakkında kurulan hükümde; mağdur beyanı ile dosya içerisinde mevcut adli rapor, tutanak ve belgeler ile mahkemece gösterilen gerekçeye göre, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden usul ve kanuna uygun olduğu kabul edilen hükümde, usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sanık hakkında beraat kararı verilmesine ilişkin temyiz sebepleri yönünden, hukuka aykırılık bulunmamıştır. B- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine ilişkin temyiz sebebi yönünden ise; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının ilgili bölümünde; “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise ...” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. Somut olayda sanık hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 5 yıl hapis cezası olması karşısında bu cezanın, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. C. Ancak; Sanığın mağdura ...'e ait para, cep telefonu ve kimliği, ikametin içerisinden çalıp kaçtığı sırada dairenin giriş kapısında mağdur ile karşılaştığı, mağdurun sanığı takip ederek apartmandan çıkacağı sırada bileğinden yakalaması üzerine, sanığın mağdurun çıplak olan ayaklarına basmak ve göğsüne vurmak suretiyle direndiği, bu sırada mağdurdan çalmış olduğu eşyaları yere düşürerek çevredeki vatandaşların da yardımı ile kesintisiz takip sonucu yakalandığı olayda, sanığın üzerine atılı eylemin 5237 sayılı Kanun'un 148/1, 35 inci maddelerinde düzenlenen yağmaya teşebbüs suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde yer alan C paragrafında açıklanan nedenle ... 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2021 tarihli ve 2021/171 Esas, 2021/347 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2023 tarihinde karar verildi.