T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2024/1600 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2025/1362 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : DR. ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/11/2023 ESAS-KARAR NO : 2023/1 E - 2023/809 K DAVANIN KONUSU : (Alacak) KA…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2024/1600 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2025/1362 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : DR. ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/11/2023 ESAS-KARAR NO : 2023/1 E - 2023/809 K DAVANIN KONUSU : (Alacak) KARAR TARİHİ : 14/11/2025 YAZILDIĞI TARİH : 09/12/2025 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili; ... tarafından kendisine 17.06.1998 tarihli, vade tarihleri 20.10.1998 ve 20.11.1998 olan 10.000 DEM'lik iki adet senet verildiğini, yetkilisi olduğu ... Grup Şirketleri ile birçok ticari ilişkide bulunduğu davalı... A.Ş.'ne tahsil amacıyla ciro edildiğini, davalının şahsına ve şirketleri aleyhine haksız ihtiyati haciz ve icra takipleri başlatarak ticari hayatını sonlandırdığını, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 199/471 Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davası ile borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, tahsil amacıyla verilen senetlerin şirketin olmayan borcundan doğan kefilliği nedeniyle Ankara 28. İcra Müdürlüğünün 1999/138 Esas sayılı dosyası ile tahsiline verilen senetlerin takibe konulduğunu, Mahkemece borcu olmadığının sabit olması nedeniyle senetlerin tahsil edilmeyip veya tahsil edilmiş ise tarafına ödenmesi için Ankara 34. Noterliğinin 10/07/2020 tarihli 05056 yevmiye nolu ihtarnamesi ile bankaya başvurduğunu, arabuluculuk görüşmelerinden taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını belirterek Ankara 28. İcra Müdürlüğünün 1999/138 Esas sayılı takip dosyasının iptaline, davalının haksız fiil niteliğindeki eylemleri nedeniyle uğranılan 50.382,70 € bedelin fiili ödeme günündeki kur üzerinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili, görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri olduğunu, davanın iki yıllık zaman aşımına tabi olduğunu, zaman aşımı nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, senetlerin borca mahsuben müvekkili bankaya ciro edildiğini, davacının hayali senet düzenlemek suretiyle bankayı dolandırmak suçundan suç duyurusunda bulunulması üzerine Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/105 Esas sayılı dosyası ile hakkında hüküm kurulduğunu, müvekkili banka tarafından takibe konu edilen ve takip sırasında keşidecisine hiçbir şekilde ulaşılamayan ve bulunamayan hayali olarak düzenlendiği muhtemel olan ve hiçbir şekilde tahsilat yapılmamış olan senetler nedeni ile müvekkili bankadan bir alacak talebinde bulunmasının hukuken mümkün olamayacağını belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece toplanan deliller doğrultusunda; davacının Ankara 28. İcra Müdürlüğünün 1999/138 Esas sayılı takip dosyasının iptali isteminin; 6100 sayılı Kanunun 114/1-h maddesi uyarınca hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, davacının haksız takip nedenine dayalı maddi tazminat isteminin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı; TBK'nın 72. maddesine dayalı tazminat isteminin zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünün öğrendiği tarihten başlayarak 2 yılın, her halde fiilin işlendiği tarihten başlayarak 10 yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağını, mahkemece yanılgılı gerekçe ile karar verildiğini bildirerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık; davacının, Ankara 28. İcra Müdürülüğünün 1999/138 Esas sayılı dosyasında, alacaklı sıfatı bulunan davalıya Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 199/471 Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davası ile borçlu olmadığının tespitine karar verildiğinden bahisle, davalıya tahsil amacıyla verilen senetlerin şirketin olmayan borcundan doğan kefilliği nedeniyle takibe konulduğunu, mahkemece borcu olmadığının sabit olması nedeniyle senetlerin tahsil edilmeyip veya tahsil edilmiş ise tarafına ödenmesi, davalı tarafından hakkında başlattığı icra takibinin iptali talebinde haklı olup olmadığı, iki adet senet bedeli ve faiz istemi nedeni ile haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; kambiyo senedinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında icra takip dosyasının 23/06/2000 tarihinde işlemden kaldırıldığı, 29/09/2020 dava tarihine kadar hiçbir işlem yapılmadığı icra dosyasının imha edildiğinin anlaşıldığı, davacının hukuki durumunun güncel bir tehlike ve tehdit altında olmadığı, takip konusu senetlerin genel fon tahsis sözleşmesi kapsamında davalıya tahsil cirosuyla verildiği, genel fon tahsis sözleşmesinde sahtecilik yapıldığının ceza mahkemesi kararı ile ortaya konulduğu bu durumunda davacı tarafından beyan edildiğinden, davacının takibin iptalini istemekte yani borçlu olmadığının tespitinde hukuk yararı bulunmadığı, bu nedenle takibin iptali isteminin hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine ayrıca icra takip tarihi, dava tarihi, icra takip dosyası içeriği ,icra dosyası aşamaları ve davalı yanın zamanaşımı defii nazara alınarak davalı yanın maddi tazminat isteminin 6098 sayılı TBK 146 ve İK 72/7 belirtilen 1 ve 10 yıllık, 6098 sayılı TBK 72. maddede de belirtilen 2 yıllık ve 818 sayılı borçlar kanunu 60/1. maddesinde belirtilen 1 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolması nedeni ile zamanaşımı nedeni ile davacının haksız takibe dayalı maddi tazminat talebinin reddine dair verilen mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davacının istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Adli yardım talebi kabul edildiğinden davacıdan harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 14/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Katip... e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."