T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2163 KARAR NO : 2025/2055 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13.11.2025 tarihli Ara Karar NUMARASI : 2025/757 Esas DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali Taraflar arasında görülen itirazın iptali talepli dava dosyasında ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin red…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2163 KARAR NO : 2025/2055 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13.11.2025 tarihli Ara Karar NUMARASI : 2025/757 Esas DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali Taraflar arasında görülen itirazın iptali talepli dava dosyasında ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen 13.11.2025 tarihli ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz talep eden davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalının, davacı müvekkili şirketten 61.043,89 litre D-1 tipi Etanol(%96) ürününü satın aldığını, ilgili ürünlerin teslim edildiğini, bu satış işlemine istinaden müvekkili tarafından 11.04.2025 tarihli, ... no'lu ve 15.06.2025 tarihli, ... no'lu e-faturalar düzenlendiğini, ilgili faturaların bulunduğu cari hesaptan kaynaklı bakiye alacağın, kısmi ödeme mahsup edildikten sonra 34.471 USD olduğunu, bu tutarın vadesi geçmesine rağmen davalı tarafından ödenmediğini, ilgili faturaların davalıya ayrıca Adana 16. Noterliği 21.08.2025 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile tebliğ edildiğini, davalıdan 1 hafta içerisinde ödeme yapması aksi halde yasal yollara başvurulacağı ihtar edildiğini, davalının ilgili faturalara herhangi bir itirazda bulunmadığını, ödenmeyen alacağa istinaden İstanbul 35. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından itiraz edildiğini, itirazın haksız olduğunu, alacağın likit olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 06.11.2025 tarihli dilekçesinde özetle; davalının cevap dilekçesinde 1.205.066,33 TL yönünden kısmi ikrar da bulunulduğunu, cevap dilekçesinde davalı vekilinin, müvekkilinin cari kayıtlarına göre alacak miktarının 1.205.066,33 TL olduğunu beyan etmek sureti ile kısmi ikrar da bulunduğunu, kısmi ikrar edilen tutar yönünden davacının ispat ihtiyacı kalmadığını, bu sebepten kısmi ikrar edilen tutar yönünden davalıya ait menkul ve gayrimenkuller üzerine ikrar edilen tutar yönünden ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek, ikrar edilen kısım yönünden davalıya ait menkul ve gayrimenkul mallar üzerine ihtiyati haciz konulması yönünde karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin itirazlarının meşru sebeplere dayandığını, davacının iddia ettiği 34.471 USD (Dava tarihinde 1.444.303,87 TL) tutarındaki alacak miktarının gerçeği yansıtmadığını, davacının ibraz etmiş olduğu cari hesap kayıtlarında alacağın dolar üzerinden hesaplandığını, fakat taraflar arasındaki ticari ilişkide, davacının beyan ettiği fatura ve cari hesap kayıtları tek taraflı olup, müvekkilinin defter ve kayıtları ile uyum göstermediğini, davalı müvekkilinin cari hesap kayıtlarında görüleceği üzere alacaklar toplamının 1.205.066,03 TL olup, dolar üzerinden talepte bulunulamayacağını, davacının alacağını dayandırmış olduğu ... numaralı faturada alacak miktarı 35,42 dolar kuru üzerinden hesaplandığını, 1.205.066,24 TL karşılığı olarak faturalandırıldığını, bu suretle davacının fatura tarihindeki dolar kurunu tercih ettiğini, davacının ileri sürmüş olduğu 1.444.303,87 TL alacağın hukuki bir dayanağı ve gerçekliği bulunmadığını, bu nedenle, iddia edilen alacak miktarı ve varlığının ihtilaflı olduğunu, davacının ihtarnamesinin TTK 21/3 kapsamında teyit mektubu niteliğinde olduğunu, teyit mektubunun içeriğinin hukuken sonuç doğurması için usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olması gerektiğini, icra inkar tazminatı talebinin de mesnetsiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 13.11.2025 tarihli ara kararında; "...İİK nun 257. maddesi: '-Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.-Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır, yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.' hükmü gereğince Taraflarlar arasında davacının alacağının varlı ve miktarı hususundaki ihtilafın devam ettiği, davacının davalıdan muaccel olmuş alacağının bulunup bulunmadığının tespitinin yargılamayı gerektirdiği, bu aşamada yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermiştir.Bu ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati haciz talep eden davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde; davalının cevap dilekçesinde kısmi ikrar niteliğinde beyanda bulunduğu gerekçesi ile sunduğumuz ihtiyati haciz talebimiz yerel mahkeme tarafından "alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği" gerekçesi ile reddedildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının cevap dilekçesinde yer alan " Müvekkilin cari hesap kayıtlarında görüleceği üzere alacaklar toplamı 1.205.066,03 TL olup şeklindeki beyanın kısmi ikrar niteliğinde olduğunu, davalının cevap dilekçesinde dava konusu alacağın varlığına itiraz etmediğini, sadece ikrar ettiği 1.205.066,03 TL'nin üzerinde kalan kısmına itiraz ettiğini, bu sebeple İİK m.257 çerçevesinde işbu davada ihtiyati haciz kararı verilmesinin zorunlu olduğunu, alacağın muaccel olduğunu, alacağın kısmi de olsa varlığının açık ikrar beyanı ile ortaya konulduğunu, yaklaşık ispat şartı davaya konu olayda fazlasıyla mevcut olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ara kararın kaldırılmasına ve davalıya ait malvarlığı üzerinde ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satıma ilişkin faturaya bağlı alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine; istinaf başvurusu ise ihtiyati haciz isteminin reddi ara kararına ilişkindir.İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz talebinin reddi ara kararına karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili; taraflar arasında alım satım ilişkisi bulunduğunu, davalıya mal teslimi yapılıp 11.04.2025 tarihli, ... no'lu ve 15.06.2025 tarihli, ... no'lu e-faturaların düzenlendiğini, ilgili faturaların bulunduğu cari hesaptan kaynaklı bakiye alacağın, kısmi ödeme mahsup edildikten sonra 34.471 USD olduğunu ileri sürerek, takip başlatmış, itiraz üzerine eldeki davayı açmıştır. Ayrıca 06.11.2025 tarihli dilekçesi ile, davalının cevap dilekçesinde 1.205.066,33 TL yönünden kısmi ikrarda bulunulduğunu belirterek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.Uyuşmazlık, alacaklının ihtiyati haciz talebinin reddine dair mahkeme ara kararının yerinde olup olmadığı, somut olayda ihtiyati haczin şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.İİK'nın 257.maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise, iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir. Somut olayda davacı, 34.471 USD üzerinden İstanbul 35.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile 34.471 USD yabancı para alacağı üzerinden ilamsız icra takibi başlatmış, itiraz üzerine dava değerini 34.471 USD'nin dava tarihindeki kur üzerinden karşılığı 1.444.303,87 TL göstererek alacağın tahsili için itirazın iptali talebinde bulunmuş, ayrıca ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir. Her ne kadar davacı vekilince ihtiyati haciz talebinin kabulü gerektiği ileri sürülmüş ise de, dava konusu döviz alacağına ilişkin icra takibindeki takip talebi ile ödeme emri içeriğinin takip hukuku bağlamında değerlendirilmesinde mahkemece davacının ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesi doğru olmuştur. Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 258/3 ve 353/1.b.1. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen 13.11.2025 tarihli ara kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, ihtiyati haciz talep eden davacı alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına, 3-Davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 30.12.2025 KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca karar kesindir.