TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/07/2025 NUMARASI : 2025/463 Esas DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 25/06/2025 KARAR TARİHİ : 25/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/09/2025 Taraflar arasındaki tazminat istemli davanın yapılan yargılaması sırasında, yazılı gerekçeyle ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik verilen ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı tarafından süresinde istinaf kanun y…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2025/1128 Esas - 2025/983 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1128 KARAR NO : 2025/983 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/07/2025 NUMARASI : 2025/463 Esas DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 25/06/2025 KARAR TARİHİ : 25/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/09/2025 Taraflar arasındaki tazminat istemli davanın yapılan yargılaması sırasında, yazılı gerekçeyle ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik verilen ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TALEP İhtiyati haciz talep eden dava dilekçesinde özetle; davalının, 1997 yılına kadar şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili Genel Müdür ve Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yaptığını, davalının, bu süreçte doğrudan ve dolaylı olarak yürüttüğü faaliyetleri ile rekabet etmeme, özen ve bağlılık borçlarına aykırı davranarak davacı şirketin ve grup şirketlerinin menfaatlerini açıkça ihlal ettiğini, şirket ile davalı arasındaki karşılıklı güven ilişkisi ortadan kalkmakla davalının, şirket tarafından 28/03/2024 tarihinde genel müdürlük görevinin, yine şirketin 14/05/2024 tarihinde gerçekleştirilen Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında da yönetim kurulu üyeliğinin sona erdirildiğini, davalının, kendisinin ve eşinin şahsi seyahatlerine ait uçak biletlerini şirkete fatura ettirerek bedellerini tarafına ödettiğini, ayrıca şirket hesabından aldığı paraları iade etmediğini, söz konusu usulsüz işlemleri gerçekleştirdiği tarihlerde yönetim kurulu üyesi ve genel müdür olan davalının, TTK m.549 uyarınca şirkete verdiği zararı tazmin etmekle yükümlü olduğunu, şirkete verdiği zararın 1.754.944,38-TL olarak tespit edildiğini, alacak rehinle temin edilmiş olmadığından davalıya ait taşınır ve taşınmaz mal ve haklar üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; bağımsız denetim şirketi tarafından düzenlenen rapor, seyahat acentesi faturaları, uçak biletleri, genel kurul kararları sunulmak suretiyle ihtiyati haciz kararı verilmesi talep etmiş ise de, sunulan bu belgelerin bu aşamada alacağın varlığı açısından yaklaşık ispata yeter mahiyetinde olmadıkları, eldeki davada davalı yönetim kurulu üyesinin sorumluluğu (TTK m. 553 vd) şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitinin yaklaşık ispat açısından dahi yargılamayı gerektirdiği, yasal şartların oluşmadığı gerekçesiyle; " ihtiyati haciz talebinin reddine" ilişkin karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati haciz talep eden davacı istinaf dilekçesinde özetle; davalının, şirketteki görevlerine son verildiği tarihe kadar şirketi en geniş manada münferiden temsil ve ilzama yetkili Genel Müdür ve Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yaptığını, rekabet etmeme, özen ve bağlılık borçlarını uymayarak şirketi ve grup şirketlerinin menfaatlerini açıkça ihlal ettiğini, davalının, aykırı faaliyetlerini gizleyerek sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini, bu nedenle 28/03/2024 tarihinde Genel Müdürlük görevinin, 14/05/2024 tarihinde gerçekleştirilen Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında da Yönetim Kurulu üyeliğinin sona erdirildiğini, davalının, kendisi ve eşinin şahsi seyahatlerine ait uçak biletlerini şirkete fatura ettirdiğini, banka hesabından kendi hesabına gönderdiği paraları şirkete iade etmediğini, davalının, TTK m.549 uyarınca uğradığı zarardan sorumlu olduğunu, davalının usulsüz işlemleri ile şirkete verdiği zararın 1.754.944,38-TL olduğunu, davalının, Arnavutluk vatandaşı olması, mesleki ve ticari faaliyetlerini bu ülkede yoğunlaştırması nedeniyle mal varlığı ve yerleşim yerini de Arnavutluk ülkesine taşıma olasılığı bulunduğunu, bu durumda şirketin alacağına kavuşmasının zorlaşacağını, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep, İİK’nun 257 vd. maddesi uyarınca ihtiyati haciz istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; İhtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nun 257. maddesi, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır, taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir. Aynı yasanın 258. maddesi gereğince alacaklının, alacağının varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemeden olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterlidir. Bir başka deyişle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacaktır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26/02/2014 tarihli 2013/16354 esas 2014/3605 karar sayılı içtihadı emsal niteliktedir). Somut olay incelendiğinde; mahkemece, bu aşamadaki delil durumuna göre yaklaşık ispat bulunmadığından bahisle koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Hal böyle olunca, İİK'nun 257. maddesindeki koşulların oluşmadığı, yaklaşık ispat kuralının gerçekleşmediği gözetilerek mahkemece, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati haciz talep eden davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-İhtiyati haciz talep eden Davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40-TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.25/09/2025 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi-