11. Hukuk Dairesi 2024/355 E. , 2024/8394 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1242 Esas, 2023/1255 Karar HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/23 E., 2021/116 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin
**11. Hukuk Dairesi 2024/355 E. , 2024/8394 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1242 Esas, 2023/1255 Karar HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/23 E., 2021/116 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2019/03375 sayılı tasarım başvurusuna yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile reddedildiğini, oysa dava konusu tasarımın müvekkiline ait 2012/03721 sayılı tasarım karşısında yeni ve ayırt edici bulunmadığını, ayrıca dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu, davalının müvekkiline ait tasarımın tescilinden yaklaşık 4 ay sonra 2021/06039 sayılı tasarım başvurusunda bulunduğunu, bu başvurunun müvekkilinin itirazı üzerine reddedildiğini, dava konusu tasarımın da reddedilen tasarımın aynısı olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2019/T-915 sayılı kararının iptali ile 2019/03375 sayılı tasarımın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait dava konusu tasarımın yeni ve ayırt edici olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, 2019/03375 sayılı dava konusu tasarım ile davacının itirazına mesnet 2012/03721 sayılı tasarıma konusu ürünün karşılaştırmasında, ürünlerin harcıalem hale gelmiş kutu yapısının taşıma yüzeyinden çıkarılan kulp kısmında farklılaştığı, karşılaştırılan tasarımların bilgilenmiş kullanıcı gözünde genel izlenim itibariyle karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, 2019/03375 sayılı tasarımın yenilik ve ayırt edicilik kriterini sağladığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davaya konu tasarımın davacının itirazına mesnet 2012/03721 sayılı tasarım karşısında yeni ve ayırt edici olduğunun, aralarında endüstriyel ürünler tasarımı konusunda uzmanları da yer aldığı bilirkişi heyetince hazırlanan bilirkişi kök ve raporlarında açıklandığı, anılan kök ve ek raporların denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, buna göre dava konusu tasarımın 2012/03721 sayılı davacı tasarımı karşısında yeni ve ayırt edici olduğu, ancak, davacı taraf dava konusu tasarımın yine davalı Şirkete ait 2012 06039 sayılı tasarım başvurusunun aynısı olduğunu, davalı Şirkete ait bahsi geçen tasarım başvurusunun müvekkilinin itirazı üzerine reddedildiğini, buna rağmen yapılan dava konusu tasarım başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürmesine rağmen mahkemece bu hususlarda bir inceleme yapılmadığı, davalı şirketin 2012/06039 sayılı tasarımı da, dava konusu tasarımda olduğu gibi, karton kutu ürününe ilişkin olduğu, mahkemece alınana bilirkişi raporunda karşılaştırılan ürünlerin harcı halem hale gelmiş kutu yapısının taşıma yüzeyinden çıkarılan kulp kısmı ile farklılaştığı, dava konusu tasarımın kulp kısmının, 2012/06039 sayılı tasarım başvurusuna konu ürünün kulp kısmından faklı olduğunun ilk bakışta anlaşıldığı, buna göre dava konusu tasarımın, 2012/06039 sayılı tasarım başvurusuna konu ürün karşısında da yeni ve ayırt edici bulunduğu, ayrıca davalı şirketin davacının itirazı üzerine reddedilen 2012/06039 sayılı tasarım başvurundan farklı olan dava konusu tasarım başvurusunun kötü niyetli kabul edilemeyeceği kanaatine varıldığı, bu itibarla mahkemece, dava konusu tasarımın davacının 2012/03721 sayılı tasarımı karşısında yeni ve ayırt edici olduğu gerekçesinin yanında, dava konusu tasarımın 2012/06039 sayılı tasarım karşısında da yeni ve ayırt edici niteliği haiz bulunduğu, dava konusu tasarım başvurunun kötü niyetli olmadığı gerekçesi ile de davanın reddine karar verilmesi gerekirken, anılan iddialarının incelenip değerlendirilmemesi doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ile tasarım hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 56 ncı maddesi. 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 27.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.