7. Hukuk Dairesi 2025/6348 E. , 2026/473 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/170 E., 2025/407 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davac…
7. Hukuk Dairesi 2025/6348 E. , 2026/473 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/170 E., 2025/407 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin muris ... ....... mirasçıları davalı ve dava dışı kişiler aleyhine icra takipleri başlattığını, başlatılan icra takiplerine itiraz edildiğini, itirazın iptali davaları açıldığını, alacağın tahsili için açılan davalarda davalının velisi ve vekili olan ... tarafından Yalova Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/858 Esas sayılı dosyası üzerinden muris ... ......'nın mirasının reddi için dava açıldığını, ancak davalının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 606. maddesinde öngörülen hak düşürücü süre içinde mirası reddetmediğini, mirasın reddinin kötüniyetle ve müvekkilinin alacağını tahsil etmesini önlemek amaçlı olduğunu ileri sürerek, mirasın reddinin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 07.12.2021 tarihli kararıyla; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin 07.12.2023 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuş, Dairemizin 13.01.2025 tarihli kararı ile davalı ...’ın mirasçı sıfatını taşımadığı ... .... yönünden reddini talep edilebileceği bir miras söz konusu olmadığı, bu nedenle şeklen verilen mirasın gerçek reddi kararına istinaden miras reddinin iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmadığı, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi gerektiği belirtilerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hukuken sonuç doğurmayan söz konusu mirasın gerçek reddinin iptalinin talep edilmesinde de hukuki yararın bulunmadığı gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesi ile, mirasın reddine ilişkin yargı kararı bulunduğundan gerekli incelemeler yapılarak tespit yapılmasının zorunlu olduğunu, ayrıca davalı dava açılmasına kendisi sebebiyet verdiği için davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, mirasçının alacaklısı tarafından açılan mirasın reddinin iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.