T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/162 KARAR NO : 2025/1420 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/11/2021 ESAS NO: 2020/160 DAVA TARİHİ: 06/03/2020 KARAR NO : 2021/999 DAVA: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 10/12/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçe…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/162 KARAR NO : 2025/1420 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/11/2021 ESAS NO: 2020/160 DAVA TARİHİ: 06/03/2020 KARAR NO : 2021/999 DAVA: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 10/12/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı arasında 25.03.2019 tarihinde Danışmanlık Hizmet Alım Sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin üzerine düşen tüm yükümlülükleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, SGK teşviklerine uyan kişilerin listesi aylık olarak davalıya ulaştırılarak dönemlik bildirgeler oluşturulduğunu ve davalının ilgili aylarda SGK prim indirimlerini aldığını, bu teşvik indirimlerinin aylık SGK tahakkuklarında bulunduğunu, ancak davalı şirketin sözleşmeden kaynaklanan bedel ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, alacağın tahsili için düzenlenen tahakkuk fişleri üzerinden müvekkilinin asıl alacağının hesaplandığını ve sözleşmenin 11/4. maddesi uyarınca asıl alacağın 3 katı tutarında cezai şart miktarı da hesaplanarak İstanbul 2. İcra Dairesi'nin... E. sayılı dosyası ile başlatılan takibe haksız olarak itiraz edildiğini beyanla, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki 25.03.2019 tarihli sözleşme gereği davalı şirket çalışanlarından teşvik kapsamında değerlendirilebilecek kişilerden aylık teşvik prim net tutarın %10'una tekabül eden bedel olan 2.100,00 TL'nin davacı şirket çalışanlarına elden ödeme gerçekleştirildiğini, herhangi bir ihtirazi kayıt konmaksızın imzalanmış bulunan 02.03.2019 tarihli 1.200,00 TL tutarında ve 07.05.2019 tarihli 900,00 TL tutarındaki makbuz niteliğindeki belgelerden de anlaşılacağı üzere, işbu borç, tüm fer’ileri ile birlikte eksiksiz olarak davacı tarafa ödendiğini, davacı cezai şart alacağını da takip konusu yapmış ise de sözleşmenin 7 nolu maddesi gereği taraflar arasında sözleşmenin feshi yazılı şarta bağlanmış olup davacı tarafça feshe ilişkin müvekkiline yazılı bildirimde bulunulmadığını savunarak davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava bir itirazın iptali davası olup, davacı tarafından İstanbul 2. İcra Dairesi'nin... E. sayılı dosyası ile; 15.079,20 TL asıl alacak üzerinden takip yapılmış olup, davalının vaki itirazı üzerine bu davanın açıldığı, taraflar arasında 25.03.2019 tarihinde Danışmanlık Hizmet Alım Sözleşmesi'nin akdedilmiş olduğu, sözleşmenin altında her iki tarafında kaşesi ve üzerlerinde bir adet imzanın mevcut olduğu, davacı tarafından dosyaya CD içerisinde 2019 yılı yevmiye ve kebir ile 2020 yılı yevmiye defterlerinin suretleri sunulmuş olduğu, defter suretlerinde davalıya ilişkin herhangi bir ticari kayda rastlanılmadığı, dosyada da davacının sözleşmeye istinaden davalı yana düzenlemiş olduğu herhangi bir faturanın mevcut olmadığı, bununla birlikte davalının ödediğini iddia ettiği 07.05.2019 tarihli 900,00 TL lik ve 02.03.2019 tarihli 1.200,00 TL'lik tahsilat makbuzlarına ilişkin de davacı defterlerinde bir kayda rastlanılmadığı, SGK Müdürlüğünden gelen yazı ekindeki 2019 yılı davalı şirketin çalışanlarına ilişkin bordroya göre yapılan hesaplama neticesinde SGK'nın 27103 sayılı kanun ve 6645 sayılı kanuna göre 82.941,92 TL'lik teşvik primi indirimi yapılmış olduğu, bu tutarında sözleşmeye göre %10 luk hesaplanan miktarının 8.294,19 TL olduğu, ancak davacının 3.769,89 TL'lik talebinin bu tutar içinde hangi döneme ilişkin olduğunun anlaşılamadığı, davacı talebinin kabul edilmesi halinde sözleşmenin 11.4 maddesine göre hesaplanan cezai şartın (3.769,89 x 3 kat) = 11.309,67 TL olduğu belirlendiği, davalının likit bir borcunun varlığını bildiği halde sadece alacağın tahsilini geciktirmek için itirazda bulunduğu anlaşıldığından İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminat hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle İş bu davanın kısmen kabulü ile İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün... E sayılı dosyasında davalının itirazının 11.309,67 TL üzerinden iptali ile takibin devamına takipten sonra asıl alacak olan bu miktara avans faizin uygulanmasına, fazla istemin reddine,% 20 icra inkar tazminatı tutarı 2.261,93 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunun karar vermeye yeterli ve denetime açık olmadığını, davacının lehine delil teşkil eden ticari defter incelemesine göre hazırlanan bilirkişi raporunu hükme esas alması kararının hatalı olduğunu, sözleşmede belirtilen danışmanlık hizmetinin davacı yan tarafından yerine getirilmediğini, davacı tarafın yalnızca Mayıs ayı teşvik listesi adı altında müvekkile mail yoluyla bilgilendirme de bulunduğunu, bunun haricindeki tüm dönemlerde söz konusu teşvik çalışmasının davalı şirket tarafından gerçekleştirildiğini, sözleşmenin 11.4 maddesi uyarınca cezai şart uygulanarak alacağa hükmedilmesi kararının hatalı olduğunu, mahkemece maddi hata içeren bilirkişi raporunda belirtilen miktar doğrultusunda 11.309,67 TL üzerinden takibin iptaline karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, reddedilen kısım üzerinden kötü niyet tazminatına karar vermemesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davaya konu İstanbul 2. İcra Dairesi'nin... E. sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının ... Danışmanlık ve Yazılım Ticaret A.Ş., borçlunun ise ... Yapı Denetim Ltd. Şti. olduğu, 15.079,20 TL asıl alacak üzerinden 29.11.2019 tarihinde başlatılan icra takibinde "28.11.2019 faiz başlangıç tarihli 3.769,80 TL tutarındaki cari dönem teşvik danışmanlığı hizmet bedeli, 11.309,40 TL tutarındaki cezai şart alacağı" borcun sebebine dayanıldığı, ödeme emrinin takip borçlusuna 31.12.2019 tarihinde tebliğ edildiği, 07.01.2019 tarihinde borca itiraz edildiği, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 67 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davasının açıldığı tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki 25.03.2019 tarihli Danışmanlık Hizmet Alım Sözleşmesi (Cari Dönem Teşvik Danışmanlığı) 'nin ilgili maddeleri:"Madde 2 - TEŞVİK ÇALIŞMASININ TANIMI VE KAPSAMI 2.1. 4447 sayılı kanunun geçici 10. Maddesi (6111 Kanun no.'lu teşvik), 7103 sayılı Kanun ile SGK'nın 10 ve 14857 hariç) uyarınca HİZMET ALAN çalışanlarından teşvik kapsamında değerlendirilebilecek sigortalıların belirlenmesi, teşvik kapsamında yararlanılabilecek sigortalıların seçilmesi, teşvik kapsamında yararlanılma hali mümkün ise toplam kazanç tutarına ilişkin verilecek hizmetler ile tarafların karşılıklı hak ve yükümlülüklerini konu alır.2.2. 2019/ŞUBAT ve sonraki dönemler cari dönemler olarak adlandırılacaktır.Madde 3 - TEŞVİK ÇALIŞMASINDA YAPILACAK İŞİN AŞAMALARIİşbu sözleşme imzalandıktan sonra ... tarafından verilecek hizmetlerin aşamaları aşağıdadır.3.1. E-Bildirge Şifrelerinin Teslimi; Şifreler HİZMET ALAN'dan teslim alınacaktır.3.2. İade İstenecek Tutarların Belirlenmesi; Alınan E-Bildirge şifreleri ile HİZMET ALAN tarafından SGK'ya bildirilmiş olan çalışanların SGK sigorta prim teşviki kapsamında incelenerek SGK'dan iade alınabilecek meblağlar tespit edilecek ve HİZMET ALAN'a iletilecektir. Bu aşamanın tamamlanması anına kadar HİZMET ALAN tarafından ...'a hiçbir ücret ödenmeyeceği konusunda taraflar mutabık kalmışlardır.Madde 6 - CARİ DÖNEM TEŞVİK ÇALIŞMASI HİZMET BEDELİ;6.1. ..., cari dönem teşvik taraması neticesinde HİZMET ALAN'a kazandıracağı aylık teşvik prim net tutarının %10 (Yüzde On)'u kadar tutarı hizmet bedeli olarak fatura edecektir.6.2. ... tarafından HİZMET ALAN'a bildirilen “teşvikten yararlanacak işçilere ilişkin liste” HİZMET ALAN tarafından SGK sistemine tamamen/kısmen girilmese de ... adi geçen listede ismi belirtilen tüm işçiler için ücret talep edebilir.6.3. Hizmet bedeli yukarıda belirlenen orana uygun olarak, bu oranlara KDV eklenmek suretiyle ve SGK tahakkuklarına yansımasına takiben, ... tarafından HİZMET ALAN'a fatura edilir. İşbu faturaların ödemesi, faturanın HİZMET ALAN'in uhdesine girdiği tarihi takip eden 10 gün içerisinde faturaların ödenmesi, faturanın HİZMET ALAN'ın uhdesine girdiği tarihi talip eden 10 gün içerisinde HİZMET ALAN tarafından danışmanın aşağıda belirtilen banka hesabına ödenir.6.4. ... cari dönem için yapmış olduğu incelemeden dolayı her ne ad altında olursa olsun belirlenen danışmanlık bedeli haricinde herhangi bir ücret talep etmeyecektir. 6.5. ... tarafından yapılan çalışmalar neticesinde, HİZMET ALAN lehine bir iade gerçekleşmediği takdirde ... firması sözleşme konusu işlemlerden dolayı hiçbir bedel talep etmeyecektir.Madde 7 - SÖZLEŞMENİN SÜRESİ VE SÖZLEŞMENİN UYARLANMASI:7.1. İşbu sözleşme taraflarca imzalandığı tarihte başlayıp teşviklerin süresi boyunca geçerli,süre sonunda taraflardan biri tarafından fesih talebi gelmediği sürece sözleşme aynı şartlar ile bir yıl daha yürürlükte kalır. Taraflardan biri sözleşmeyi feshetmek isterse sözleşme sona ermeden önce fesih talebini karşı taraf iletir. Fesih yazısının karşı tarafa ulaşmasıyla, sözleşme süresi sonunda fesholunur.7.2. Sözleşmede konu edilen maddelerle ilgili mevzuatta meydana gelen değişikliklere göre işbu Sözleşme yeni düzenlemeye uygun hale getirilir.Madde 11 - SÖZLEŞMENİN FESHİ...11.4. HİZMET ALAN'ın, işbu sözleşmenin 6. Maddesinde belirtilen hizmet bedelini zamanında ödememesi halinde ... sözleşmeyi feshedebilir ve ödenmeyen borcu ile birlikte borcun 3 katı tutarında tazminat talep edebilir." şeklindedir.İlk Derece Mahkemesince mali müşavir bilirkişiden aldırılan 17.05.2021 tarihli raporda:"...Taraflar arasında 25/03/2019 tarihinde Danışmanlık Hizmet Alım Sözleşmesi'nin akdedilmiş olduğu, sözleşme ile ilgili tespitlerimizin raporumuzun 3. maddesindeki gibi olduğu, davacı tarafından dosyaya CD içerisinde 2019 yılı yevmiye ve kebir ile 2020 yılı yevmiye defterlerinin suretlerinin sunulmuş olduğu, defter suretlerinde davalıya ilişkin herhangi bir ticari kayda rastlanılmadığı, dosyada da davacının sözleşmeye istinaden davalı yana düzenlemiş olduğu herhangi bir faturanın mevcut olmadığı, bununla birlikte davalının ödediğini iddia ettiği 07/05/2019 tarihli 900,00.-TL lik ve 02/03/2019 tarihli 1.200,00.-TL lik tahsilat makbuzlarına ilişkin de davacı defterlerinde bir kayda rastlanılmadığı, Davalı vekili tarafından 09/03/2021 tarihli duruşmada ".. ticari defterlerin hazır edileceği,..." bilgisi verilmiş olup, sayın Mahkemenizce belirlenen gün ve saatte davalı taraf incelemeye katılmamış ve herhangi bir ticari defter ve/veya belge ibraz etmemiş olduğundan davalı şirket ait ticari kayıtların tarafımızca incelenmesi mümkün olmadığı, raporumuzun 7. maddesindeki taraf iddialarına ilişkin tespitlerin takdirinin sayın Mahkemenize ait olduğu, SGK Müdürlüğünden gelen yazı ekindeki 2019 yılı davalı şirketin çalışanlarına ilişkin bordroya göre yapılan hesaplama neticesinde SGK' nin 27103 SAYILI KANUN ve 6645 sayılı kanuna göre 82.941,92-TL lik teşvik primi indirimi yapılmış olduğu, bu tutarında sözleşmeye göre %10 luk hesaplanan miktarının 8.294,19-TL olduğu, ancak davacının 3.769,89-TL.lik talebinin bu tutar içinde hangi döneme ilişkin olduğunun anlaşılamadığı, davacı talebinin kabul edilmesi halinde sözleşmenin 11.4 maddesine göre hesaplanan cezai şartın ( 3.769,89 x 3 kat ) = 11.309,67-TL olabileceği" aynı bilirkişiden aldırılan 10.09.2021 tarihli ek raporda ise:"...Davacı vekilinin dilekçe ekinde sunmuş olduğu doneler ile SGK Müdürlüğünden gelen yazı ekindeki 2019 yılı davalı şirketin çalışanlarına ilişkin bordroya göre yapılan hesaplama neticesinde SGK' nin 27103 SAYILI KANUN ile 6645 sayılı kanuna ve 6111 sayılı kanununa göre 2019/2 Şubat ile 2019/7 Temmuz dönemleri içerisinde 54.916,05-TL lik teşvik primi indirimi yapılmış olduğu, bu tutarında sözleşmeye göre %10 luk hesaplanan miktarının 5.491,61-TL olduğu, ancak davacının 3.769,89-TL.lik talebinin olduğu anlaşıldığından davacı talebinin kabulü halinde bu tutarın dikkate alınması gerektiği, davacı talebinin kabul edilmesi halinde sözleşmenin 11.4 maddesine göre hesaplanan cezai şartın (3.769,89 x 3 kat ) = 11.309,67-TL olabileceği" şeklinde kanaat bildirilmiştir.Somut olayda, davacı sözleşme uyarınca hizmet bedeli alacağı ile bu alacağın ödenememesi nedeniyle cezai şart alacağını birlikte icra takibine konu etmiş olup, davalı vekili cevap dilekçesinde davacının alacağının 2.100,00 TL olup, ödeme yapıldığını ve borçlarının bulunmadığını savunmuştur. Taraflar arasında 25.03.2019 tarihli Danışmanlık Hizmet Alım Sözleşmesi (Cari Dönem Teşvik Danışmanlığı)'nin imzalandığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı tarafın takip konusu yaptığı hizmet bedeli alacağı konusunda herhangi bir fatura düzenlemediği de sabittir. Davacı vekili davalının ödeme savunmasına ilişkin olarak ise yapılan ödemenin dava konusu sözleşme kapsamında olmayıp yine aynı tarihte taraflar arasında imzalanan Danışmanlık Hizmet Alım Sözleşmesi (Geçmiş Dönem Teşvik Danışmanlığı) kapsamında yapıldığını bildirerek sözleşmenin bir suretini sunmuştur.Davalı vekilinin cevap dilekçesinde hizmetin ifa edilmediğine dair herhangi bir itiraz ileri sürmeyerek ödeme savunması bulunması karşısında istinaf dilekçesindeki Mayıs ayı dışında hizmetin davalı müvekkili tarafından yerine getirildiğine dair istinaf sebebine HMK'nın 357. maddesindeki İlk Derece Mahkemesi'nde ileri sürülmeyen savunmaların dinlenilemeyeceği hükmü uyarınca itibar edilememiştir.İlk Derece Mahkemesince yaptırılan mali müşavir bilirkişi incelemesinde davacı ticari defterlerinde herhangi bir borç ve alacak kaydının bulunmadığı, davalı tarafın da ticari defterlerini incelemeye ibraz etmediği anlaşılmıştır. Dosya kapsamından davalının ödeme savunması karşısında ispat yükünün TMK'nın 6. ve HMK'nın 190. maddeleri kapsamında davalı taraf üzerinde olduğu kanaatine varılmıştır. Mali müşavir bilirkişinin Atakum Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 26.11.2020 tarihli yazı cevabı ile tarafların sundukları kayıtlar itibariyle denetime elverişli hesaplama yaparak oluşturmuş olduğu 10.09.2021 tarihli ek rapora göre sözleşmenin yürürlüğe girdiği 2019 Şubat döneminden başlayarak 2019 Temmuz dönemide dahil olmak üzere 6 aylık süreçte davalının toplam 54.916,05 TL teşvik tutarında faydalandığı, sözleşmenin 6.1 maddesi uyarınca %10'u kadar olan tutar olan 5.491,61 TL miktarında davacının hizmet bedeli alacağının oluştuğu anlaşılmıştır. Bu tespit edilen tutara ilişkin davalının ödeme savunması yönünden ileri sürdüğü bedeller yönünden değerlendirme yapılması gerekmektedir. Davalı vekilince sözleşmede belirtilenin aksine davacıya yapılan ödemeler davacının sözleşmede belirtilen banka hesabına yapılmamış ise de davalı vekilinin sunduğu 02.03.2019 tarihli 1.200,00 TL ve 07.05.2019 tarihli 900,00 TL tutarlarındaki tahsilat makbuzlarına ilişkin davacı vekilinin bu ödemelerin yapılmadığına ilişkin itirazı olmayıp sadece ödemenin farklı bir sözleşme kapsamında yapıldığını ifade etmiştir. Tahsilat makbuzlarında ödemenin neye ilişkin ya da hangi sözleşme kapsamında yapıldığına dair bir kaydın bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda TBK'nın 102/1. maddesi uyarınca değerlendirme yapılması gerekmekte olup, taraflar arasında başka bir takipte bulunduğu bildirilmediğine göre ödemelerin iş bu davadaki takip nedeniyle yapıldığının kabulü gerekecek olup yukarıda tespit edilen 5.491,61 TL hizmet bedeli alacağından toplam 2.100,00 TL ödemenin düşülmesi sonucu (5.491,61 TL - 2.100,00 TL=) 3.391,61 TL davacının hizmet bedeli alacağı bulunduğu kanaatine varılmıştır.Davacının cezai şart alacağının bulunup bulunmadığına yönelik olarak yapılan incelemede ise; sözleşmenin yukarıda yer verilen 11.4 maddesinde düzenlenen cezai şarta ilişkin olarak sözleşmenin 6. maddesinde belirtilen hizmet bedelini zamanında ödememesi halinde talep edilebileceği düzenlenmiş olup, ödeme zamanına ilişkin olarak da yine sözleşmenin 6.2 maddesinde davacı danışmanın düzenlediği faturanın davalı hizmet alanın uhdesine girdiği tarihi takip eden 10 gün içerisinde ödenmesi gerektiği ifade edilmiştir. Davacı tarafından düzenlenerek davalıya gönderilen fatura bulunmadığından süresinde ödenmeyen bir hizmet bedelinden bahsedilemeyeceği bu anlamda da cezai şart koşullarının oluşmadığı ve davacının bu yönde talebinin de reddi gerekeceği anlaşılmıştır.Tüm bu açıklamalar karşısında İlk Derece Mahkemesinde davaya dayanak icra takibindeki itirazın 3.391,61 TL hizmet bedeli yönünden iptali ile davanın bu miktara ilişkin kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi yönde yazılı şekilde hüküm tesis edilmesinin isabet olmadığı kanaatine varışmıştır. İİK'nın 67/2. maddesinde "...borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemesi yer almaktadır. İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Dava konusu sözleşmeye dayalı likit bir alacak olduğundan, 3.391,61 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. Davanın reddedilen kısım yönünden ise davacının kötü niyetli olarak icra takibi başlattığı dosya kapsamı itibariyle ispatlanamadığından davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddi gerektiği anlaşılmıştır.Açıklanan sebeplerle; davanın esasıyla ilgili olarak yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, mahkemece kanunun olaya uygulanmasında hata edilmiş ise de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 bendi uyarınca İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/11/2021 tarihli 2020/160 E. 2021/999 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİS EDİLEREK;a-Davanın kısmen kabulü ile, davalının İstanbul 2. İcra Dairesi'nin... E. sayılı icra sayılı dosyasına vaki itirazının iptaline, takibin 3.391,61 TL asıl alacak üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar avans faiz uygulanmasına,b-İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca kabul edilen 3.391,61 TL'nin takdiren %20'si oranında olan 678,32 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,c-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine,ç-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alınan 182,12 TL harçtan mahsubu ile bakiye 433,28 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, d-Davacı tarafından yatırılan 182,12 TL peşin nispi harç ve 54,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 236,52 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, e-Davacı tarafından yapılan 1.500,00 TL bilirkişi ücreti, tebliğat ve posta masrafı 105,50 TL toplam 1.605,50 TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 361,24 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,f-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,g-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa iadesine, ğ-6235 sayılı Hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13 maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri olarak) kabul/red oranına göre hesap edilen 1.023,00 TL'sinin davacıdan, 297,00 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,h-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 2/3. ve 13/2 maddelerine göre göre hesaplanan 3.391,61 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,ı-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 2/3. ve 13/2 maddelerine göre hesaplanan 11.687,59 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,2-İstinaf yargılama giderleri yönünden;a-Davalı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf başvurma harcının Hazine'ye gelir kaydına,b-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcının, davalı tarafça yatırılan 59,30 TL'den mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, c-Davalı tarafından sarfedilen 162,10 TL istinaf başvurma harcı, 59,30 TL istinaf karar harcı ve 40,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 261,40 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,ç-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalı tarafa ilk derece mahkemesince iade edilmesine,d-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,e-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.10/12/2025