11. Hukuk Dairesi 2022/1293 E. , 2023/4774 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/352 Esas, 2021/1511 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/205 E., 2019/37 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalıl…
**11. Hukuk Dairesi 2022/1293 E. , 2023/4774 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/352 Esas, 2021/1511 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/205 E., 2019/37 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2017/35010 sayılı "CEFROX" ibareli marka başvurusuna davalı şirketin 2005/52465 sayılı ve "CEFİREX" ibareli markasını gerekçe göstererek yaptığı itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kabul edilerek, başvurularının reddine karar verildiğini, bu ret kararına karşı yeniden inceleme taleplerinin nihai olarak reddedildiği, oysa CEFROX ve CEFIREX markalarının etken maddesinin CEFUROXIME Sodium olduğunu, dava konusu markaların etken maddeden yola çıkılarak oluşturulduğunu, bu tür markaların zayıf marka niteliğinde bulunduğunu, koruma kapsamlarının dar olduğunu, Yargıtay kararlarının da bu yönde bulunduğunu, davalı Kurum nezdinde 5 inci sınıfta tescilli CEF ile başlayan birçok markanın tescilli olduğunu, ayrıca dava konusu mallar bakımından ilgili tüketici kesiminin doktor ve eczacılardan oluştuğunu, ilaveten dava konusu ilaç tablet şeklinde olmayıp kas içine enjekte edildiğinden hastanın bu ilacı doktor, eczacı ya da sağlık görevlisi olmadan kullanmasının mümkün bulunmadığını, kullanım talimatında da bu durumun açık olduğunu, bu itibarla dava konusu markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını ileri sürerek YİDK kararının iptale karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; dava konusu markaların benzer olduğunu, seri marka imajı yarattığını, davalı markasının etken maddesinin CEFUROXIME SODİUM olmadığını, SEFDINIR ve KLAVULANİK ASİD olduğunu, davalı markasının ilaç etken maddesinden türetilmediğini, bu sebeple zayıf marka olarak değerlendirilemeyeceğini, kaldı ki ilaç etken maddesinden türetilse bile sonraki markanın önceki tarihli markayı ihlal edecek nitelikte 05. sınıfın tüm mallarını kapsadığını ve davacı markasının kas içine enjekte edilen bir ilaç olarak sınırlandırılmadığını, markanın cari kullanımına yönelik beyanların davanın niteliği itibariyle dikkate alınamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.