İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/09/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı asıl borçlu ... San ve Tic AŞ ile banka arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, davalılar ..., ..., ..., ve ...'ın bu sözleşmeyi müşterek borçl…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/170 KARAR NO : 2025/1209 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/10/2021 NUMARASI : 2020/506 Esas - 2021/665 Karar DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/09/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı asıl borçlu ... San ve Tic AŞ ile banka arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, davalılar ..., ..., ..., ve ...'ın bu sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, akdedilen sözleşmeler kapsamında asıl borçlu firmaya krediler tahsis edilerek kullandırıldığını, ancak kredi geri ödemelerinde temerrüde düşüldüğünden hesapların kat edilerek borçlulara Beyoğlu 37 Noterliği nin 15.10.2019-... ve yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine; İst 19 İcra Md.nün ...E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takip dosyasından gönderilen ödeme emrine davalılar tarafından faize itiraz edildiğini, davalıların itirazlarının yerinde olmadığını beyanla itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine ve Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı asıl borçlu ... Giyim San ve Tic AŞ nin ; Bakırköy 3 ATM nfn 2019-710 E sayılı Dosyası ile Konkordato başvurusunda bulunduğunu, 09.10.2019 tarihli Kararda: "Borçlu Şirketler tarafından düzenlenen teminat mektuplarının; Geçici Mühlet Kararı nın verilmesinden sonra muhatap Bankaya ibraz eden taraflara ödenmesinin ve teminat mektuplarının paraya çevrilmesinin tedbiren önlenmesine" karar verildiğini, kararın mahkemece uygulanmasını, bir yıllık kesin mühlet içerisinde davacının alacaklılar listesinde olup olmadığının sorulması gerektiğini, Kötü niyetli olmadıklarını, borçlarını ödeme gayreti içerisinde olduklarını, davacı ile imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin tek taraflı haksız şartlar içerdiğini, sözleşmedeki kefalet şartlarının gerçekleşmediğini, temerrüt şartlarının oluşmadığını beyanla davanın reddi ile kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı yana bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " Mahkememizce icra edilen yargılama ve tüm dosya kapsamından edinilen vicdani kanaat gereğince; taraflar arasındaki anılı sözleşme kapsamında davacı taraf kayıt ve defterlerinin münhasır delil vasfının tanındığı, anılı raporla davalıların dayanak genel kredi sözleşmesine istinaden sorumluluğunun bulunduğunun belirlendiği, alacak miktarının yanlar arasındaki sözleşme, kredi ilişkisi ve bankacılık mevzuatına uygun olarak belirlendiği, dava dışı asıl borçlu şirket hakkında Bakırköy 3. ATM'nin 2019/710 esas sayılı derdest dosyası kapsamında konkordato davasının ikame edildiği, konkordato dosyası içeriği ve mühlet/tedbir kararları gerekçe gösterilmek sureti ile davalılar vekili tarafından somut olayda temerrütün oluşmadığı, davanın reddi gerektiği savunulmuş ise de TBK'nın 586. maddesine göre; kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifade ile yükümlülük altına girmeyi kabul etmiş ise alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesiyle ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekmektedir. Asıl kredi borçlusu hakkında konkordato talebinde bulunularak mühlet kararı verildiği anlaşılmakla alacaklının müteselsil kefillere başvuru şartı gerçekleşmiştir. Asıl borçluya verilen mühlet kararının müteselsil kefillere sirayet etmesi mümkün olmadığı gibi genel kredi sözleşme hükümleri, teselsül karinesi gereğince tacir olmayan müteselsil kefilleri de bağlayıcı niteliktedir. Kredi hesabı kat edilmekle alacak muaccel olmuş olup mühletin etkileri sadece konkordato talep eden hakkında sonuç doğurmakla onun lehine kefalet, aval ve rehin verenleri etkilemeyecektir. (Emsal karar: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 2021/1501 esas, 2021/1381 karar sayılı kararı) Hal böyle olunca 14/10/2019 tarihli kat ihtarı ile borcun muaccel olduğu, asıl borçlunun açıkça ödeme güçsüzlüğü içerisinde bulunduğu, kat tarihi itibari ile davalı bankanın 653.334,72-TL asıl alacaklı olduğu, Beyoğlu 37. Noterliği ihtarnamesi ile kat ihtarının 17/10/2019 tarihinde tebliğ edildiği, 1 günlük süre verilmesi kapsamında neticeten 19/10/2019 tarihinde temerrütün başladığı tespit edilmiştir. Temerrüt faiz oranının ise sözleşmenin 10. maddesinde bağıtlandığı görülmüş olup "...Temerrüdün doğduğu tarihten itibaren fiili ödemenin gerçekleştirildiği güne kadar geçecek günler için Bankaca tespit edilmiş en yüksek kredi faiz oranının %50 fazlası..." olarak belirlendiği saptanmıştır. Bu kapsamda bankanın TCMB Bankacılık ve Finansal Kurumlar Genel Müdürlüğü Finansal Veri ve İzleme Müdürlüğü'ne yapmış olduğu 01/07/2019 tarihli ve 70 sayılı "Kredi İşlemlerine uygulanacak Azami Faiz Oranları Hakkındaki" bildirimde; "Krediler Uygulanacak en yüksek faiz oranı (yıllık) %50 olarak'' bildirilmiş olmakla, %50 fazlası hesaplandığında %75 olarak tespit edilmiştir. Davacı bankanın ise takip kapsamında yıllık %40 temerrüt faizi talep ettiği görülmekle faiz oranının sözleşmeye uygun olduğu, bu nedenle davalıların aksi yöndeki fahiş faiz savunmasına itibar edilemeyeceği anlaşılmıştır. Tüm bu gerekçeler ışığında, davacı bankanın takip tarihi itibari ile 54.864,48-TL işlemiş faiz isteminde haklı olup davalıların itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmakla; davanın kabulü ile İstanbul 19. İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı takip dosyasına davalıların itirazının iptali ile takibin aynı kayıt ve şartlarla aynen devamına, alacak likit olmakla alacağın %20 oranına tekabül eden 10.972,89-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine , ..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bilirkişi raporuna itiraz edildiğini eksik incelemeler sonucu oluşturulan rapora karşı itirazlarının kabul görmediğini, Davacı Banka tarafından talep edilen ve bilirkişi raporunda da belirtilen faiz hesaplaması fahiş olduğunu, davalıların yetkilisi olduğu ... San. Ve Tic. A.Ş. Konkordato başvurusu yapmış şirket hakkında Bakırköy 3. ATM'nin 2019/710 E. Sayılı dosya ile 26/09/2019 tarihinden itibaren 3 aylık geçici mühlet kararı ve 26/12/2019 tarihi itibariyle geçici mühletin 2 ay daha uzatılmasına karar verildiğini, akabinde 20/02/2020 tarihinden itibaren 1 yıl kesin mühlet kararı verildiğini, devamında 7226 Sayılı kanun uyarınca duran sürenin eklenmesiyle kesin mühletin 17/05/2021'a kadar uzatılmasına karar verildiğini, devamında ise; 1 yıllık kesin mühlet kararının 17/05/2021 tarihinden itibaren 6 ay daha uzatılmasına karar verilmiş en son gelinen aşamada ise ... San. Ve Tic. A.Ş'nin konkordato projesi 09/12/2021 tarihinde tasdik edildiğini, dolayısıyla mahkemece konkordato dosyası içeriği, davacı tarafın konkordato dosyasına müdahil olup olmadığı, alacaklılar toplantısında projeyi kabul edip etmediği, proje kapsamında tahsilat yapıp yapmadığı ilgili konkordato dosyasından sorulmaksızın verilen karar eksik ve kanuna aykırılık teşkil ettiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber mahkemece davanın kabulüne karar verilse dahi hükümde konkordato dosyası belirtilerek mükerrer tahsilat olmaması kaydının işlenmesi gerektiğini, konkordato dosyasındaki müdahale dilekçeleri, çekişmeli alacak raporları, mahkeme tarafından verilen tedbir kararlarının içeriği incelenmeksizin tanzim edilen bilirkişi raporu eksik ve hatalı olduğundan hükme esas teşkil edebilecek nitelikte olmadığını, ancak mahkemece verilen kararda yeterli ve gerekli inceleme yapılmaksızın hazırlanan rapor hükme esas alındığını, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/ 710 E. Sayılı dosyasından 09/10/2019 tarihinde " Borçlu Şirketler tarafından düzenlenen teminat mektuplarının, geçici mühlet kararının verilmesinden sonra muhatap bankaya ibraz eden taraflara ödenmesinin ve teminat mektuplarının paraya çevrilmesinin tedbiren önlenmesine karar verildiğini, teminat mektuplarının bankalarca bozdurulamayacağını, 1 yıllık mühlet içerisinde de konkordato dosyasından alacaklılara alacaklarını bildirmeye davet mektubu gönderilmekte olduğunu, davacının konkordato dosyasına alacak bildirim yapıp yapmadığının, bu dosyadan komiserler nezaretinde davacıya herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının, davacının müdahil olup olmadığını, davacı hakkında çekişmeli alacak raporunun tazim edilip edilmediğini, konkordatoyu kabul edip etmediğinin alacaklılar listesinde olup olmadığının sorulması gerektiğini, ancak yerel mahkemece yapılan yargılama içerisinde Bakırköy 3.ATM'ye yazılarak davacıya herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının, davacının müdahil olup olmadığının, davacı hakkında çekişmeli alacak raporunun tazim edilip edilmediğini, konkordatoyu kabul edip etmediğinin alacaklılar listesinde olup olmadığı sorulmadığını, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/710 E.Sayılı dosyaya konkordato dosyası göz önüne alındığından davalıların alacaklılarından kaçmayıp iyi niyetli ve basiretli bir tacir gibi davranarak mahkemeye başvurması kötü niyetli olmadıklarını ve borçlarını ödeme gayesi içerisinde olduklarını göstermekte olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, kredi borçlusu dava dışı şirketin konkordato ilan etmesi nedeniyle hesabın kat edilip edilemeyeceği ve kredi borcunun kefillerden talep edilip edilemeyeceği, talep edilen temerrüt faizinin fahiş olup olmadığı noktasındadır.Davacı banka ile dava dışı ...ve Ticaret Anonim Şirketi arasında 15/08/2014 tarihli 625.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalanmış ve davalı ... ve ... bu sözleşmeye 15/08/2014 tarihinde 781.250,00 TL limit ile müteselsil kefil olmuşlardır. Davacı banka tarafından kredi borçlusu ve davalı muhataplarına çekilen Beyoğlu 37. Noterliğinin 15/10/2019 tarih ve ... YN'lu ihtarnamesi ile kredi hesabının kat edilerek kredi borcunun ödenmesi ihtar olunmuştur.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçluları hakkında, İstanbul 19. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasında, "kredi sözleşmesi, ihtarname ve hesap özeti" sebebine dayalı olarak toplam 707.780,74 TL alacağın tahsili istemiyle 24/12/2019 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, faiz yönünden itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Dava 54.864,48 TL(işlemiş temerrüt faizi) üzerinden harçlandırılmıştır.Davalı takip borçluları, 29/01/2020 tarihli itiraz dilekçelerinde, "(...) Takibe yönelik faiz itirazlarımızı sunuyoruz. Müvekkillerimizin borcuna işletilen faize yönelik itirazımızı sunuyoruz. İşlemiş faize ve fer'ilerine tümüyle itiraz ediyoruz. Alacaklı tarafa müvekkillerimizin borcuna işletilen faizin fahiş olduğundan, takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ederiz. " şeklinde itirazlarını ileri sürmüşlerdir. Görüldüğü üzere davalı takip borçluları asıl alacağa itiraz etmemiş olup sadece faiz yönünden takibe itiraz etmişlerdir. Bu halde asıl alacak yönünden icra takibi kesinleşmiş olup, eldeki itirazın iptali davasında asıl alacağın yargılama konusu yapılması mümkün değildir. Davalı tarafça, asıl borçlu şirket hakkında konkordato başvurusu yapıldığı ve mühlet kararı verildiği, bu yönden mahkemece gerekli incelemenin yapılmadığı ileri sürülmüş ise de bu husus asıl alacakla ilgili olup az önce açıklanan nedenle söz konusu itiraz hakkında bu aşamada inceleme yapılması mümkün değildir. Bu nedenle yargılamanın takipte talep edilen temerrüt faizi üzerinden yürütülmesi gerekir.Davalı tarafça, banka tarafından talep edilen ve bilirkişi raporunda da belirtilen faiz hesaplamasının fahiş olduğunu ileri sürmüş ise de, bu iddianın dayanağı somutlaştırılmamıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda uygulanan temerrüt faizinin sözleşmeye uygun olduğu tespit edilmiş, bu haliyle davalıların temerrüt faizine ilişkin itirazı yerinde değildir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalılar tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 936,94 TL harcın, alınması gerekli olan 3.747,79 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.810,85 TL istinaf karar harcının davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 25/09/2025