İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 20/10/2025 YAZIM TARİHİ : 21/10/2025 Taraflar arasında görülen davada Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas- ... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: …
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/04/2025 NUMARASI : ... Esas- ... Karar İSTİNAF EDEN DAVACI : ........ VEKİLİ : Av..... DAVALI : ..... TEMSİLCİLERİ: 1-........ : 2-........ DAVA : Kooperatifin Münfesih Olduğunun Tespiti İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 20/10/2025 YAZIM TARİHİ : 21/10/2025 Taraflar arasında görülen davada Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas- ... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: DAVA:Davacı vekili, davalı kooperatifin en son olağan genel kurul toplantısını 19/08/2021 tarihinde yaptığını, bu tarihten sonra olağan genel kurul toplantısının yapılmadığını, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 81/6. maddesi gereğince 3 yıl olağan genel kurulunu yapmayan kooperatiflerin dağılmış sayılacağını ancak, bu durumun kooperatifin tasfiyesi ve ticaret sicilden terkini anlamına gelmediğini, davalı kooperatifin münfesih olduğunun tespiti ve tasfiyesi için bu davanın açılması mecburiyetinin doğduğunu ileri sürerek, davalı kooperatifin münfesih olduğunun tespitine ve davalı kooperatife tasfiye heyeti atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIN ÖZETİ: Mahkemece, "...İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Dava, "Kooperatifin Münfesih Olduğunun Tespiti" davasıdır. 1163 s. Kooperatifler Kanunu'nun 81/1-6. maddesine göre, "Kooperatif üç yıl olağan genel kurulunu yapmaması halinde dağılır. 1163 s. Kooperatifler Kanunu'nun 81/7. maddesine göre de, "56 ncı maddenin 1 inci fıkrasının 3 üncü bendi ile 62 nci madde hükümleri tasfiye kurulu üyeleri hakkında da uygulanır." 1163 s. Kooperatifler Kanunu'nun 56/1-3. maddesine göre de, "Yönetim kurulu üyelerinde ...Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, (1) zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından ya da bu Kanun hükümlerine göre mahkum olmamak şartları aranır." 1163 s. Kooperatifler Kanunu'nun 62/3. maddesine göre de, "Yönetim Kurulu üyeleri ve kooperatif memurları, kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumludurlar. Bunların suç teşkil eden fiil ve hareketlerinden ve özellikle kooperatifin para ve malları bilanço, tutanak, rapor ve başka evrak, defter ve belgeleri üzerinde işledikleri suçlardan dolayı kamu görevlisi gibi cezalandırılır." Somut olayda ; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 01/03/2023 gün ve 2022/(15)6-1056 E. 2023/156 K. sayılı emsal içtihadında da açıklandığı üzere, davacı Bakanlığın bu davayı açmakta aktif husumetinin bulunduğu, 1163 s. Kooperatifler Kanunu'nun 81/6. maddesi gereğince 3 yıl olağan genel kurul toplantısını yapmayan kooperatiflerin genel kurul yapılması için uygun bir süre verilmesine gerek olmaksızın kendiliğinden dağılmış sayılacakları anlaşılmıştır. Davalı kooperatifin en son olağan genel kurul toplantısını 19/08/2021 tarihinde yaptığı, dava tarihinden geriye dönük 3 yıl süreyle olağan genel kurul toplantısının yapılmaması nedeniyle davalı kooperatifin kendiliğinden dağıldığı (münfesih olduğu) belirlenmiş, bu nedenle davacının davasının kabulü ile davalı kooperatifin münfesih olduğunun tespitine karar verilmiştir. Davalı kooperatife tasfiye heyeti atanmasının da istenilmesi nedeniyle, davalı kooperatife tasfiye memuru atanması da gerekmiştir. 1163 s. Kooperatifler Kanunu'nun 81/7. maddesine göre tasfiye memuru olacak kişilerin aynı Kanun'un 56/1-3. maddesindeki şartlara ve 62. maddesindeki sorumluluklara sahip olması gerektiği anlaşılmıştır. Davalı kooperatifin en son temsilcilerinin, ekonomik sebepler ve davalı kooperatifin tasfiyesi için şimdiye kadar hareketsizlikleri nedeniyle tasfiye memurluğu görevini yapamayacakları anlaşıldığından kendileri tasfiye memuru olarak görevlendirilmemiştir. Tasfiye memurunun mahkememizce re'sen seçilerek kararın kesinleşmesinden ve avansın yatırılmasından sonra göreve başlatılmasının, tasfiyenin sonuçlandırılması yönünden daha uygun olacağı sonucuna varılmıştır. Davalı kooperatifin son temsilcilerinin görev süresi 08/03/2023 tarihinde sona ermiş ve Mahkememizce kendilerinin tasfiye memuru olarak görevlendirilmeleri uygun görülmemiş ise de; Yargıtay 12. HD.nin 24/01/2017 gün ve 2016/6154 E. 2017/865 K. sayılı emsal içtihadında da belirtildiği üzere, "Görev süresi biten yönetim kurulu üyelerinin, bu sıfatlarının kendiliğinden düşeceğine ilişkin yasalarımızda bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle yeni yönetim seçilinceye kadar süresi biten üyelerin zorunlu olarak görevlerinin devam edeceğinin kabulü gerekeceğinden" kendilerinin tasfiye memuru görevlendirilinceye kadar davalı kooperatifin temsilcileri olduğu sonucuna varılmış ve karar başlığında da davalı kooperatif temsilcileri olarak gösterilmişlerdir. 2709 s. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 18. maddesine göre, "Hiç kimsenin zorla çalıştırılamayacak olması ve angaryanın yasak olması" nedenleriyle Mahkememize re'sen takdir edilen tasfiye memuru ücreti ile ayrıca tasfiye masraflarının (davalı Kooperatifin de bu masrafları karşılayacak malvarlığı olmadığı belirlendiğinden), sonradan davalı Kooperatiften alınmak üzere davacı Bakanlık tarafından yatırılması gerektiği belirlenmiş..." gerekçesiyle, davacının davasının kabulü ile Beyşehir Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün ... ticaret sicil sırasında kayıtlı ve ........ mersis numaralı ..... Kooperatifinin, 1163 s. Kooperatifler Kanunun 81/1-6 maddesi gereğince münfesih olduğunun tespitine ve tasfiyesine, kararın kesinleşmesinden itibaren 1 ay içerisinde, davacı tarafından, şimdilik 20.000 TL tasfiye masrafı ve 30.000 TL tasfiye memuru ücreti olmak üzere toplam 50.000 TL'nin yatırılmasına, davalı kooperatifin en son temsilcilerinin tasfiye memuru olarak atanmalarına yer olmadığına, tasfiye memuru olarak mali müşavir ........'in seçilmesine, kendisinin göreve başlayacağı tarihte herhangi bir mazeretinin bulunması halinde, 2. bir karara veya ek karara gerek olmaksızın re'sen başka 1 mali müşavir veya yeminli mali müşavirin tasfiye memuru olarak seçilmesine, 50.000 TL'lik tasfiye masraflarının yatırılmasından ve kararın kesinleşmesinden sonra, re'sen seçilen tasfiye memurunun (seçilen tasfiye memuru adayının mazeretinin bulunması halinde de yine re'sen seçilecek başka 1 mali müşavir veya yeminli mali müşavir tasfiye memurunun) göreve başlatılmasına, tasfiye memuru için takdir edilen 30.000 TL'nin tasfiyenin tamamlanmasından ve buna ilişkin raporun tasfiye memuru tarafından sunulmasından sonra tasfiye memuruna tek seferde brüt olarak ödenmesine, tasfiye memuru ücretinin dışında tasfiye masrafı olarak yatırılacak 20.000 TL'nin ise, tasfiye memurunun belgelendirdiği taleplere göre, kendisine veya ilgili yerlere ödenmesine, tasfiye memuru ücreti ile tasfiye masraflarının güncellenip güncellenmeyeceğinin ve davacı taraftan ilave ücret talep edilip edilmeyeceğinin kararın kesinleşmesi ve tasfiyeye başlanmasından sonra ihtiyaca ve/veya tasfiye memurunun talebine göre ek kararla değerlendirilmesine, ilave tasfiye masrafına ihtiyaç duyulur ve ek kararla istenilmesine rağmen davacı tarafından yatırılmaz ise, tasfiyenin olduğu haliyle durdurulup, tasfiye memurunun da görevinin sonlandırılacağının davacı tarafa ihtarına karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, mahkemece, tasfiye masrafı ve tasfiye memuru için takdir edilen ücretin müvekkili tarafından ödenmesine hükmedilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek, mahkeme kararının bu yönden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kooperatifin münfesih olduğunun tespiti ile tasfiye heyeti atanması istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, davalı kooperatifin mal varlığının bulunmadığı tespit edildiğinden Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 22/01/2020 tarih, ... Esas- ... Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere tasfiye masraflarının davacıdan tahsiline karar verilmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı ve bu itibarla, davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 4-İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, 6-Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 20/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır .....