T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/817 Esas KARAR NO : 2025/875 DAVA : Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz DAVA TARİHİ : 27/01/2025 KARAR TARİHİ : 17/11/2025 İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesinin...Esas, ...Karar, 17/07/2025 tarihli Yetkisizlik kararı ile Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde öz…
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/817 Esas KARAR NO : 2025/875 DAVA : Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz DAVA TARİHİ : 27/01/2025 KARAR TARİHİ : 17/11/2025 İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesinin...Esas, ...Karar, 17/07/2025 tarihli Yetkisizlik kararı ile Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ...'ın, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ...sicil numaralı (Mersis No: ...) üyesi olan ... Anonim Şirketinin kurucusu, % 30 oranında ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğu, Şirket ortaklarından ...ve...'ın, birlikte % 60 paya sahip olmalarından faydalanarak, müvekkili ve diğer % 10 ortak olan ...’ı yönetimden ve şirketten dışlamak amacıyla, gerçekte genel kurul toplantısı yapılmamasına rağmen, gerçek dışı ve yanıltıcı belgeler kullanmak suretiyle ...Ticaret Sicil Müdürlüğünün hukuka aykırı işlemleri tescil ve ilan etmesine yol açtıklarını, ortaklardan ...ve..., özel evrakta sahtecilik yapmak suretiyle davalı tarafı aldatarak, gerçekte yapılmadığı halde sanki genel kurul toplantısı yapılmış gibi önce yönetim kurulunu ve temsil şeklini değiştirdiklerini, Sahtecilikle Yönetim Kurulunu değiştirmenin sonrasında yeni bir genel kurul toplantısı yaparak müvekkili ...'ı önce yönetim kurulundan, akabinde, şirketle olan hizmet sözleşmesini feshetmek suretiyle şirketten çıkardıklarını, bütün bu işlemler esasen yokluk ile malûl olduğu, mahkeme tarafından da tespit edilen 5.6.2022 tarihli genel kurul tutanağının tescil ve ilanından kaynaklanmadığını, yapılan bu tescil ve ilan işlemlerinin...Ticaret Sicil Müdürlüğü çalışanlarının yeterli inceleme yapmamasından kaynaklandığını, tescile esas teşkil eden hazirûn cetveli ve sözde genel kurul tutanağının tamamen farklı olduğunun açıkça görüldüğü, yok hükmündeki bir işleme dayanarak sonradan gerçekleştirilen bütün işlemlerin de yok hükmünde ve hukuken geçersiz olduğunu, 5.6.2022 tarihinden itibaren yapılan, ...Ticaret Sicil Müdürlüğünce tescil ve TTSG’nde ilan edilen işlemlere bakıldığında ...ve...’ın şirketi ele geçirme operasyonu yaptığının açıkça görüldüğünü, 20.11.2024 tarihinde İstanbul Anadolu ...Asliye Ticaret Mahkemesinde ...Esas,...K. Sayılı ilamı ile 05.06.2022 tarihli Genel Kurul kararının yokluğuna ve yürütülmesinin durdurulmasına karar verildiğini, Söz konusu kararın uygulanması amacıyla Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne başvurulduğunu, yapılan başvuruların karşılıksız kaldığını, mahkeme kararı ile de yok Hükmünde olan genel kurul kararına dayanarak şirketin çok ciddi zararlara uğratıldığını, uğratılmaya da devam ettiğini, bu nedenle 05.06.2022 tarihli Genel Kurul kararı ve Yok Hükmünde olan Yönetim Kurulu tarafından alınmış tüm kararların Ticaret Sicil Gazetesi'nden terkin edilmesini talep ettiklerini, şirket yönetim kurulu 01.06.2022 tarihli kararıyla genel kurulu 05.06.2022 tarihinde çağrısız toplanmak üzere davet kararı aldığını, toplantının ön hazırlığı yapılmış ve hazîrûn cetveli ile faaliyet raporu hazırlanarak yönetim kurulu ve öngörülen divan başkanlığı tarafından imzalandığını, gerek hazîrûn cetveli gerek faaliyet raporunda yönetim kurulu dışında divan kurulununda isim ve imzalarının alındığını, Buna göre; ...'ın Divan başkanı, ...'ın oy toplayıcı, ...'ın yazman olarak görevlendirilmiş olduğunu, ön hazırlıkları yapılmasına rağmen bu genel kurul toplantısının gerçekleşmediğini, Divan Kurulu olarak imzası bulunan ..., ...ve ...’ın imzasını taşıyan bir genel kurul tutanağı olmadığını, ...Ticaret Sicil Müdürlüğü çalışanları tarafından sanki bütün belgeler doğru ve geçerli gibi işlem tesis edildiğini, sonrasında müvekkili ... ve ...'ın şirkette çok büyük zararlara maruz kaldığını, gerçekleştirilmeyen bu genel kurul toplantısıyla ilgili ön hazırlık belgeleri ...uhdesinde kaldığını, bütün ortakların aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olması sebebiyle bunda bir sakınca görülmediğini, bütün hukuka aykırı eylemlerin başlangıcının, ön hazırlık belgelerinin ...tarafından özel evrakta sahtecilik amacıyla kullanılmasıyla başladığını, ...'ın, yanına...’ı da alarak, kendisinde bulunan ön hazırlık belgelerini kullanarak müvekkili ... ve ...’ın bilgisi dışında, gerçekten bir genel kurul toplantısı yapılmış gibi 5.6.2022 tarihli sahte bir GK Toplantı Tutanağı düzenlediğini, yapılmayan 5.6.2022 tarihli 2021 yılı olağan GK toplantısının hazırlık evrakında Divan Kurulu ..., ...ve ... olmasına rağmen sahte GK toplantı tutanağında toplantı başkanı..., oy toplayıcı ...olarak görüldüğünü, sadece bu iki belge bile tescil edilen GK toplantı tutanağının ve kararların yok sayılması bakımından yeterli olduğunu, müdürlüğün, gerekli incelemeyi yapmaması sebebiyle bu işlemlerden ve sonrasındaki hak kayıplarından sorumlu olması gerektiği hukuki bir gerçeklik olduğunu, ayrıca, yönetim kurulunun 1.6.2022 tarihli kararında GK’da yönetim kurulu üyelerinin seçimi konusunda gündem maddesi olmamasına rağmen ...ve... tarafından üretilen sahte GK tutanağının 5 ve 6. maddelerinde yönetim kurulunda ve temsil yetkisinin kullanılmasında değişiklik yapıldığı, konuyla ilgili bilgilerin şirketin mali müşaviri...’nın ... Cumhuriyet Polis Merkezi Amirliğinde verdiği 2.2.2023 tarihli ifade tutanağında ayrıntısıyla yer aldığını, hukuken yok hükmündeki bu GK toplantısında ..., ..., ... ve ortaklar dışından ... 05.06.2025 tarihine kadar YK üyesi olarak belirlendiğini, ortaklardan ...'ın YK üyeliğinden çıkarıldığını, temsil yetkisinin, ..., ..., ...’tan herhangi ikisinin imzasına bağlandığını, böylelikle daha sonra gerçekleştirilecek hukuksuzlukların alt yapısının tamamlanmış olduğunu, alınan kararların yokluğunun tespiti için dava açıldığı, İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinde...Esas, 2024/817 K. Sayılı, 20.11.2024 tarihli kararı ile 05.06.2022 tarihli Genel Kurul kararının yokluğuna ve yürütülmesinin durdurulmasına karar verildiğini, dava açıldıktan sonra, ...ve...'ın sadece kendi imzalarıyla yeni bir olağanüstü GK toplantısı için YK kararı aldıklarını ve 10.3.2023 tarihli GK toplantısı gerçekleştirildiğini, yok hükmünde bir GK ile başlayan sürecin devamında 10.3.2023 tarihli olağanüstü GK toplantısında şirketin kurucusu ve ticaret unvanında soyadı bulunan ...'ın YK üyeliğinden çıkarıldığını, ..., ... ve ortaklar dışından ... YK üyesi olarak seçildiklerini, ...'ın tek başına şirketi temsile yetkili kılındığını, mahkemenin yok saydığı bir GK’u kullanarak şirketi ve yönetimi ele geçirdiğini, ...ve...'ın bununla da kalmayarak hukuk dışı işlemlerle Esas sözleşmenin 3, 7 ve 9. maddelerini de değiştirdiklerini, 25.4.2023 tarihinde tekrar GK toplantısı yapılarak ve Esas sözleşmenin 3 ve 8. Maddelerinin değiştirildiğini, mahkeme tarafından 5.6.2022 tarihli GK toplantısı yok sayılmasına rağmen, buradan aldıkları geçersiz yetkiyle ...ve...'ın mahkeme kararını hiçe sayarak 5.8.2024 tarihinde yapılan GK toplantısında şirketin ticaret unvanını... AŞ olarak değiştirerek tescil ve ilan ettirdiklerini, ...'ın, 21.6.2022 tarihinde yalan ve hile ile şirketin mali müşavirinden aldığı belgeler üzerinde sahtecilik yaparak Kadıköy ...Noterliği ve ...Ticaret Sicili Müdürlüğü çalışanlarını yanıltmak suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işlediğini, bu yanıltma sonrasında elde ettiği hukuk dışı (yokluk sebebiyle, olmayan) yetkilerle şirketin kurucu ortağı, isim sahibi, çalışanı ve yönetim kurulu başkanı olan müvekkili şirketin yönetiminden uzaklaştırdığını ve soyadını da ticaret unvanından kaldırttığını, Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yaptıkları başvuruların karşılıksız kaldığı, yok hükmünde olan genel kurul kararına dayanarak şirket çok ciddi zararlara uğratıldığı, uğratılmaya devam ettiğini, 05.06.2022 tarihli Yok hükmünde olduğuna ve Yürütülmesinin durdurulmasına karar verilen Genel Kurul kararı ve sonrasında da Yok Hükmünde olan Yönetim Kurulu tarafından alınmış tüm kararların terkin edilmesini talep etmiş iseler de tüm başvurularının karşılıksız kaldığını, maddi ve manevi haklarının elde edilebilmesi bakımından, ...Ticaret Sicil Müdürlüğünün...sicil numaralı (Mersis No: ...) ... Anonim Şirketinin 5.6.2022 tarihli GK toplantısı ve sonrasında yapılan bütün yönetim kurulu kararları, temsile dair kararlar, genel kurul kararları, esas sözleşme değişiklikleri ve bütün bunlardan kaynaklanan tescil ve ilan işlemlerinin res’en terkin ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan edilmesini, ... Yatırım ve Planlama Anonim Şirketinin Müdürlük sicilindeki kayıtlarının 5.6.2022 öncesine döndürülmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın yetki yönünden reddinin gerektiği, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "İtiraz" başlıklı 34. maddesine göre, "İlgililer, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilirler." dendiğini, müvekkili ...Ticaret Sicili Müdürlüğü... Caddesi, 34112 ...- Fatih/İSTANBUL adresinde bulunduğu, Fatih ilçesinin Çağlayan adliyesinin yetki sınırı içerisinde yer aldığını ikame edilen bu davanın yetki yönünden reddine karar verilmesinin gerektiğini, "TTK'nın 34/1 maddesi gereğince ilgililer tescil, değişiklik veya silme işlemleri ile ilgili sicil müdürülüğünce verilecek kararlara karşı tebliğden itibaren 8 gün içerisinde sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemelerine dilekçe ile itiraz edebilirler. Somut olayda, davacılar, şirket ortağı murisin vefatı sebebiyle yeniden hisse dağılıma ilişkin tescil talebinin ticaret sicil müdürlüğünce reddi kararına karşı itirazda bulunduğu, davanın Ticaret Sicil Müdürlüğünün bulunduğu istanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesince çözümlenmesinin gerektiğini, müvekkili Müdürlüğün tesis ettiği bir işlem (red kararı) bulunmadığı gibi davacı tarafın dava dışı şirkete karşı ikâme edeceği yahut ettiği dava sonucunda mahkemece verilecek karar neticesinde ve bu kararın kesinleşmesi hâlinde tescil/terkin işlemi yapılabilecek olduğu, müvekkili Müdürlüğe husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığı, sicil kayıtlarının değiştirilmesi/terkini yönünde bir karar verilebilmesi için Ticaret Sicili Müdürlüğünün davalı olarak gösterilmesinin şart olmadığını, buna göre de, davacının talebinin muhatabının dava dışı "... hizmetleri Anonim Şirketi" (eski unvanı: "demirağ özel sağlık hizmetleri yatırım ve planlama anonim şirketi") olduğu, müvekkili müdürlüğe husumet yöneltilemeyeceği pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davacı taraf "ilgili" sıfatını haiz olmadığından, huzurdaki davada aktif husumet ehliyeti bulunmaması nedeniyle de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle yetkisizlik kararı verilmesinin akabinde haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın öncelikle usûlden, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava 6102 sayılı TTK’nın 34. maddesine göre Ticaret Sicil Müdürlüğüne karşı, müdürlük işlemi sebebiyle itiraz davası olarak açılmıştır. Bu sebeple yetkisizlik kararı verilerek dosya mahkememiz önüne gelmiştir. Davacı, dava dışı ... AŞ’nin ortağı olduğunu, bu şirketin 05.06.2022 tarihli kararının sahtecilik işlemleri ile yapıldığı için yok hükmünde olduğunu ve bu sebeple bu genel kurul kararına karşı İstanbul ... ATM’de açılan yokluk davasında 20.11.2024 tarih, ... E ve ...K sayılı karar ile yokluğun tespitine karar verildiğini, bu karar nedeniyle şirket nezdinde yapılan müteakip genel kurul ve yönetim kurulu kararlar, temsile ilişkin kararlar, esas sözleşme değişikliği kararlarının yok hükmünde olması sebebiyle müteakip bu kararların ve tescillerin terkini için 09.12.2024 tarihinde Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne dilekçe ile müracaat ettiğini beyan etmiştir. Şirketin ticaret sicil dosyası, İstanbul ...ATM’de açılan yokluk davasında 20.11.2024 tarih, ...E ve... K sayılı kararının verildiği dava dosyası ve davacının sicil müdürlüğüne verdiği dilekçe incelenmiştir. Davalı Müdürlüğün verdiği cevap dilekçesinden de anlaşıldığı üzere, davacının yaptığı müracaata karşı davalı tarafından bir red işlemi tesis edilmemiştir. Ne var ki, cevap dilekçesinin mahiyetinden talebin kabul edilmediği sonucuna varıldığından, zımnen red işlemine karşı eldeki davanın Ticaret Sicil Müdürlüğü red kararına itiraz davası olarak görülebilir olduğu sonucuna varılmıştır. Davacının taleplerine dayanak olan İstanbul Anadolu ...ATM’de açılan yokluk davasında 20.11.2024 tarih, ... E ve .. K sayılı kararının verildiği dava dosyası incelenmiş, kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. Bununla beraber anılan yargılamada hükümle birlikte durdurma kararı verilmiş olup, bunun da sicil dosyasına işlendiği görülmüştür. O halde sicil müdürlüğünün kesinleşmeyen karar karşısında tarafların hukukunu etkiler mahiyette tescil ve terkin işlemi yapmaması yerindedir. Öte yandan, anılan mahkeme kararı gerekçe gösterilerek, müteakip genel kurul kararları, yönetim kurulu kararları, esas sermaye değişikliği işlemlerinin terkinini ise ticaret sicil müdürlüğünün idari yoldan yapması mümkün değildir. İlgililer müteakip şirket genel kurul kararları ve yönetim kurulu kararlarının, esas sermaye değişikliği kararlarının iptali için şirkete husumet yönelterek yeni bir dava açmaları gerekmekte olup, bu davalar neticesinde bu yeni karar ve işlemler mahkemece iptal edilirse bu durumda ticaret sicil müdürlüğü bunun infazını yerine getirmekle mükelleftir. Mahkeme kararı olmadan, Ticaret sicil müdürlüğünün 05.06.2022 tarihli genel kurul kararından sonraki karar ve işlemleri idari yoldan terkin etme yetkisi bulunmamaktadır. Bu sebeple bu karar ve işlemlere dair davacının talebinin davalı tarafından zımnen red kararı yerinde olduğundan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliğiyle dosya üzerinden karar verildi. 17/11/2025 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır