19. Hukuk Dairesi 2016/18627 E. , 2018/5164 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü - K A R A R - Davacı vekili, davalı banka tarafından davacı aleyhine kefalet ve ipotekten dolayı ... İcra Müdürlüğü’nün 2014/358 sayılı takip dosy…
**19. Hukuk Dairesi 2016/18627 E. , 2018/5164 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü - K A R A R - Davacı vekili, davalı banka tarafından davacı aleyhine kefalet ve ipotekten dolayı ... İcra Müdürlüğü’nün 2014/358 sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacının yıllardır felçli olup akıl sağlığının yerinde olmadığını, ... Devlet Hastanesinin 01/06/2010 tarihli heyet raporuna göre % 87 oranında vücut ve fonksiyon kaybı bulunduğunu,bu durumda olmasına rağmen dava dışı ... isimli şahıs tarafından suistimal edilerek davalı bankadan kullanılan krediye müşterek ve müteselsil kefil yapıldığını, davacının durumu itibariyle kefil olmasının mümkün olmadığını, okuma yazma bilmediği için de kanunun öngördüğü kefalet şartlarının gerçekleşmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek söz konusu takipten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, açılan davanın hiç bir hukuki dayanağının bulunmadığını, icra dosyasında yapılan işlemlerin usule uygun olduğunu, davacının kısıtlı olsa dahi müvekkilinin bu durumu bilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, ... İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2015/32 esas sayılı dosyasından alınan bilirkişi kurulu raporu ile davacının mevcut akıl hastalığından dolayı altı yıldır akıl hastası olduğu ve kredi sözleşmesinin imzalandığı tarih olan 24/11/2014 tarihi itibariyle fiil ehliyetine haiz olmadığının tespit edildiği, fiil ehliyeti, dolayısı ile hukuki işlem ehliyeti bulunmayan davacının kendisini borç altına sokacak herhangi bir hukuki işlem yapamayacağı gibi yapmış olduğu hukuki işlemlerinde mutlak butlan ile batıl olup kendisi aleyhine sonuç doğuramayacağı, bu durumda sözleşmenin akdolunduğu tarihte fiil ehliyeti bulunmayan davacının sözleşme hükümlerinden dolayı sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.